Ana içeriğe geç

Şampiyonun zihinsel gücü

Katar'da şampiyonluğa ulaşan Arjantin unvanını korumaya hazırlanıyor. La Nacion gazetesinden Leandro Contento, takımın iç dünyasına ve son durumuna dair analizleriniz paylaşıyor

Şampiyonun zihinsel gücü
Gazete Oksijen
16

Arjantin'de yarın Cezayir karşısında sahaya çıkacak 26 oyuncunun 17'si, 2022 Katar'da Dünya Kupası'nı havaya kaldırmış durumda. Peki en büyük hedefe ulaşmış bir takımın kafasından neler geçiyor? Son şampiyon olarak turnuvaya gelmek daha fazla güven mi verir, baskı mı yaratır yoksa bir miktar rahatlama mı sağlar?

Arjantinli gazeteci Leandro Contento'ya göre cevap tek boyutlu değil:

"Zirveye ulaşmak daha fazla güven verebilir ve bu hem günlük hayatta hem de maçlar sırasındaki karar alma süreçlerinde kendini gösterir. Ancak bu durum, zirvede kalmak gibi ekstra bir zorluk da getirir. Ve bir detayın maçı belirleyebileceği bir Dünya Kupası'nda, zihin bacaklar kadar önemlidir."

Contento, takımın antrenman yaptığı Compass Minerals National Performance Center'da, bu yük altında ezilmiş bir grup görmediğini belirtiyor. Ancak, elde ettikleriyle yetinen bir takım da yok. Bazı futbolcuların sakatlıkları ve iyileşme süreçlerinin gidişatı belirlediğini, en tecrübeli oyuncuların denge kurmaya ve teknik ekibi ayakta tutmaya çalıştığını, aynı değişmez bir kuralı aşılamakla meşgul olduklarını aktarıyor. O kural şu: Formda olmayan kimse oynamayacak.

Arjantin Futbol Federasyonu, tüm yaş kategorileri için bir psikoloğa sahip: Juan Manuel Brindisi. 1974 Dünya Kupası'nda milli takımda forma giyen eski Huracán, Boca ve Racing futbolcusu Miguel Angel Brindisi'nin oğlu. Ancak Dünya Kupası sırasında kadroya eşlik etmiyormuş:

"Dolayısıyla, kadronun günlük hayatı esas olarak iki temele dayanıyor: Lionel Scaloni ve yardımcılarının liderliği ile yıllardır soyunma odasını, başarıları ve zor anları paylaşan bir grubun iç dinamiği."

La Nacion gazetesinin yazarlarından nörobilim uzmanı ve nöropsikoloji koçu Verónica Franciscutti de durumu şöyle açıklıyor:

“Zihnin çok ilginç bir özelliği vardır. Bir anı hatırladığımızda, beyin o deneyimi sanki o an yaşanıyormuş gibi yeniden yaşar. Bu oyuncular şampiyon olduklarında ne hissettiklerini hafızalarına kaydetmişler ve o duyguyla yeniden bağlantı kurabilirler.

Fransa’ya karşı oynanan o bitmek bilmeyen final maçını, o penaltı atışlarını, o çığlığı işleyen beyin. Bu deneyim sinir sistemlerinde yaşıyor. Asıl soru, bu devrenin bugün nasıl işlediği.”

Elit sporcu çevrelerinde de sıkça tekrarlanan bir kavramlardan birini çağrıştırıyor aslında: Başarının duygusal hafızası. Contento'ya göre bu takım, Katar’daki zaferin ardından bu sermayeyi oluşturdu ve 2024 Copa America, Brezilya'ya karşı kazanılan zaferler ve eleme grubunda birinci olmaları gibi yeni hedeflerle pekiştirdi.

Sosyal Faktör kitabının yazarı, spor psikoloğu Carlos Lionti'ye göre, grubun sürekliliği ölçülmesi zor, ancak çok önemli bir avantaj:

“Deneyim genellikle bir güven kaynağıdır. Belirli durumları atlatmış olmak belirsizliğin etkisini azaltır, çünkü bu oyuncular zaten o deneyime sahiptir ve nasıl tepki vereceklerini bilirler.

Ve fiziksel, teknik ve taktiksel hazırlıkların giderek daha eşit hale geldiği bir dönemde, takımın yapısı, liderlik özellikleri, kuralları ve iç dinamikleri, sportif sonuçlar üzerinde çok büyük bir etkiye sahiptir.”

