Yüksekliği 3 metreye kadar ulaşan, üzerinde kırmızı meyveleri olan, çalı şeklindeki hoş görünümlü bir bitkinin minik kırmızı meyvelerinden elde ediliyor sumak. Başta Anadolu'da Akdeniz'e yakın yerlerde olmak üzere Ortadoğu'da ve İran'da yetişiyor. Yüksek rakımlı toprakları sevdiğinden, yaylaların seyrek ormanlık alanlarında bulunuyor ve yükseklere çıkıldıkça lezzeti artıyor. Ağza alındığında damakta bir baharatın yoğun aromatik etkilerinden çok sıra dışı ekşi bir tat bırakıyor. Bu ekşi karakteristiği onu, Anadolu sofralarında limon, sirke ya da koruk gibi yemeklere ekşilik kazandırmak için kullanılan vazgeçilmez bir baharat olarak konumlandırmış.
Türk mutfağında bazı sofralarla ve yemeklerle öyle özdeşleşmiş ki, bugün masasında sumak olmayan kebapçı ya da mantıcıya rastlamak neredeyse imkansız. Türk mutfağında sahip olduğu önemli rol bir yana, başta Lübnan olmak üzere Arap mutfaklarında da geniş kullanım alanına sahip. Sonbaharda çalı şeklindeki bitkisinin yaprakları kırmızıya; çiçekleri sert, konik, kırmızı meyvelere dönüştüğünde hasat ediliyor. Meyveler tamamen olgunlaşmadan hemen önce toplanıp güneşte kurutuluyor. Tane olarak ya da öğütüldükten sonra toz olarak kullanılabilir. Çoğunlukla öğütülmüş halde kullanımı tercih edilir.
Sumak lezzeti kadar sağlığa olan faydalarıyla da ön plana çıkar. İçinde yüksek miktarda C vitamini ve antioksidan bulunur.
Kansere karşı korur. Sindirim sistemini düzenler. Hazımsızlığı giderir. Mide problemlerini iyileştirir. Sumak, diş eti bakımını yapar. Anti bakteriyel içeriği sayesinde ağız yaralarına iyi gelir. Boğaz ağrılarını hafifletir. Ateş düşürür.
Sumağın kazaların yaşanması durumunda kanamaları durdurma özelliği bulunur. İdrar kaçırma sorunlarına iyi gelir. Kan şekerini dengeler. İştah açar. Sumak cilde faydaları açısından da dikkat çeker. Suyu tonik olarak kullanıldığında sivilceler ve sivilce lekeleri üzerinde etkilidir. Cilde taze ve parlak bir görünüm verir.
