Protein artık yalnızca sporcu içeceklerinin ya da takviye ürünlerinin konusu değil. Gıda üreticileri, protein takıntısı giderek artan tüketicilere ulaşmak için cipslerden ekmeklere, şekerlemelerden dondurmalara kadar birçok ürüne protein ekliyor. Ancak proteinli ürün furyası, sektörün en çok başvurduğu hammaddelerden biri olan whey proteinde arz sıkışıklığına neden oldu.
Wall Street Journal’da yer alan habere göre, peynir altı suyundan elde edilen whey protein konsantresi ve izolatı, artan talebe yetişemiyor.
FİYAT BİR YILDA ÜÇE KATLANDI
Piyasada en çok kullanılan katkılardan biri olan yüzde 80 protein içerikli whey protein konsantresinin ABD’deki fiyatı tarihi zirveye çıktı.
Piyasa verilerine göre whey protein concentrate 80’in fiyatı pound başına 13 doların üzerine yükseldi. Bu rakam, bir yıl önceki fiyatın neredeyse üç katı.
Daha yüksek protein oranına sahip ve daha fazla işleme tabi tutulan whey protein isolate fiyatlarında da yaklaşık yüzde 50 artış görüldü.
“HİÇ BÖYLE GÖRMEMİŞTİK”
Proteinli gıda üreticileri, maliyetlerdeki hızlı artış nedeniyle fiyat baskısıyla karşı karşıya.
Protein içerikli fırın ürünleri üreten Legendary Foods’un operasyon yöneticisi Daren Bradshaw, fiyat artışının bu kadar agresif ve öngörülemez biçimde ilerlemesini daha önce görmediklerini söyledi.
Şirketin artan maliyetler nedeniyle son iki yılda ikinci kez fiyat artırmaya hazırlandığı belirtildi.
Sektördeki bazı üreticiler için sorun yalnızca pahalı hammaddeye ulaşmak değil; hammadde bulabilmek.
Whey protein üreticileri, mevcut stokların büyük ölçüde uzun vadeli müşterilere ayrıldığını ya da gelecek yıla kadar sözleşmelere bağlandığını belirtiyor.
PROTEİNLİ ÜRÜN FURYASI TALEBİ PATLATTI
Whey proteine yönelik talebin artmasında birkaç ana unsur öne çıkıyor.
ABD’de sağlıklı beslenme trendleri, kas gelişimi odaklı ürünlere ilgi ve özellikle GLP-1 sınıfı zayıflama ilaçlarının yaygınlaşması, yüksek proteinli gıdalara talebi artırdı.
Bu ilaçları kullanan tüketiciler daha az yemek yerken kas kaybını önlemek ve tokluk hissini desteklemek için protein içeriği yüksek ürünlere yöneliyor.
Bu tablo, proteinli ürünleri gıda markaları için neredeyse zorunlu bir kategori haline getirdi.
Rogue Protein Snacks’in kurucu ortağı Tommy Riggs, artık markalar için protein sunmanın bir tercih değil, gereklilik haline geldiğini söyledi.
WHEY ARTIK DEĞERSİZ YAN ÜRÜN DEĞİL
Whey, peynir üretimi sırasında sütün kesilmesinden sonra geride kalan sıvıdan elde ediliyor.
Birkaç on yıl öncesine kadar ekonomik değeri düşük görülen bu yan ürün, kimi zaman hayvan yemi olarak kullanılıyor ya da tarlalara dökülüyordu.
Bugün ise tablo tamamen değişmiş durumda.
Sektör temsilcileri, artık ABD’de tek bir damla whey’in bile boşa bırakılmadığını belirtiyor.
Peynir altı suyunun yüksek proteinli konsantre ve izolatlara dönüştürülmesi, gıda endüstrisinin en değerli üretim alanlarından biri haline geldi.
ÜRETİM DARBOĞAZI VAR
Whey protein talebindeki hızlı artışa rağmen arzın aynı hızla büyüyememesinin temel nedeni üretim kapasitesi.
Sıvı peynir altı suyunu yüksek proteinli konsantre ve izolatlara dönüştürmek için milyonlarca dolarlık ultrafiltrasyon sistemleri ve kurutma kuleleri gerekiyor.
Bu tesislerin kurulması hem yüksek yatırım hem de zaman gerektiriyor.
Uzmanlara göre sektör yeni yatırımlar yapsa bile bu kapasitenin piyasaya etkili biçimde yansıması birkaç yılı bulabilir.