Ancak Franciscutti, bu geçmişin aynı zamanda iki ucu keskin bir kılıç haline de gelebileceğini vurguluyor ve uyarıyor:

“Şampiyon olmak madalyonun iki yüzü gibidir. Ya sahip olduğunuz şeyi savunmak için tüm mekanizmalarınızı harekete geçirebilir, ya da bilinçsizce de olsa ‘zaten başardık’ hissi ortaya çıkabilir. Ve bir Dünya Kupası’nda bir milisaniyelik bir gevşeme, farkı yaratabilir.”

Uzmanlara göre, bu yeterli olamama korkusu bir mutlak düşman değil. Aynı zamanda önemli bir şeyin söz konusu olduğunun işareti. Asıl zorluk, bu hissi önlemek değil, onunla yaşamayı bilmek.

Contento, bunun belki de milli takımın karşı karşıya olduğu en büyük görünmez mücadele olduğunu söylüyor:

"Scaloni bunu birkaç hafta önce bir reklamda özetlemişti. Bugün bu söz, takımın konakladığı Origin Oteli'nin çeşitli yerlerinde Arjantin renkleriyle yazılmış olarak görünüyor: 'Kazanmayacağız. Savunacağız.'

Hoca uzun süredir hiçbir şeyi hafife almamakta ısrarcı. Zira bu durum Katar’da Suudi Arabistan’a karşı yaşanan beklenmedik ilk maçın ardından daha da güçlendi."

Basına açık antrenmanlarda, baskıdan dolayı dağınık bir kadro değil, aksine Dünya Kupası'nın ritmini zaten bilen ve her şeyin zamanının ne olduğunu çok iyi bilen bir grup futbolcu gördüğünü ifade eden Arjantinli gazeteci hazırlık döneminde ortaya çıkan sakatlıkların aslında bu dinamikleri test ettiğini açıklıyor.

"Balerdi'nin sakatlığı ve diğer ağrılar, kadroyu zorlu günler geçirmeye zorladı. Ve yine dengeyi sağlayanlar en tecrübeli oyuncular oldu. Katar'da şampiyon olan, daha önce birlikte zorlu durumları atlatmış olanlar, yine sessizce dengeleyici rolünü üstlendi.

Hatta mart ayında da benzer bir durum yaşanmış:

"Milli takımın Finalissima için İspanya ile karşılaşacağı maçtan önce (27 Mart'ta oynanması planlaanan maç Katar'daki güvenlik eksikliği sebebiyle iptal edildi) Arjantin, Moritanya'yı zorla yendi ve uzun zamandır ilk kez, dünya şampiyonluğunu temsil etmenin getirdiği yükümlülükten kopuk bir takım izlenimi bıraktı. O maç sonunda, takımın içinde bir alarm zili çaldı. Scaloni ve liderler devreye girdi. Ve yanıt anında geldi: sadece üç gün sonra, takım farklı bir yüzünü gösterdi ve Zambiya'yı ezici bir üstünlükle mağlup etti.

Lionti, kadroda sürekli bir psikolog bulunmayan bir takımda, teknik direktörün ve lider oyuncuların liderliğinin daha da büyük bir önem kazandığını düşünüyor.

“Bir takımın performansı, onu yöneten kişinin doğrudan bir yansımasıdır. Lider netlik sağlar, tutarlıdır ve örnek teşkil ederse, grubun rekabet kültürü olumlu olma eğilimindedir”

ABD'li danışmanlık şirketi Gallup'ın iki milyondan fazla yanıtı temel alan bir araştırması, bir takımın bağlılığının %70'inin liderine bağlı olduğunu ortaya koyuyor.

Cezayir maçı öncesinde, bu milli takımın en büyük sermayesinin sadece yıldız oyuncularının bireysel yetenekleri olmadığını düşünüyor Contento:

"Dibu Martínez'in kişiliği, Cuti Romero'nun güveni, Messi'nin futbolu ya da Julián ve Lautaro'nun golleri değil...

Bu grubu ayıran şey, daha az göze çarpan bir şey: Birlikte zirveye ulaştıkları ve bu yolun onlara sonuç verdiğini gördükleri ortak deneyim.

Belki de bir kupayı savunmanın en iyi yolu, onu kazanmanın ne kadar zor olduğunu her gün hatırlamaktır."

Kaynağa Git

İlgili Haberler