Bitki bazlı beslenme denildiğinde birçok kişinin aklına ilk olarak uzun yasak listeleri geliyor. Oysa ABD'li kayıtlı diyetisyen Nichole Dandrea-Russert'e göre sağlıklı beslenmenin yolu, sevilen yiyecekleri hayatımızdan çıkarmaktan öte tabağımıza daha fazla bitkisel besin eklemekten geçiyor.
Yıllardır tamamen bitki bazlı beslenen Dandrea-Russert, insanların beslenme düzenini bir gecede değiştirmeye çalışmak yerine "katmanlama" adını verdiği yöntemi öneriyor. Bu yaklaşımda mevcut öğünlere tahıllar, sebzeler, baklagiller, tohumlar, baharatlar ve renkli bitkisel gıdalar ekleniyor.Zamanla bu besinler, daha az besleyici seçeneklerin yerini doğal olarak almaya başlıyor.
Uzman diyetisyene göre bu küçük değişiklikleri uygulayan danışanlarının büyük bölümü kısa sürede üç önemli fark hissediyor; daha fazla enerji, daha hafif hissetme ve daha kaliteli uyku.
"Bunların çoğu sadece tabağa yeni besinler eklemekle oluyor. İnsanlardan herhangi bir yiyeceği tamamen bırakmalarını istemiyorum" diyen Dandrea-Russert, liften zengin beslenmenin tokluk hissini artırarak doğal biçimde daha az kalori tüketilmesine de yardımcı olduğunu söylüyor.

BİTKİ BAZLI BESLENMEYİ ANLATAN KİTAPLAR YAZIYOR
Bitki bazlı beslenme konusunda uzun yıllardır çalışan Dandrea-Russert, "The Fiber Effect" adlı kitabında lif açısından zengin tam gıdalarla hazırlanan haftalık beslenme planlarının kilo kontrolüne, kronik hastalık riskinin azaltılmasına ve genel sağlığın iyileştirilmesine nasıl katkı sağlayabileceğini anlatıyor.
Ocean Robbins ile birlikte kaleme aldığı son kitabı "Powered by Plants" ise protein, omega-3 yağ asitleri, kalsiyum ve diğer temel besin öğelerinin yalnızca bitkisel kaynaklardan nasıl karşılanabileceğini örneklerle açıklıyor. Kitapta ayrıca tahıl, fasulye ve mercimek gibi temel gıdaların evde doğru şekilde pişirilmesine yönelik ayrıntılı rehberler ve çok sayıda pratik tarif yer alıyor.
Kitaplarının yanı sıra klinik beslenme danışmanlığı yapan Dandrea-Russert, danışanlarına bitki bazlı beslenme, egzersiz ve farkındalık temelli yaşam alışkanlıkları kazandırıyor. Aynı zamanda Purely Planted adlı sağlıklı yaşam blogunu yürütüyor ve bitki bazlı beslenme üzerine eğitimler veriyor.
"VEGAN" YERİNE NEDEN "BİTKİ BAZLI" DİYOR?
Dandrea-Russert, özellikle "vegan" yerine "bitki bazlı" ifadesini kullanmayı tercih ettiğini belirtiyor. Ona göre "vegan" kavramı bazı kişiler için kutuplaştırıcı olabiliyor. Oysa amacı, mümkün olduğunca fazla insanın tabağına daha çok bitkisel besin eklemesini sağlamak.
"Danışanlarımın çoğu vegan değil ve olmaları da gerekmiyor" diyor. "Yüksek kolesterol, hormonal düzensizlikler ya da uyku sorunları yaşayan birçok kişinin daha fazla lif tüketmeye ihtiyacı var. Benim önceliğim insanların sağlık için daha fazla bitki tüketmesini sağlamak."

HASTANE DİYETİSYENLİĞİNDEN BİTKİ BAZLI YAŞAMA
Dandrea-Russert kariyerinin ilk 15 yılını hastanelerde, ağırlıklı olarak yenidoğan yoğun bakım ünitesinde klinik diyetisyen olarak geçirdi.
Daha sonra bitter çikolataya olan ilgisi onu farklı bir yola yönlendirdi. Yaban mersini, ceviz, keten tohumu, yeşil çay, zerdeçal ve çeşitli baharatlar gibi tam gıda içerikleriyle daha sağlıklı bitki bazlı çikolatalar üretmeye başladı.
Ürettiği çikolatalar tamamen bitki bazlı olduğu için hayvan hakları kuruluşlarının bağış etkinliklerine destek vermeye başladı.
Hayatındaki en büyük dönüm noktası ise 2013 yılında katıldığı bu etkinliklerden birinde yaşandı.
Etkinlikte gösterilen bir süt çiftliği belgeseli onu derinden etkiledi. O dönem bol miktarda süt ürünü tükettiğini söyleyen Dandrea-Russert, gördüklerinden sonra eşine dönerek "Ben vegan oluyorum, sen de benimle misin?" dediğini anlatıyor.