SÜT ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ MİLYARLARCA DOLARLIK YATIRIM YAPIYOR
Peynir ve süt ürünleri üreticileri, artan protein talebine yanıt vermek için kapasite artırma yarışına girdi.
Hollandalı süt ürünleri devi FrieslandCampina, bu yıl Wisconsin Whey Protein’i satın aldı.
Sektördeki diğer şirketler de whey işleme makineleri ve altyapı yatırımlarına hız verdi.
Uluslararası Süt Ürünleri Derneği’ne göre ABD’li süt işleyicileri, 2028’e kadar süt bazlı protein talebini karşılamak için yeni kapasite, teknoloji ve tedarik zinciri yatırımlarına toplam 11 milyar dolar ayırdı.
Ancak uzmanlar, tüketici talebinin kapasite artışından daha hızlı ilerlediğini belirtiyor.
“TALEP KAPASİTE ARTIŞINI GERİDE BIRAKIYOR”
FrieslandCampina’nın içerik işinden sorumlu yöneticisi Guus Aerts, önümüzdeki birkaç yıl boyunca karşılanamayan tüketici talebinin süreceğini söyledi.
Aerts’e göre yeni makineler devreye alınsa bile proteinli ürünlere yönelen tüketici ilgisi arz artışını geride bırakıyor.
Bu da whey protein fiyatlarının kısa vadede yüksek kalabileceğine işaret ediyor.
DAHA FAZLA WHEY İÇİN DAHA FAZLA PEYNİR GEREKİYOR
Whey protein üretimini artırmanın bir başka zorluğu da ham maddeye bağlılık.
Whey, peynir üretiminin yan ürünü olduğu için daha fazla whey elde etmek, daha fazla peynir üretimini gerektiriyor.
Ancak tüketiciler daha fazla protein isterken, aynı ölçüde daha fazla peynir talep etmiyor.
Bu nedenle bazı üreticiler, whey elde etmek için daha fazla peynir üretmek zorunda kalıyor; geride kalan peynir pıhtısını ise daha zayıf bir piyasada satmaya çalışıyor.
Bu durum, sektörün arz dengesini daha da karmaşık hale getiriyor.
ŞİRKETLER ALTERNATİF PROTEİN ARIYOR
Whey protein fiyatlarındaki artış, gıda şirketlerini alternatif kaynaklara yönlendiriyor.
Gıda inovasyon şirketi Mattson’da görev yapan Luke Tatti, yeni ürün geliştirmek isteyen firmaları çoğu zaman whey proteinden uzaklaştırıp daha ucuz ve daha bol bulunan süt proteini izolatı gibi seçeneklere yönlendirdiğini söyledi.
Ancak son dönemde bu alternatif protein kaynaklarının fiyatlarının da yükselmeye başladığı belirtiliyor.
Bu da proteinli ürün pazarındaki maliyet baskısının yalnızca whey ile sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor.
PROTEİN MODASININ MALİYETİ RAFLARA YANSIYABİLİR
Proteinli gıda furyası, tüketici talebi açısından markalar için büyük fırsat yaratırken, hammadde tarafında ciddi bir kriz doğuruyor.
Whey protein fiyatlarındaki sert artış, proteinli barlar, fırın ürünleri, dondurmalar, atıştırmalıklar ve içeceklerde maliyetleri yukarı çekiyor.
Üreticiler artan maliyetleri bir süre karşılamaya çalışsa da fiyat baskısının raf etiketlerine yansıması bekleniyor.
Bu nedenle proteinli ürünlerde önümüzdeki dönemde hem fiyat artışları hem de içerik formüllerinde değişiklikler gündeme gelebilir.
PROTEİN HER ŞEYE EKLENİYOR AMA WHEY YETMİYOR
Haberde öne çıkan temel tablo şu:
Proteinli beslenme trendi, gıda sektörünün yönünü değiştirdi. Ancak bu dönüşümün merkezindeki whey protein, artan talebe yetişemiyor.
Bir dönem değersiz görülen peynir altı suyu, bugün gıda şirketlerinin peşinde koştuğu stratejik bir hammaddeye dönüştü.
Yeni yatırımlar yolda olsa da üretim kapasitesinin artması zaman alacak.
Bu süreçte proteinli ürün furyasının en büyük sorunu, tüketicinin istediği kadar proteini sağlayacak kadar whey bulunmaması olacak.