En ilgisiz haber bülteninde bile magazin görüntüsü olarak defalarca kullanılmışlığı bulunan görkemli haka dansıyla maçlara giren ve spor tarihinin en az yenilen milli takımını bilmeyen neredeyse yoktur.
Meşhur simsiyah formasıyla sahada olan ragbicilerin tersine, Yeni Zelanda'nın futbol takımının takma ismi “All-Whites” (tamamen beyaz). Aslında diğer takım sporlarındaki gibi burada da muhtemelen All-Blacks’i tercih edeceklerdi ancak o dönemde uluslararası maçların hakemleri siyah formayla sahada olduğu için FIFA’nın bu renkteki tişört-şort forma birleşimine izin vermemesi yüzünden Yeni Zelanda mecburi bir değişikliğe gitti. Günümüzde hakemler, renkli formalarla sahada olsa da o günlerde All-Whites olarak kodlanan takım, artık siyah ağırlıklı giyiniyor olsa bile hâlâ böyle anılıyor.
Yeni Zelandalı futbolcuların FIFA’nın kurallarına takılan bir başka özellikleri de haka dansını yapamıyor olmaları… Ragbiciler gibi Maori folklörüne ait “karşılama serenadıyla” maçlara çıkmalarına FIFA’nın sıkı seremoni kuralları ve zaman darlığı nedeniyle izin verilmiyor. Buna rağmen Yeni Zelandalı oyuncuların önemli maçlar öncesi takımın soyunma odasında motivasyon için haka yaptığı biliniyor.
Tarihinin üçüncü Dünya Kupası finallerine gelen Kiwiler, son bir yıl içinde oynadığı 11 maçın dokuzunu kaybetti ve sadece bir galibiyet alabildi. O galibiyet de Güney Amerika temsilcisi Şili karşısında 4-1’lik skorla geldi. Nottingham Forest forması terleten kaptanları Chris Wood dışında pek deneyimi olmayan Yeni Zelanda’nın yarınki maç özelinde “gözetim altındaki” rakipleri İran’ın çeyreği kadar bile ilgi çekmedi belki ama yine de çorbaya farklı bir tad verecekleri kesin.
2010’da oynadıkları finallerde 32 takım içinde yenilmeden Güney Afrika’dan ayrılan tek ekip olan Yeni Zelanda, aldığı üç beraberlikle grubu İtalya’nın önünde üçüncü bitirmişti. Ancak hanelerindeki üç puan, onları gruptan çıkarmaya yetmedi.
Takımı çalıştıran İngiliz Darren Bazeley’in de diğer teknik patronlardan ayrılan ilginç bir özelliği bulunuyor. Bazeley, tam bir Yeni Zelanda futbolu uzmanı. İngiltere’de uzun yıllar Watford’da oynadığı aktif kariyerinin son dönemini Yeni Zelanda’da geçiren Beazley, daha sonra antrenör olarak bu ülkede kaldı ve evine dönmedi. Kısa bir ABD Ligi macerası sayılmazsa, 15 yıllık antrenörlük kariyerinin büyük bölümünü Yeni Zelanda Milli Takımı’na her yaş grubunda emek vererek geçiren 53 yaşındaki hoca, kadrosundaki tüm oyuncuların çocukluklarını biliyor.
Nev-i şahsına münhasır hiçbir silaha sahip olmayan Yeni Zelanda, Los Angeles’ta İran önünde başlayacağı G Grubu mücadelelerinde daha sonra Mısır ve Belçika ile karşı karşıya gelecek. Takım, en çok komşusu Avustralya’da gördüğümüz üzere disipline ve fizik gücüne güveniyor.