Hamide HANGÜL
Emlak Konut Anahtar Fikirler Zirvesi 2026’nın ikincisi İstanbul’da gerçekleştirildi. Teknoloji odağında gayrimenkul sektörünün ele alındığı zirveye 1000’in üzerinde katılımcı, 60 teknoloji girişimi ve 20 yatırım fonu katıldı. Zirve kapsamında düzenlenen “Yatırım Perspektifinde Teknoloji, Sermaye ve Geleceğin Güç Birliği” başlıklı oturumda konuşan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkan Yardımcısı Uğur Yaylaönü, tokenizasyon konusuna değinerek, bunun gerçek dünya varlığının milyonlarca, milyarlarca parçaya bölünüp dijital ortamda alınıp satılabilmesine imkan verdiğini, sadece platformun farklı olduğunu söyledi. Hisse senetleri borsada işlem görürken, dijital varlık coinlerin de dijital platformlarda tutulduğunu ve 7/24 işlem gördüğünü belirten Yaylaönü, sözlerini şöyle sürdürdü: “SPK olarak biz ihtiyatla ve kabul görme oranına göre dijital varlıkları takip ediyoruz, düzenlemeye çalışıyoruz. Ekonomik faaliyet aynıysa, bunun taşıdığı risk aynıysa, sadece dijital ortamda diye daha serbest bırakamayız bunu. Çünkü biz kamuyuz, oradaki güveni bozamayız. Orada da tıpkı geleneksel piyasalardaki güven mekanizmalarını ortaya koyarız.”
Genç girişimcilere “kitle fonlama” tavsiyesi
Kitle fonlama platformlarına değinen Yaylaönü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu platformlar esas itibarıyla her biri halka arzın yapılabildiği birer mikro borsa. 18 platformumuz var halihazırda. Genç girişimcilerimiz buraya başvurduğu ve hikayelerini anlattığı takdirde fonlamaya çıkabiliyor. Geçtiğimiz 4 yılda 178 şirket bu şekilde fonlandı platformlarda. 50 bin kişi buraya ayrı ayrı para yatırmış.100 binin üzerinde platform üyesi var. Buradaki mikro sermaye dediğimiz sermayeyi buradan temin edebiliriz. Bu alan çok riskli bir alan olduğu için dünya uygulamalarına da paralel olarak bu riski minimize etmek adına şirketlerin toplayacağı para her yıl güncelleniyor ama maksimum 3 milyon dolara kadar çıkabiliyor. Bu 178 fonlamada 200- 300 bin dolarlardan başlayıp 2-3 milyon dolarlara kadar fonlama yapılabildi.”
Yaylaönü, bu fonlamaların ardından çok başarılı olan veya batan şirketlerin olabildiğini belirterek “Gençlere, erken aşama yatırımları için tavsiye edebileceğim birinci enstrüman kitle fonlama platformu. Bunu dikkatli bir şekilde takip etmelerini tavsiye ediyorum” dedi.
Paraya dönüştürülebilir borçlanma araçları
İkinci tavsiyesinin “paya dönüştürülebilir borçlanma araçları” olduğunu dile getiren Yaylaönü, şu bilgileri verdi: “Çünkü erken aşama şirketlerde bir değerleme kargaşası olabiliyor. Yatırımı geliştiren kişi şirketine çok yüksek değerler yazabiliyor. Yatırımcı da buna hak verir ama riski çok yüksektir. Büyük bir iskonto ile hisse almak ister. İşte bunun ikisini bir araya getiren ‘convertible bond’ dediğimiz konu. Borcu veriyorsun fakat borç veren kişi ‘istersem şirketin hissesine de bunu dönüştürebilirim’ talebinde bulunuyor. Peki, bu opsiyonu neyin karşılığında alıyorsunuz? Normalde dolar bazında faizler yüzde 8 iken ‘ben yüzde 4 alacağım ama liste opsiyonu da olacak’ diyoruz. Burada girişim şirketlerine bir faiz avantajı oluşuyor. Şirket başarılı olursa opsiyonu kullanarak yatırımcı da ilave bir kazanca erişmiş oluyor. Girişim sermayesi dediğimiz alanda bu iki konumuz var.”
Türkiye’de 3,9 milyon işletme var
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise Türkiye’de 3 milyon 942 bine yakın işletme bulunduğunu söyledi. İbrahimcioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu işletmelerden bilanço usulü defter tutanların sayısı 1 milyon 794 bin. Bunların içerisinde büyük işletme sayısı sadece 6 bin 86. Bunlar büyük işletme. Geriye kalanların tamamı KOBİ. Dolayısıyla beraber olduğumuz, politika geliştirmeye ve desteklemeye çalıştığımız, finansmana erişim imkanlarını sunduğumuz KOBİ’ler, ekosistemin yüzde 99,8’ini oluşturuyor. Dolayısıyla bunların hepsi girişimci, hepsini yer yer startup olarak da görebiliriz.” Atıl kapasite konusuna da değinen İbrahimcioğlu, “Önce atıl kapasiteleri belirleyeceğiz, belirledikten sonra bunları düzene alacağız, sonrasında dijitalleştireceğiz. Bununla beraber bir de üçüncü aşama var. Bu da yeşil dönüşüm. Bu konuda tam olarak bu zirvenin ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının da bizzat içinde bulunduğu bir konu. Dünya Bankası aracılığıyla geçen yıl KOBİ’lere yeşil dönüşüm için 200 milyon dolar kaynak aktardık” dedi.