İLK GÜNLER HİÇ DE KOLAY GEÇMEDİ
Bugün bitki bazlı beslenmenin savunucularından biri olsa da başlangıçta onun da birçok soru işareti vardı. Diyetisyenlik eğitimi sırasında bitki bazlı beslenmeye ilişkin neredeyse hiç eğitim almadığını söyleyen Dandrea-Russert, bu beslenme modelinin sürdürülebilir olup olmadığını ve danışanlarına güvenle önerip öneremeyeceğini sorguladığını anlatıyor.
İlk günlerde eşiyle birlikte neredeyse her akşam makarna yediklerini gülümseyerek hatırlıyor.
Beşinci günün sonunda eşinin "Başka tarifler bulamazsan bu iş uzun sürmeyecek" demesi üzerine bitki bazlı yemek kitaplarını araştırmaya başladığını söylüyor.
Hayatını değiştiren kaynak ise Isa Chandra Moskowitz'in kaleme aldığı "Isa Does It" adlı yemek kitabı olmuş. Dandrea-Russert bugün bile en sık başvurduğu kitaplardan birinin bu eser olduğunu belirtiyor.
BİTKİ BAZLI BESLENMEDE EN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN VİTAMİN
Dandrea-Russert'e göre bitki bazlı beslenmeye geçen kişiler aslında daha önce yeterince alamadıkları pek çok faydalı bileşeni tüketmeye başlıyor. Daha fazla lif, fitokimyasal, vitamin ve mineral bunun başında geliyor. Ancak tamamen bitki bazlı beslenen kişiler için dikkat edilmesi gereken en önemli besin öğesi B12 vitamini.
Besin mayası ve bazı bitkisel sütler B12 ile zenginleştirilmiş olsa da bunların çoğu zaman günlük ihtiyacı karşılamaya yetmediğini belirten uzman, tamamen bitki bazlı beslenen kişilere güvenli olmak adına B12 takviyesi kullanmalarını öneriyor. Ona göre uygun fiyatlı olan bu takviyeler, ileride gelişebilecek eksikliklerin önlenmesinde önemli rol oynuyor.

GÜNE NASIL BAŞLIYOR?
Dandrea-Russert'in kahvaltısının vazgeçilmezi bol malzemeli avokadolu ekmek. Tam tahıllı ekşi mayalı ekmeğin üzerine avokado sürüyor; ardından yapraklı yeşillikler, turşulanmış kırmızı soğan ve turp ekliyor. Protein kaynağı olarak birkaç yemek kaşığı kenevir tohumu, omega-3 yağ asitleri için ise bir yemek kaşığı öğütülmüş keten tohumu kullanıyor. Hazırladığı tostun sonunda ekmek ve avokadonun neredeyse görünmez hale geldiğini esprili bir dille anlatıyor.
ÖĞLE YEMEĞİNDE ÜÇ FARKLI SEBZE KURALI
Öğle yemeklerinde genellikle önceki günden kalan tahıllar ile mercimek ya da nohut tüketiyor. Tabağında mutlaka en az üç farklı sebze bulunmasına özen gösteriyor. Mantar, brokoli ve biber en sık tercih ettiği sebzeler arasında yer alıyor. Sebzeleri az miktarda yağ ile tavada sote ettikten sonra kimyon tohumu, hardal tohumu veya rezene tohumu gibi baharatlarla lezzetlendiriyor.
HER GÜN ÇİKOLATA YİYOR
Dandrea-Russert'in en dikkat çekici alışkanlıklarından biri ise her gün bitter çikolata tüketmesi. Yıllarca kendi çikolata şirketinde her gün tadım yaptığını ancak çikolatadan hiç sıkılmadığını söylüyor. Bugün de her öğünün sonunda küçük bir parça bitter çikolata yemeyi alışkanlık haline getirmiş durumda. Hatta çoğu zaman kahvaltının ardından bile bir veya iki kare bitter çikolata tüketiyor.
Kaliteli bitter çikolatanın antioksidan bakımından zengin olduğunu, bağırsak mikrobiyotasını destekleyen prebiyotik lif içerdiğini ve magnezyum sayesinde uyku ile ruh haline olumlu katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Bu nedenle en az yüzde 70 kakao içeren kaliteli bitter çikolataların tercih edilmesini öneriyor. Ayrıca üreticilerin çiftçilere adil ödeme yaptığı Fair Trade ve etik sertifikalı ürünlerin seçilmesini de tavsiye ediyor.
AKŞAM YEMEĞİNDE RENK VE PROTEİN ÖN PLANDA
Akşam yemekleri evde eşiyle birlikte hazırlanıyor. Eşi evde bitki bazlı beslenmeyi tercih etse de tamamen bitki bazlı beslenmiyor. Damak zevklerinin farklı olması nedeniyle taco, makarna, tahıl kaseleri ve wok tavada hazırlanan sebzeli yemekler gibi herkesin kendi tabağını oluşturabildiği seçenekleri tercih ediyorlar.
Her ikisinin de severek tükettiği tofu, sebzelerle birlikte wok tavada pişiriliyor ve kahverengi pirinç ya da udon eriştesi üzerinde misolu zencefilli veya tamari bazlı soslarla servis ediliyor.
Bitki bazlı beslenmeye başlamak isteyenlere verdiği en önemli tavsiye ise bakış açısını değiştirmek. "Beslenmeyi kısıtlamalar üzerinden yerine bolluk üzerinden düşünün" diyen uzman, her öğünde tek bir sorunun sorulmasını öneriyor: "Bu tabağa hangi renkli bitkileri ekleyebilirim?" Ona göre işe insanların zaten severek tükettiği bitkisel besinlerle başlamak en doğru yöntem. Zaman içinde kişi kendini daha iyi hissettikçe bitki bazlı seçimlerin sayısı da doğal olarak artıyor.
Odatv.com