Ana içeriğe geç

Çin korkusu!

Çin korkusu!
Ekonomim.com
16

Fransa Strateji ve Yüksek Planlama Komisyonu raporunda Çin’in çoğu yüksek teknolojili sektörde artık hem teknoloji hem de maliyet avantajına sahip olduğu özellikle vurgulanıyor. Raporda bir de ‘özlü söz’ var: “Avrupa düşük kaliteyi daha çok paraya üretiyor.” Bu avantaj sadece üçüncü ülkelerde satılan mallar için geçerli değil; aynı zamanda iç pazar için de söz konusu.

Şubat 2026’da Fransa Strateji ve Yüksek Planlama Komisyonu üç yazarlı bir rapor yayımladı: ‘Avrupa Sanayisi Çin’in Devasa Gücüyle Karşı Karşıya’. Çok kabaca özetlemek gerekirse, Avrupa sanayisi açısından durumun giderek vahimleştiğini gösteriyor rapor. Raporun girişinden (yapay zeka tercümesinden yararlanarak) alıntı yapıyorum:

“Avrupa sanayisi eşi benzeri görülmemiş bir şokla karşı karşıya. Sadece birkaç yıl içinde, Çin’in sanayideki yükselişi sektörel bir olgu olmaktan çıkıp, Avrupa üretim tabanına yönelik sistemik bir tehdit haline geldi. Otomotiv, bataryalar, endüstriyel ekipman, kimyasallar: Avrupa sanayisinin tarihsel kaleleri artık doğrudan hedef alınıyor.

Strateji ve Planlama Yüksek Komisyonu, çığır açan bir analizde, bu değişimin boyutunu ilk kez belgeleyerek, sektör sektör ve ülke ülke, Avrupa'nın hem ihracat hem de iç pazarlarda Çin rekabetine maruz kalma derecesini ölçüyor. Bu değerlendirme, Avrupa'nın yanıtında bir paradigma değişikliğine duyulan ihtiyacı vurguluyor.”

Çin’in çoğu yüksek teknolojili sektörde artık hem teknoloji hem de maliyet avantajına sahip olduğu özellikle vurgulanıyor. Raporda bir de ‘özlü söz’ var: “Avrupa düşük kaliteyi daha çok paraya üretiyor.” Bu avantaj sadece üçüncü ülkelerde satılan mallar (ihracat) için geçerli değil; aynı zamanda iç pazar için de söz konusu. Rapor özellikle Almanya’nın derinden etkileneceğini gösteriyor. Çalışmaya göre Almanya’nın ihracatının üçte biri, yerli üretiminin ise üçte ikisi tehdit altında. Fransa’nın ihracatının da üçte birinin aynı sorunla karşı karşıya olduğu vurgulanıyor. Rapor bu değerlere ulaşırken hem gelişmiş yöntemler kullanıyor hem de Avrupa sanayicileriyle yapılan birebir görüşmelerden yararlanıyor.

Raporda yakın geçmişten çarpıcı bir de örnek var: Tüm dünyada güneş panellerinin yaklaşık yüzde 40’ı 1990’lı yılların başlarından 2010’a kadar Avrupa’da üretilirken, şimdi bu oran yüzde 5’in altında. Dönüşüm 2010’dan 2025’e kadar geçen on beş yılda yavaş yavaş olmuyor, çok hızlı gerçekleşiyor. Rapora göre bu ani dönüşüm bu sektörde 2010-2011’de gerçekleşmiş. Otomobil ihracatı ile makine ve teçhizat ihracatından da çarpıcı gelişmelere yer veriliyor. Şu aşamalara dikkat çekiyor rapor: Çin devletinin desteği ile çok hızlı bir kapasite artışı -küresel kapasite artışı; büyük bir fiyat baskısı- Avrupalı üreticilerin (karşı savunma mekanizmaları geliştirmelerine fırsat kalmadan) marjinalleşmeleri...

Bu büyük soruna karşı aşamalı bir çözüm planı uygulanmasının işe yaramayacağının altı çiziliyor. Sanayisizleşmenin şiddetlenmemesi için Avrupa’nın karşısında iki seçenek olduğu belirtiliyor: Birincisi, Çin ürünlerine karşı yüzde 30 gümrük vergisi uygulaması öneriliyor. İkincisi ise Euro’nun önemli ölçüde değersizleştirilmesi. Önerilen çözümler ne kadar yaraya merhem olur bilmiyorum ama durumun vahametini oldukça güzel gösteriyorlar. Aynı kurumun internet sayfasında yakınlarda çıkan bir çalışmanın başlığı da dikkat çekici: ‘Çin’in 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı: Pekin Hızlanıyor, Peki ya Biz?’

Not: İlk rapora şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: https://www.strategie-plan.gouv.fr/en/publications/chinese-steamroller-quantifying-systemic-threat-europes-industrial-base.

Kaynağa Git

İlgili Haberler