Ana içeriğe geç

'Sanığın suç vasfı değiştirilmeli'

Muğla'da kadını darp ederek ölümüne sebep olan sanığa verilen 14 yıllık hapis cezası istinafa taşındı. Avukatlar; adli tıp raporuna ve delillere işaret ederek sanığın indirim olmaksızın nitelikli kasten öldürmeden cezalandırılmasını istedi.

'Sanığın suç vasfı değiştirilmeli'
Birgün
16

Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde eşi Ummuhan Korkut’u darbederek ölümüne neden olduğu gerekçesiyle 14 yıl hapis cezasına çarptırılan Yunus Korkut hakkındaki gerekçeli kararın ardından, Ummuhan Korkut’un ailesi dosyayı istinafa taşıdı. İstinaf dilekçesinde yerel mahkemenin suç vasfında yanılgıya düştüğü savunularak sanığın “eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılması talep edildi.

Muğla Barosu’ndan ailenin avukatı Perihan Ceviz Turasay tarafından Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan dilekçede, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna işaret edilerek delillerin eksik incelendiği vurgulandı.

Dilekçede yer verilen ATK raporunun, mahkemenin "yaralama kastı" ön kabulünün bilimsel olarak çürütüldüğü ifade edildi. Raporda kadının ölümünün, doğrudan kafa bölgesine aldığı şiddetli darbeler sonucu oluşan kafa içi kanamadan kaynaklandığı ifade edildiği belirtildi. Dilekçede, 159 cm boyundaki minyon bir kadının, inşaat işçisi olan iri bir erkek tarafından en hassas bölgesi olan kafasından defalarca darbe almasının basit bir yaralama ile açıklanamayacağı ifade edildi.

TEMİZ TERLİK DETAYI

Dilekçede, olay yeri inceleme görüntülerine de yer verildi. Görüntülerde cinayetin işlendiği iddia edilen ahırın girişinde, maktulün bilinci kapalı yattığı yerde çamura bulanmış tek bir siyah terlik bulunduğu diğer terliğin ise evin kağısının önünde ve temiz olduğu belirtildi. Dilekçede, Korkut’un evde uğradığı şiddet esnasında can havliyle ve tek terlikle evden kaçmaya çalıştığı ve erkeğin ise kadının peşinden giderek saldırısına açık alanda devam ettiği belirtildi.

Ayrıca dilekçede yargılama boyunca "Aldatıldım” bahanesinin arkasına sığınan erkeğin ifadeleri de çürütüldü. HTS kayıtlarına da yer verilen dilekçede mahkemece incelenen telefon kayıtlarında gelen aramanın aslında GSM operatörünün telesekreter/yönlendirme servisi olduğu belirlendiği ifade edildi.

‘İNTİHAR’ DEDİ

Dilekçede, sanığın, olay sonrası kadını hastaneye götürülmesini bir "pişmanlık" ve yaralama kastı göstergesi olarak sunmasına karşın da sanığın 112 acil servisi aradığında eşi için "kendini zehirledi" şeklinde asılsız bir ihbarda bulunduğuna da dikkat çekildi.

Dilekçenin sonuç kısmında ise 6 yaşındaki tek görgü tanığı çocuğun uzman pedagog olmaksızın, sanık avukatlarının önünde usule aykırı dinlenmesi de dâhil olmak üzere tüm eksiklikler sıralanarak yerel mahkeme kararının bozulması ve sanığın "Eşe ve Kadına Karşı Nitelikli Kasten Öldürme" suçundan indirim uygulanmaksızın cezalandırılması talep edildi.

Avukat Perihan Ceviz Turasay, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Dosya kapsamında, mahkeme, faili kasten öldürme suçundan cezalandırmak yerine, işlenen suçu eşe karşı ölüm neticesine sebebiyet veren kasten yaralama olarak nitelendirmiş ve faile adeta ödül gibi 14 yıl hapis cezası vermiştir. Biz, ilk aşamadan itibaren bu dosya kapsamında ısrarla söylüyoruz; bu bir kasten yaralama dosyası değil, bu fail tarafından ölüm neticesi öngörülmemiş ve kabullenilmemiş bir eylem değil. Ummahan, senelerdir fail tarafından sistematik bir şekilde darp ediliyordu. Defalarca ölüm tehditlerine maruz kaldı. Ve olay günü ise yalnızca Yunus Korkut’un darbeleri neticesinde yaralanma sebebiyle vefat etti. Bütün bu hususlar dikkate alındığında huzurdaki dosya kapsamında ‘kasten öldürme’ suçundan kurulacak bir mahkûmiyet kararı bekliyorduk. Ancak mahkemenin sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına ve taraflı tanık beyanlarına dayanarak kurmuş olduğu bu hüküm, kadın cinayetlerinde cezasızlık algısını besleyecek ve faillere cesaret verecek bir hüküm olmuştur. Cezasızlık politikasının işlememesi ve failler üzerinde caydırıcılığın sağlanması için bu tarz kararlarla değil, kadının böylesine sistematik bir şiddet mağduru olduğu böylesi dosyalarda indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararlarıyla karşılaşmayı umuyor, mücadelemizi sürdürüyoruz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler