Ana içeriğe geç

Emperyalizmin yeni hedefi Homeros'u Amerikanlaştırmak

Nolan imzalı 'The Odyssey', tarihi gerçekleri gişe uğruna çarpıtmakla eleştiriliyor. Hollywood'un Batı merkezli anlatısının aksine coğrafi, edebi ve tarihi kanıtlar; Homeros destanlarının asıl sahibinin Anadolu olduğunu kanıtlıyor.

Emperyalizmin yeni hedefi Homeros'u Amerikanlaştırmak
Aydınlık
16

Christopher Nolan imzalı, 250 milyon dolar bütçeli 'The Odyssey' filmi, vizyona girmeden tarihsel ve kültürel bir tartışmanın merkezine oturdu. Yönetmenin, Homeros'un destanlarını "kendi döneminin Marvel'ı" olarak tanımlaması; filmde Antik Yunan kadırgaları yerine Viking gemilerinin kullanılması, karakterlerin modern sokak jargonuyla konuşması ve ozan Demodocus'un bir 'rap' sanatçısı estetiğiyle kurgulanması, antik metnin gişe kaygılarıyla nasıl eğip büküldüğünü gösteriyor. Son yıllarda küresel kültür endüstrisinin tarihsel gerçeklikleri neoliberal "politik doğruculuk" kalıplarına göre yeniden yazma çabası, insanlığın en eski destanlarından birini daha popüler tüketim nesnesine dönüştürüyor.

Ancak Hollywood'un gişe formülleriyle şekillendirdiği bu anlatının arka planında, Batı'nın kendi kültürel hegemonyasına dayanak yaptığı destanın asıl sahibinin Anadolu olduğu gerçeği yatıyor. İlyada ve Odysseia metinleri incelendiğinde, coğrafi, edebi ve arkeolojik bulgular anlatının merkezini Yunanistan'a değil, Ege'nin doğu yakasına konumlandırıyor.

ANTİK DÜNYA’NIN HALK OZANI

Homeros'un metinlerindeki coğrafi perspektif, şairin dünyayı bir Anadolulunun gözünden gördüğünün en somut kanıtlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. İlyada'nın 9. bölümünde geçen, "Trakya'dan kopup gelen Boreas'la Zephyros rüzgârlarının balıklı denizi hırçınlaştırması" tasviri, Yunanistan anakarasından değil, ancak Batı Anadolu (İzmir ve Çanakkale) kıyılarından gözlemlenebilecek bir doğa olayı. Yunanistan anakarasında bulunan biri için batıdan esen rüzgâr karadan gelir ve denizi köpürtmez.

Emperyalizmin yeni hedefi Homeros'u Amerikanlaştırmak - Resim : 1

Antik dünya edebiyatında Homeros’un "Melesigenes" (Meles Çayı'nın Çocuğu) olarak anılması da tesadüf değil. İlahilerde İzmir (Smyrna) ve Meles Çayı'nın kıyıları, ozanın anavatanı olarak belgelenmiştir. Destanda Yunanistan'daki Olympos Dağı sadece yüzeysel bir isim olarak geçerken, Çanakkale’deki Kaz Dağları'nın (İda) pınarları, ağaç türleri ve Gargaros tepesiyle bir coğrafyacı titizliğinde anlatılması, teolojik ve edebi merkezin Anadolu olduğunu gösteriyor.

Ayrıca Homeros, Akha (Yunan) ordusunu genel hatlarıyla sayarken, Troya'nın müttefiki olan Karyalıları, Likyalıları ve Frigyalıları dağları, nehirleri ve yerel dilleriyle ayrıntılandırır. Bu durum, ancak bölgeyi karış karış bilen bir Anadolu seyyahının aktarabileceği bir etnografik belgedir. Savaş sahnelerinde ise Yunan kralları açgözlü ve acımasız resmedilirken, vatanını savunan Troyalı Hektor, eşine ve çocuğuna bağlı, ahlaki yüceliğe sahip bir figür olarak öne çıkarılır.

İLYADA EMPERYALİZMLE MÜCADELE DESTANI

Mitoloji çalışmalarıyla bilinen Azra Erhat, "Mavi Anadolu" tezinde Homeros destanlarının Yunanca yazılmış olmasının onların Yunanistan'a ait olduğunu göstermeyeceğini vurgular. Erhat'a göre, Latin Amerika edebiyatının İspanyolca yazılmasına rağmen İspanya'nın değil o toprakların ruhunu taşıması gibi, İlyada da Anadolu'nun bağrından kopmuş organik bir sestir. Batı'nın, Doğu'nun zenginliklerine yaptığı ilk emperyalist saldırının destanıdır.

Boğazköy'deki (Hattuşa) Hitit devlet arşivleri de bu tezi doğrular niteliktedir. Tabletlerde geçen 'Wilusa' kenti İlyada'daki 'İlios' (Troya), Kral 'Alaksandu' ise destandaki Paris'tir (Aleksandros). Olympos panteonundaki Apollon ve Artemis'in kökenlerinin Likya'ya (Antalya bölgesi) dayanması, Homeros destanlarının Anadolu’dan izler taşıdığını ispatlar.

Nolan'ın 'Marvel' evrenine sığdırmaya çalıştığı Troya direnişi, yüzyıllar sonra Anadolu'nun emperyalizme karşı verdiği milli mücadeleye de referans olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk'ün Büyük Taarruz'un ardından söylediği ifade edilen "Troya'nın, Hektor'un öcünü aldık" cümlesi, bu toprakların binlerce yıllık ortak hafızasının ve bitmeyen savunmasının en net tarihsel özetidir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler