Ana içeriğe geç

F-35'e dönüş nasıl olacak? F-35'e görünmezlik sağlayan Türk bilim insanı konuştu

Türkiye'nin F-35 programına olası dönüşü gündemdeyken uçağın radar görünmezlik kaplamasının tek tedarikçisi Ergün Kırlıkovalı, sürecin nasıl ilerleyeceğini anlattı.

F-35'e dönüş nasıl olacak? F-35'e görünmezlik sağlayan Türk bilim insanı konuştu
Donanım Haber
16

Ankara’daki NATO Zirvesi ve öncesinde yapılan açıklamalarda ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye yönelik yaptırımların kaldırılabileceğini ve Türkiye için üretilen uçakların tedarik edilebileceğine işaret etmişti.

Görünmezlik kaplamasını 34 yıldır üretiyor

ABD'nin California eyaletinde kurduğu Integrated Polymer Industries şirketiyle faaliyet gösteren Ergün Kırlıkovalı, yaklaşık 34 yıldır ABD'nin en gelişmiş savaş uçakları için radar soğurucu polimer kaplamalar üretiyor. Kırlıkovalı'nın şirketi, 1992'den bu yana B-2 Spirit bombardıman uçaklarına, 2006'dan itibaren ise F-35 savaş uçaklarına bu kritik malzemeleri tedarik ediyor. Bu alanda F-35 programının tek tedarikçisi konumunda bulunuyor.

"F-35 sadece bir savaş uçağı değil, uçan bir veri merkezidir"

Kırlıkovalı'ya göre programdan çıkarılmış bir ülkenin yeniden ortaklığa dönmesi bugüne kadar benzeri görülmemiş bir süreçolacak. Bu nedenle ilk aşamada ABD yönetiminin yaptırımları kaldırdığını Kongre'ye resmi olarak bildirmesi, ardından da Türkiye'nin 2021 yılında sona eren ortaklık anlaşmasına yeniden dahil edilmesi gerekiyor.

Sürecin en kritik aşamalarından biri ise dijital güvenlik olacak. Kırlıkovalı bu konuda, "F-35 sadece bir savaş uçağı değil, uçan bir veri merkezidir" ifadelerini kullanırken, Türk Hava Kuvvetleri'nin siber altyapısının yeniden ODIN küresel lojistik ağına bağlanabilmesi için Pentagon tarafından denetlenmesi ve akredite edilmesi gerekeceğini belirtiyor.

ABD'de bekleyen 6 F-35 hemen teslim edilemeyecek

Türkiye'nin ödemesini yaptığı ve yıllardır ABD'deki hangarlarda bekleyen 6 adet F-35 savaş uçağının teslimatı da kamuoyunda en çok merak edilen başlıklardan biri. Kırlıkovalı, "Bu uçaklar hangardan çıkarılıp hemen uçurulabilecek durumda değil" diyerek uzun bir bakım ve yeniden faaliyete hazırlık sürecine ihtiyaç duyulacağını söylüyor.

Buna göre uçaklar, "derin uyku" adı verilen özel koruma prosedürü kapsamında muhafaza ediliyor. Yakıt sistemleri korozyona karşı özel sıvılarla korunurken hassas bileşenler mühürlü halde tutuluyor. Yeniden hizmete alınmaları için tüm yakıt hatları, hidrolik sistemler ve filtreler değiştirilmesi gerekiyor. Yıllardır bekleyen kauçuk contalar da mikroskobik testlerden geçirilecek. Ayrıca uçağın düşük görünürlük sağlayan radar emici kaplaması da nem ve sıcaklık kaynaklı deformasyon açısından incelenecek, gerekirse yenilenecek.

Kırlıkovalı'ya göre tüm bakım ve modernizasyon süreci 6 ila 12 ay sürebilir. Ardından ABD'li pilotların gerçekleştireceği kontrol uçuşlarının tamamlanmasının ardından uçaklar, Luke Hava Üssü'nde tazeleme eğitimini tamamlayan Türk pilotlara teslim edilecek.

Eski üretim payını almak zor

Türkiye, programdan çıkarılmadan önce 900'den fazla F-35 parçasının üretiminde görev alıyordu. Ancak Kırlıkovalı, bu üretim iş paketlerinin yıllar içinde ABD, Avustralya ve İtalya'daki tedarikçilere uzun vadeli milyarlarca dolarlık sözleşmelerle devredildiğini hatırlatıyor.

Bu nedenle, "Ortada bir kusur yokken bu işleri geri alıp Türkiye'ye vermek, hukuki olarak muazzam tazminat davalarına ve siyasi krizlere yol açar" değerlendirmesinde bulunuyor.

Bunun yerine Türkiye'nin farklı alanlarda yeniden önemli roller üstlenebileceğini belirten Kırlıkovalı, artan üretim temposu nedeniyle oluşabilecek darboğazlarda yedek tedarikçi olarak görev alınabileceğini ifade ediyor. Ayrıca Roketsan ve ASELSAN için SOM-J seyir füzesi ile yerli güdüm kitlerinin F-35'e entegrasyon haklarının yeniden kazanılmasının önemli bir fırsat oluşturabileceğini dile getiriyor. Bir diğer ihtimal ise Türkiye'nin Avrupa ve Orta Doğu'daki F-35 filoları için bölgesel motor ve gövde bakım merkezi haline gelmesi.

"F-35, KAAN'ı baltalamaz, güçlendirir"

Kırlıkovalı, F-35 programına dönüşün Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN projesini olumsuz etkileyeceği görüşüne de katılmıyor. Türk savunma sanayisinin artık iki ayrı beşinci nesil savaş uçağı programını aynı anda yürütebilecek seviyeye ulaştığını belirten Kırlıkovalı, F-35 tarafında bakım ve tedarik faaliyetleri sürerken tasarım ve mühendislik kabiliyetlerinin KAAN'a odaklanabileceğini düşünüyor.

Kırlıkovalı'ya göre F-35'in yeniden envantere girmesi, KAAN için kurulan test ve altyapı yatırımlarını zayıflatmak yerine NATO standartlarında daha da güçlendirebilir. Ayrıca gelecekte iki uçağın birlikte görev yaptığı bir senaryodaF-35'in "uçan bir istihbarat ve veri merkezi", KAAN'ın ise hava üstünlüğü görevlerinde öne çıkan bir platform olarak birbirini tamamlayabileceğini ifade ediyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler