Eskişehir’in Alpu ilçesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik işçilerinin aylardır ödenmeyen maaş ve kıdem tazminatları için başlattığı Ankara yürüyüşü dün de devam etti. Şirket merkezinin önüne yürümek amacıyla yola çıkan işçilerin önü Beypazarı çıkışında emniyet güçlerinin kurduğu barikatlarla kesildi. Engellemeyi protesto eden madenciler ve aileleri sıcak hava altında bekleyişini sürdürüyor.
‘MÜCADELEDEN DÖNMEYECEĞİZ’
Türkiye Maden-İş Sendikası Orta Anadolu Şube Başkanı Talih Kocabıyık, nisan ayında verilen ödeme sözlerinin tutulmadığını belirterek şunları söyledi:
“Nisan sonuna kadar tüm arkadaşların alacaklarının ödeneceğine dair taahhütler verildi. Ancak gelinen noktada sadece 130 kişilik bir grubun kıdem tazminatı ödendi, maaş alacağı verildi. Kalan 700’e yakın arkadaşın maaş ve kıdem tazminatları ise hiç gündeme getirilmedi. Biz de en doğal hakkımız olarak bu eylem kararını aldık. Bugün arkadaşlarımız aileleriyle, bu sıcağın bağrında hak arıyor. Şirket yetkilileri ödemelerin başlayacağını söylüyor ancak net bir tarih yok. Herkesin alacağı hesaplarına yatıncaya kadar hiç kimseye ayıp etmeden mücadelemiz devam edecek, bundan dönmeyeceğiz.”
Üç gündür zaman zaman arbedeler yaşandığını belirten Kocabıyık, yetkililere çağrıda bulundu:
“Enerji ve Çalışma Bakanlarımıza bizzat giderek anlattık. Net tarih verilmediği için işçiye dönüp ‘bir şey yok’ diyemem. Bu ülkede ağlamayana emzik verilmiyor. Bu arkadaşlar ağlamıyor, alın terini istiyor. Şu an sadece en fazla maaş ödeme beyanatı var, o da ihtiyacımızı karşılamıyor. Geride yıllardır kıdem tazminatını alamayan 400’e yakın mağdur var. Biz çalışmak istemiyoruz, hakkımızı ödesinler. Burası 43 aydır rezillik içinde. Sayın Cumhurbaşkanımıza 1 Mayıs’ta ‘İşçilerin alacakları ödendi.’ diye yanlış bilgi iletildi. Öyleyse bu 700’e yakın arkadaş neden burada mücadele veriyor? Yetkililer bir an önce çözüm bulsun, para yatıncaya kadar dönmeyeceğiz.”
‘NATO’YU BAHANE EDİYORLAR’
Yürüyüşe neden izin verilmediğine ilişkin konuşan Kocabıyık, NATO Zirvesi’nin gerekçe gösterildiğini belirtti:
“NATO Zirvesi’nden dolayı valiliğin bu yönde bir kararı olduğu söylendi. Biz hak mücadelesi veriyoruz. Bunun sorumluluğunu burada aramayacaklar. Sorumlu; nisan ayından beri taahhüt verip ödemeyi mayısa, hazirana, temmuza saptırandır. Vali ve Bakan şirket yetkilisini çağırıp ödemeyi yaptırsın, bu işçi de evine gitsin. Kimse sadaka istemiyor, alacağını istiyor.”
‘HAKLARINI ALACAKLAR HARÇLIK İSTEYEBİLECEĞİZ’
Madencilerin aileleri de eylem alanında yer aldı. Ertesi gün Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına girecek olan 8. sınıf öğrencisi Esma Kara, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle anlattı: “Ben ders çalışmak yerine burada babamın hakkını arıyorum. Bir an önce haklarını alsalar iyi olur.”
7. sınıf öğrencisi Nazar Saraç da “Biz burada artık bıktık. Kaç senedir hep babalarımızın haklarını arıyoruz. Bugün babalarımızın haklarını bulacağız ve babalarımızdan harçlık istemeye çekinmeyeceğiz.” dedi.
Yaşıtı Rasim Çıraşer de “Okula giderken babamdan para istemeye çekiniyorum. Yetkililerin bize karşı çıkmak yerine destek çıkmasını istiyorum.” ifadelerini kullandı.
‘BİZİ POLİSLE KARŞI KARŞIYA GETİRMESİNLER’
Madenci eşi Nazan Saraç, yıllardır büyük sıkıntılar yaşadıklarını belirterek şunları söyledi:
“Gündüz vakti elektriği kesmişlerdi, eşim akşam gelip üzülmesin diye kulağımdaki küpelerimi satıp elektrik faturasını ödedim. Biz dilenmeye gelmedik. Lütfen polis arkadaşlarımız, eşlerimizi gözümüzün önünde ezmesinler.”
İki çocuk annesi Neriman Eken de aylardır kira ödeyemediklerini anlatarak, Eşim eve gelmeye çekiniyor çocuk para isteyecek diye. Bizim eşlerimiz hırsızlık, yolsuzluk yapmıyor. Devlet yetkilileri polisle bizi karşı karşıya getirmesin.” dedi.
16 yıllık madenci eşi Elif Karagöz ise “Seçim zamanı yanımıza gelen milletvekilleri nerede? Emniyet güçleri gelip burada eşlerimize zulüm yapıyor, küfür ediyorlar. Emniyetten de desteklemeyen milletvekillerinden de özür bekliyoruz.” diye konuştu.
18 yıllık madenci eşi bir kadın da “Eşlerimiz yer altına kefenlerini alıp giriyorlar. Biz onun cebinden para istemiyoruz, alın terini istiyoruz. Haklarımızı alana kadar buradayız.” ifadelerini kullandı.



