Menteşe Kadın Platformu, Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" bağlanabilmesine ilişkin hükmü iptal etmesine karşı Menteşe Sınırsızlık Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi. Platform üyeleri, kararın kadınların ekonomik güvencelerini hedef aldığını belirterek 12. Yargı Paketi kapsamında nafaka hakkını sınırlandırabilecek girişimlere tepki gösterdi.
"Yoksulluk nafakası hakkına dokunma" pankartlarının taşındığı açıklamada kadınlar, nafaka hakkının kamuoyunda yaratılan tartışmaların aksine yalnızca kadınlara verilen bir hak olmadığını, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek tarafa bağlanan bir destek mekanizması olduğunu hatırlattı.
Platform adına yapılan açıklamada, yoksulluk nafakasının kadınların evlilik süresince üstlendiği görünmez emek ve bakım yükünün çok sınırlı da olsa bir karşılığı olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Nafaka bir zenginleşme aracı değil, ataerkil sistemin ve evlilik kurumunun kadınlar üzerinde yarattığı ekonomik tahribatın bir nebze olsun telafi edilmesini sağlayan hayati bir haktır. Evlilik boyunca gelir getirici bir işte çalışamayan kadının boşanma sonrasında bir anda ekonomik bağımsızlık kazanmasını beklemek toplumsal gerçeklikten kopuktur."
"KADINLAR YOKSULLUK VE ŞİDDET ARASINDA BIRAKILIYOR"
Açıklamada, ekonomik eşitsizlikler nedeniyle yoksulluk nafakasının büyük ölçüde kadınlara bağlandığına dikkat çekilerek nafakanın çoğu zaman açlık sınırının altında kalan sembolik miktarlardan oluştuğu vurgulandı.
Kadınlar, nafaka hakkının sınırlandırılmasının boşanmak isteyen kadınları ekonomik kaygılar nedeniyle şiddet gördükleri veya mutsuz oldukları evliliklerde kalmaya zorlayabileceğini belirtti. Açıklamada, bu tür düzenlemelerin kadınların ekonomik bağımsızlığını zayıflatacağı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini derinleştireceği ifade edildi.
GÖZLER 12. YARGI PAKETİ'NDE
Menteşe Kadın Platformu, kararın zamanlamasına da dikkat çekerek TBMM gündemine gelmesi beklenen 12. Yargı Paketi'nde nafaka hakkına ilişkin yeni düzenlemelerin yer alacağının uzun süredir konuşulduğunu belirtti.
Açıklamada, nafakanın süreye bağlanması ya da çeşitli kriterlerle sınırlandırılması yönündeki girişimlerin kadınların kazanılmış haklarını hedef aldığı savunuldu. Platform, pakette yalnızca nafakaya ilişkin değil, kadınların, çocukların ve LGBTİ+'ların haklarını etkileyebilecek düzenlemelerin de bulunduğuna işaret etti.
"HAKLARIMIZ PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ"
Kadınlar, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararını beklediklerini ancak şimdiden mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu. Açıklamada şu değerlendirme yer aldı:
"Kadınların ekonomik güvencesini zayıflatacak hiçbir düzenleme toplumsal adalet üretmez. Kadın yoksulluğunu artıracak hiçbir değişiklik eşitlikle bağdaşmaz. Kadınların kazanılmış haklarının pazarlık konusu yapılmasına izin vermeyeceğiz."
Basın açıklaması, "Medeni Kanun'u parça parça yok etme girişimlerine karşı çıkmaya, kadınların ekonomik ve sosyal haklarını savunmaya devam edeceğiz" mesajıyla sona erdi. Kadınlar, Türkiye'nin birçok kentinde nafaka hakkı ve kadınların kazanılmış hakları için düzenlenen eylemlere dikkat çekerek mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.