Türk tiyatrosunun usta ismi Zihni Göktay, 5 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Maltepe'deki bir hastanede rahatsızlanarak 80 yaşında vefat etti. Usta sanatçı için 7 Temmuz Salı günü saat 10.00'da, yıllarca kapalı gişe oynadığı Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'nda tören düzenlenecek. Törenin ardından Şakirin Camisi'nde öğle vakti kılınacak cenaze namazı sonrası Göktay, Karacaahmet Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlanacak.
2 Aralık 1945'te İstanbul'da doğan Göktay, profesyonel kariyerine 1964 yılında Ankara Meydan Sahnesi'nde başladı. 1973 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları kadrosuna geçen sanatçı, kurum bünyesinde 36 yılda 72 farklı oyunda rol aldı.
Sanatçının vefatını kızı Zeynep Göktay Dilbaz, sosyal medya hesabı üzerinden duyurdu. Dilbaz, açıklamasına şu sözleri dahil etti:
"Sene başında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen, yaşama sevincini, çevresine duyduğu merakı ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp, çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmedi. Seyircisi, sevenleri ve hayatına dokunduğu herkes tarafından büyük bir sevgiyle kucaklandı."
'LÜKÜS HAYAT İLE GUINNESS REKORU KIRDI

Zihni Göktay'ın kariyerindeki en uzun soluklu çalışma, Haldun Dormen'in yönettiği 'Lüküs Hayat' müzikalindeki 'Rıza' karakteri oldu. Şehir Tiyatroları bünyesinde sahnelenen oyunda 28 yıl aralıksız oynayarak Guinness Rekorlar Kitabı'na başvuru sürecine konu olan sanatçı, 2012 yılında verdiği bir röportajda sürece dair şu bilgileri paylaşmıştı:
"28 yıllık ‘Rıza’ rolünü oynadığım Lüküs Hayat oyununda 134 kişi değişti. Emekli olanlar, ölenler, bu rakamın içindedir. Oyun başladıktan bu yana sekiz kostüm, beş ayakkabı, on şapka eskittim. 65 bin kilometre turne yaptık, dünyanın çevresi 40 bin kilometredir. Salonu müsait olan, orkestra çukuru olan her yere gittik."
Göktay, tiyatro sahnelerinde ayrıca Muammer Karaca ve Nejat Uygur'un ardından 'Cibali Karakolu' adlı oyunda "Komiser Cafer Sabbah" karakterini devralarak bu rolü yıllarca sürdürdü.
‘TİYATRO LÜKS DEĞİL İHTİYAÇTIR’
Darülbedayi geleneğinden gelen Göktay, 2012 yılında gazetemizden Sevil Ataibiş Aslanoğlu’yla yaptığı röportajda ödenekli tiyatroların gerekliliğini şu ifadelerle savunmuştu:
"Belediye meclis üyeleri, kimi belediye başkanları, tiyatronun, belediyenin sırtında bir yük olduğunu dillendiriyorlardı. Aslında şehir tiyatroları halkın parası ile yönetilen tiyatrodur. Belediye için yük değil, onurlu bir kültür hizmetidir. Biz, Amerikan sigarası fiyatına tiyatro yapıyoruz. Tiyatro, batıda da, doğuda da ihtiyaçtır, lüks değildir."
SEYİRCİYLE DOĞAL BİR İLİŞKİ KURDU
Mesleki disiplinini usta-çırak ilişkisiyle edindiğini belirten Göktay, yönetmenlik yapmamasıyla ilgili olarak 2022 yılında Ulusal Kanal’da yayınlanan Bi Ondan Bi Bundan adlı programda şu açıklamayı yapmıştı:
"Muhsin hoca bize dedi ki vazifeni bil başka işe karışma dedi. Ben oyuncuyum. Ben kamera arkasını merak etmiyorum. Hiç etmiyor musunuz o kadar? Bir oyun sahneye koyayım diye hiç telaşım olmadı. Ben oyuncuyum."
Aynı programda, sahnede seyirci reflekslerini de değerlendiren Göktay, 'Kanlı Nigar' oyununda ön sırada çalan bir cep telefonuna oyunun akışını bozmadan nasıl müdahale ettiğini anlattı. Sanatçı, izleyiciyi mahcup etmemek adına rolünü bozmadan duruma müdahale ettiğini; seyirciye, oyundaki 'Madam Bumbala' karakterini ararken yanlışlıkla kendisine bağlandığını söyleyerek telefonu kapatmasını rica ettiğini ifade etti.
BEYAZPERDE VE EKRANDAKİ ROLLERİ
Sinema kariyerine 'Tosun Paşa' filmiyle adım atan sanatçı, 1984 yapımı 'Atla Gel Şaban' filminde canlandırdığı ganyan tutkunu 'Halit' karakteriyle beyazperdede yer aldı. Televizyon yapımlarında ise 'Bizimkiler', 'Yazlıkçılar', 'Cennet Mahallesi' ve 'Ulan İstanbul' dizilerinde rol üstlendi. Göktay'ın 'Ulan İstanbul' dizisinde canlandırdığı 'Servet' karakterinin seslendirdiği şu replikler, yayınlandığı dönemde dizinin öne çıkan diyalogları arasında yer aldı:
"Aşkı anlamaya çalışmak en büyük hıyarlıktır ulan!"
"Gülün dikeni var diye üzülmekten ziyade, bir diken çiçek açmış diye sevinmektir aşk"