Ana içeriğe geç

Madenci Ankara’ya yürüyor

Doruk Madencilik işçileri, Beypazarı’ndan Ankara’ya yürüyüş başlattı. Madenciler, bin işçi hakkını alana kadar mücadeleye devam mesajı verdi

Madenci Ankara’ya yürüyor
Aydınlık
16

Aylardır ödenmeyen ücret ve alacakları nedeniyle Doruk Madencilik işçileri, dün Beypazarı’ndan Ankara’ya yürüyüş başlattı. Türkiye Maden İşçileri Sendikası (Maden-İş) üyesi işçiler, şirketin nisan ve mayıs ayı maaşlarını ödemediğini, yaklaşık bin işçinin alacaklarının karşılanmadığını, buna karşın yalnızca 120 işçiye ödeme yapıldığını belirtti. Mahkeme kararıyla hak kazanan bazı çalışanların dahi tahsilat yapamadığı ifade edilirken, işçiler verilen sözlerin tutulmadığını vurguladı. Şirketin kısmi ödemeler yaparak bazı çalışanları kapsayıp diğerlerini dışarıda bırakmasının “kamuoyunu yatıştırmaya yönelik bir girişim” olduğu vurgulandı. “Zafer direnen madencinin olacak!” ve “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız!” sloganları eşliğinde yürüyen işçiler, alacakları ödenene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara İl Başkanı Utku Reyhan, Vatan Partisi Merkez Örgütlenme Bürosu Sekreteri Samet Kunt ve beraberindeki heyet, yürüyüşe katılarak madencilere destek verdi.

Madenci Ankara’ya yürüyor - Resim : 1

‘ŞİRKET ADETA MADENCİNİN KÂBUSU OLDU’

Yürüyüş öncesi yapılan basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

“Bizi nesneleştiren ve yok sayan, alın terimizin karşılığını ve hakkımızı vermeyen özne yine Doruk Madencilik’tir. Hakları ve maaşları vermemekle nam salmış bu şirket, yine maaşlarımızı gasp etmiştir. Nisan ayına ait alacaklar ve mayıs ayının hiç verilmemiş maaşları, verilen sözlere rağmen hâlâ hesaplara yatırılmamıştır. Mahkemelik olup davaları kazanan arkadaşlar da hiçbir şekilde alacaklarını tahsil edememiştir. Şirket bazı arkadaşlara ödeme yapmış, bazılarına ise hiç yapmamıştır. Yatırılan paralar da kamuoyunda oluşan kötü imajı hafifletmek ya da ortadan kaldırmak amacı taşımaktadır. Oysa şirketin itibarı ancak işçilerin tüm hakları ödendiğinde ve bir daha aynı hataya düşülmediğinde kurtulabilir. Kamuoyu ve madenci, bu şirketin bu haksızlıklarını asla unutmayacaktır. Hakkımızı yemekten ve gasp etmekten bıkmayan bu şirket, adeta madencinin kâbusu olmuştur.

Madenci Ankara’ya yürüyor - Resim : 2

‘SAĞDUYULU TAVRIMIZ BELKİ DE YANLIŞ ANLAŞILDI’

“Bugüne kadar hep sağduyulu ve sükûnet içinde, verilen sözlerin tutulmasını sabırla bekledik. Daha önce de onlarca kez hakkımızı aramak için meydanlara indik ama kimseyi üzmedik, taşkınlık yapmadık, kaos çıkarmadık. Kırmızı çizgimiz olan güvenlik güçlerimizle karşı karşıya gelmemek için, ekmeğimizi ve alın terimizi bile söke söke alamadık. Onların da bu vatanın emektarları ve evlatları olduğunu düşünerek taleplerimizi sakin bir şekilde dile getirdik.

“Bu sağduyulu yaklaşımımız ve uzlaşmacı tavrımız belki de yanlış anlaşıldı. Oysa biz, hak arayışımızı demokratik ve hukuk çerçevesinde yürütürken tek amacımız vardı: Devletimize, vatandaşımıza ve kamuoyuna bazı gerçekleri taşkınlık yapmadan da anlatabilmek. Eylem yapmaksa mesele, biz eylemlerin en alasını da yaptık. Madenlere kapandık, açlık grevlerine girdik, kilometrelerce yürüdük, Ankara’nın ayazında nöbetler tuttuk. Bu eylemlerimizi, müzakere kapıları tamamen kapanınca uygulamaya koyduk.

Madenci Ankara’ya yürüyor - Resim : 3

‘SESİMİZİ DUYMAYANLARIN KULAKLARINI ÇINLATACAĞIZ’

“Yetkililer ve şirket bizi duymak istemese de direnişlerimiz, hakkı savunanların kulaklarını sağır etti. Kalplere dokunduk, bize üzülenler oldu, sofralarında bizi konuşanlar oldu. Yanımızda olan, bize destek veren ve sonuna kadar haklı olduğumuzu düşünen kamuoyu bizi gördü ve duydu. Yardım teklifleri bile aldık. Ancak biz yardım istemedik; kimseden maddi bir destek de beklemiyoruz. Madenci dilenci değildir; hakkı olmayanın peşine düşecek kadar onursuz da değildir.

“Madenci, en kutsal görev insanıdır. Bizim alın terimizin karşılığından başka bir derdimiz yok. Ne kamuoyunu meşgul etmek istiyoruz ne de duygu sömürüsü yapıyoruz. Sadece bizi sömürenlerden alacaklarımızı talep ediyoruz. Yıllarca emeğiyle lüks hayatlar yaşayanlar, bir masada ödedikleri paraları bir ayda geçiren madencinin alın terine ve emeğine göz dikenler asla iflah olmayacaktır.

“Bugün itibarıyla hiç kimse bizi yolumuzdan çeviremeyecek. Bizler, haklılığımızdan aldığımız güçle buradayız. Ne bir adım geri atacağız ne de haklı davamıza gölge düşürülmesine izin vereceğiz. Haklarımız teslim edilene kadar meydanlardan da alanlardan da çekilmeyeceğiz. Bu yürüyüş sadece bir adım değil, adaletsizliğe karşı atılmış devasa bir çığlıktır. Attığımız her adımda hakkımızı haykıracak, sesimizi duymak istemeyenlerin kulaklarını bu haklı çığlıkla çınlatacağız. Haklıyız ve hakkımızı alacağız.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler