Ana içeriğe geç

75 yıllık NATO geleneği: Önce üyelik uğruna, şimdi zirve uğruna... Bedeli yine solcular ödedi

Hükümet son bir haftadır 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak zirve sebebiyle olağanüstü tedbirler aldı: NATO’yu eleştirecek basın açıklaması yasak, NATO’ya karşı yürüyüş yapmak yasak, NATO’ya karşı piknik de yasak… Bu 75 yıllık bir NATO geleneği. Odatv büyüteci tutuyor...

75 yıllık NATO geleneği: Önce üyelik uğruna, şimdi zirve uğruna... Bedeli yine solcular ödedi
Odatv
16

Gazeteciliğin en güzel tanımlarından biridir: Yarının tarihini yazmak

Günaydın gazetesi 15 Mart 1972 tarihinde tam da böyle bir manşet attı:

“Solcular ezildi Amerikan Filosu artık gelebilir”

75 yıllık NATO geleneği: Önce üyelik uğruna, şimdi zirve uğruna... Bedeli yine solcular ödedi - Resim : 1

Hükümet son bir haftadır 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak zirve sebebiyle olağanüstü tedbirler aldı: NATO’yu eleştirecek basın açıklaması yasak, NATO’ya karşı yürüyüş yapmak yasak, NATO’ya karşı piknik de yasak…

Bu 75 yıllık bir NATO geleneği.

Türkiye’nin NATO’ya 1952’de girmesiyle birlikte NATO’nun öncelikleri Türkiye’de “iç politika” oldu: “Sovyet tehdidi”, “iç düşman solcular”, “milli güvenlik için sol ezilmeli” vb.

NATO'ya üyelikten önce yol temizliği için Tan gazetesi, Görüşler, Yeni Dünya gibi sol yayın organları hedef alındı. Solcu gazeteciler takibe alındı.

Arkasından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ndeki profesörler hedef tahtasına oturtuldu. Behice Boran, Pertev Naili Boratav, Niyazi Berkes ve Mediha Berkes gibi etkili isimler üniversiteden uzaklaştırıldı.

Çok partili hayata geçişle birlikte kurulan Türkiye Sosyalist Partisi ve Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi’nin yöneticileri 15 Aralık 1946 gecesi sorguya alındı.

NATO’ya giriş sürecinde sol görüşün ezilme hamlelerinin sayısı oldukça fazla. Dalga dalga artan baskının sebebi sonradan açığa çıktı: NATO üyeliğine ilişkin protokol 17 Ekim 1951’de imzalandı. Üyeliği onaylayan kanun 18 Şubat 1952’de kabul edildi. TBMM kanun metni de “17 Ekim 1951 tarihli Londra Protokolü”nün kabul edildiğini yazıyor.

NATO üyeliği öncesinde ağır baskı altına alınan solcular üyelik sonrasında da rahat bırakılmadı: En büyük operasyon 26 Ekim 1951’de yapıldı.

Şefik Hüsnü, Reşat Fuat Baraner, Zeki Baştımar, Mihri Belli, Sevim Belli/Tarı, Vedat Türkali, Ruhi Su, Enver Gökçe gibi vatansever isimler tutuklandı.

Türk istihbaratı içine NATO’ya girişle birlikte yuvalanan Gladyo’nun, Komünizmle Mücadele Dernekleri de belirlenen siyasetin vurucu güçlerinden biri oldu. FETÖ’nün buradan çıkması tesadüf değil.

68 kuşağının NATO’ya karşı etkili mücadelesi siyasal örgütlenmeleri de beraberinde getirdi. Sosyalistler Meclis’e girmeyi başardı. Türkiye İşçi Partisi’nin 20 Temmuz 1971’de kapatılmasıyla birlikte siyasal örgütlenmeleri engelleme çabası öne alındı.

Günaydın gazetesinin manşetine dönelim: Haberin yayınlandığı 15 Mart 1972’de ülkede sıkıyönetim vardı. 1967’den itibaren Türk limanlarına gelişleri büyük protestolara yol açan 6. Filo ve emperyalist kuşatma temel tartışma konularından biriydi. 16 Şubat 1969’da 6. Filo protestosuna saldırı sonucu iki kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.

12 Mart muhtırasından sonra özellikle üniversiteler üzerinde büyük baskı kuruldu; öğrenci dernekleri kapatıldı, öğrenci liderleri tutuklandı. Tam bağımsız Türkiye diyerek NATO’ya karşı mücadele edenler yine baş düşman ilan edildi. Nihat Erim hükümeti, sıkıyönetim ve geniş yetkilerle sol örgütleri ve aydınları baskı altına aldı. Buna “Balyoz Harekâtı” dediler. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan bu süreçte idam edildi...

Başbakan Nihat Erim tam bu süreçte şöyle dedi: “Solcu unsurların başarı ile ezilmesi sonucu Amerikan Altıncı Filosu’nun Türk limanlarına gelmesinde bir sakınca kalmadı.

Günümüze geldiğimizde manzara yine aynı: Tam Bağımsız Türkiye diyenleri engelle NATO için “sakınca kalmasın.”
Mustafa İlker Yücel

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler