Ana içeriğe geç

2011 Japonya depremi ülkenin tamamını yerinden oynatmış olabilir

Yeni bir araştırmaya göre 2011’de Japonya’yı vuran 9 büyüklüğündeki Tohoku-Oki depremi o kadar güçlüydü ki, ülkenin tamamında milimetre ölçeğinde kaymaya yol açtı. Bilim insanları bu sıra dışı hareketin, sismik dalgaların Dünya’nın çekirdeğinden geri sekmesiyle tetiklenmiş olabileceğini söylüyor

2011 Japonya depremi ülkenin tamamını yerinden oynatmış olabilir
Gazete Oksijen
16

Japonya’da 2011’de yaşanan yıkıcı Tohoku-Oki depremi, yeni bir araştırmaya göre ülkenin tamamının konumunu değiştirecek kadar güçlüydü. Science dergisinde yayımlanan çalışmada, deprem sonrası Japonya’nın bazı bölgelerde beş ila altı milimetre kadar “kaydığı” belirtildi.

Araştırmacıların “olağanüstü” olarak nitelendirdiği bu gözlem, 9 büyüklüğündeki depremin ardından oluşan sismik dalgaların Dünya’nın çekirdeğinden geri sekmesiyle açıklanıyor. Chicago Üniversitesi’nden jeofizikçi ve çalışmanın başyazarı Sunyoung Park’a göre daha önce gözlemlenmemiş bu olay, depremlerle bağlantılı bilinmeyen yeni bir tehlike türüne işaret ediyor olabilir.

Sismik dalgalar Dünya’nın çekirdeğinden geri döndü

Park ve ekibi, 2011 Tohoku-Oki depreminin ardından Japonya genelindeki noktalarda meydana gelen çok küçük hareketleri incelemek için kapsamlı Küresel Navigasyon Uydu Sistemi verilerinden yararlandı. Depremden sonraki dakikalarda ülkenin farklı noktalarında kaydedilen hareketler araştırmacıları şaşırttı.

Park, “Ekip arkadaşlarımla birlikte başlangıçta gözlemlediğimiz şey karşısında gerçekten şaşkındık” dedi. Japonya’nın bu şekilde hareket etmiş olmasının çok sıra dışı olduğunu belirten Park, bu nedenle farklı olasılıkları uzun süre değerlendirdiklerini söyledi.

Araştırmacılar, verilerdeki bir işleme hatası gibi alternatif açıklamaları eledikten sonra hareketin “ScS dalgaları” olarak bilinen sismik dalgalardan kaynaklandığı sonucuna vardı. Bu dalgalar Dünya’nın mantosundan geçiyor, gezegenin demir çekirdeğine çarpıp geri dönüyor ve yeniden yüzeye ulaşıyor.

Tüm ülkeyi iten milimetrik hareket

Beş ya da altı milimetre kulağa çok küçük gelebilir. Bu uzunluk yaklaşık yetişkin bir insanın serçe parmak tırnağı kadar. Üstelik depremler sırasında kara parçalarının bundan çok daha fazla yer değiştirmesi de olağan dışı değil. Bu tür hareketler, örneğin bir yolun iki ucunun birbirinden ayrılmış gibi göründüğü fay atımlarına yol açabiliyor.

Ancak Park’a göre bu hareketler genellikle depremin merkezine yakın bölgelerle sınırlı oluyor. Araştırmacılar şimdiye kadar ScS dalgalarının bütün bir ülkeyi bu ölçekte “itmesine” yol açan bir kara hareketi belgelememişti.

Depremin ardından gelen yeni bir tehlike türü olabilir

Deprem jeoloğu Wendy Bohon’a göre, “dinamik deprem tetiklenmesi” olarak bilinen olgu zaten iyi biliniyor. Bu, bir depremden yayılan sismik dalgaların kırılmaya yakın bir fayı hareketlendirerek yeni bir depremi tetiklemesi anlamına geliyor.

Ancak Bohon, bu çalışmanın bu tür olaylar için daha önce tanınmayan yeni bir kaynak ortaya koyduğunu söylüyor: ScS dalgaları. Bohon’a göre araştırmacıların, ana kırılma alanından altı ila yedi kat daha büyük bir bölgede bu dalgalarla tetiklenmiş kayma gözlemlemesi olağanüstü.

Bu olayda, depremle oluşan dalgaların Dünya’nın çekirdeğine ulaşıp yeniden yüzeye dönmesi yaklaşık 15 dakika sürdü. Park’a göre “kayma” aniden değil, muhtemelen 100 ila 200 saniyeye yayılan kademeli bir hareketle gerçekleşti. Bu nedenle Japonya’daki insanların bunu hissetmemiş olması olası.

Ancak gelecekte Japonya’da ya da dünyanın başka bir yerinde ScS dalgalarının tetiklediği benzer hareketlerin hissedilip hissedilmeyeceği henüz bilinmiyor.

Tohoku-Oki depremi dünyanın en yıkıcı felaketlerinden biriydi

Bilim insanları şimdi, bu depremin Japonya’yı neden bu şekilde kaydırdığını ve benzer olayların gelecekte daha yıkıcı sonuçlar doğurup doğurmayacağını anlamaya çalışıyor.

2011 Tohoku-Oki depremi, dünyanın kayda geçmiş en büyük ve en yıkıcı depremlerinden biriydi. Deprem ve ardından gelen tsunami 18 binden fazla kişinin ölümüne yol açtı. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’ne göre felaketin yol açtığı hasarın maliyeti 2011 değerleriyle yaklaşık 220 milyar dolardı.

Park’a göre yeni bulgular, dünyanın farklı bölgelerinde insanların depremlerin ardından ortaya çıkabilecek gizli tehlikelere karşı daha iyi hazırlanmasına yardımcı olabilir.

“Bence ana sarsıntı geçtikten dakikalar sonra bile bir olayın tetiklenme ihtimali olabileceğinin farkında olmalıyız” diyen Park, bunun deprem güvenliği açısından dikkate alınması gereken “yeni bir sismik tehlike türü” olabileceğini söyledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler