Yaz aylarının kavurucu sıcaklarında serinlemek için ilk sığındığımız liman buzlu içecekler ve dondurmalar oluyor. Ancak birçoğumuz bu ferahlatıcı lezzetlerin tadını çıkarırken, çocukluğumuzdan beri kulaklarımızda çınlayan o meşhur uyarıyı hatırlamadan edemiyoruz: "Terli terli soğuk su içme, ciğerlerini üşütürsün!"
Nesillerdir kulaktan kulağa aktarılan bu köklü inanış, bugün bile pek çok kişinin dondurma yerken iki kez düşünmesine neden oluyor. Peki, tıp dünyası bu konuda ne diyor? Gerçekten yediğimiz o buz gibi dondurma doğrudan akciğerlerimize inip bizi hasta edebilir mi, yoksa yıllardır masum bir serinleme alışkanlığından korkuyor muyuz?
Toplumda adeta bir şehir efsanesine dönüşen bu sorunun yanıtını ve yaz aylarında solunum yolu sağlığımızı korumanın şifrelerini, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Hacıosman ile masaya yatırdık. Akciğerlerin anatomik yapısından astım hastalarının dikkat etmesi gereken kritik detaylara, dondurmanın zatürreyle olan (veya olmayan) ilişkisinden doğru bilinen yanlışlara kadar ezber bozan açıklamalar bu röportajda.
İşte Dr. Hasan Hacıosman'ın, Merve Kantarcı Çulha'nın sorularına verdiği ve o büyük endişeye son noktayı koyacak çarpıcı yanıtlar...
Halk arasında "terli terli soğuk su içmek ciğerleri üşütür" şeklinde çok yaygın bir inanış var. İçtiğimiz soğuk suyun veya yediğimiz dondurma doğrudan akciğerlerimize ulaşıyor mu?
Hayır. Bu, toplumda en sık karşılaştığımız yanlış inanışlardan biridir. İçtiğimiz su ya da yediğimiz dondurma akciğerlere değil, yemek borusundan geçerek mideye ulaşır.
Akciğerler ve yemek borusu birbirinden tamamen farklı sistemlerdir. Sağlıklı bir kişide soğuk bir içeceğin doğrudan akciğerlere ulaşması söz konusu değildir.
Ancak çok soğuk yiyecek ve içecekler ağız, boğaz ve yutak bölgesindeki sinir uçlarını uyarabilir. Bazı hassas kişilerde kısa süreli boğaz ağrısı, öksürük refleksi veya boğazda rahatsızlık hissi oluşturabilir. Bu durum akciğerlerin "üşüdüğü" anlamına gelmez.
Vücut sıcaklığımız yüksekken (özellikle terliyken) aniden çok soğuk bir sıvı tüketmek veya dondurma yemek, akciğerlerin ya da bronşların savunma mekanizmasında geçici bir zafiyete yol açar mı? Yoksa bu durum sadece üst solunum yollarıyla mı sınırlıdır?
Bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalar, soğuk içecek tüketiminin akciğerlerin bağışıklığını doğrudan zayıflattığını göstermemektedir. Akciğerler vücudun derininde yer alır ve sıcaklıkları oldukça sabit tutulur. Ancak çok soğuk gıdalar üst solunum yollarındaki damarların kısa süreli daralmasına neden olabilir. Bu da özellikle alerjik bünyesi olanlarda, kronik farenjiti bulunanlarda veya hassas kişilerde boğazda geçici tahrişe yol açabilir. Astımı olan bazı bireylerde ise soğuk uyaran bronşlarda spazmı tetikleyebilir. Bu herkes için geçerli değildir; daha çok duyarlı kişilerde görülen bir durumdur.
Özellikle dondurma veya buzlu su tüketimi sonrasında yaşanan farenjit, bademcik şişmesi gibi üst solunum yolu rahatsızlıkları, tedavi edilmediğinde aşağıya, yani ciğerlere (bronşit veya zatürre gibi tablolara) inebilir mi? Bu iki durum arasındaki köprü tam olarak nasıl kuruluyor?
Burada önemli olan nokta, hastalığın nedeni ile tetikleyiciyi birbirinden ayırmaktır. Dondurma ya da soğuk su tek başına enfeksiyon oluşturmaz. Enfeksiyonların temel nedeni virüsler ve bakterilerdir.
Üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren kişilerde bağışıklık sistemi zayıflamışsa, ileri yaş, kronik akciğer hastalığı, diyabet veya sigara kullanımı gibi risk faktörleri varsa enfeksiyon alt solunum yollarına ilerleyebilir. Bu durumda bronşit ya da zatürre gelişebilir.
Yani "dondurma zatürre yaptı" demek doğru değildir. Asıl neden enfeksiyon etkenidir; soğuk gıda olsa olsa bazı kişilerde boğazı tahriş ederek mevcut şikâyetleri artırabilir.
Bir hekim olarak, özellikle yaz aylarında sıcaklığın ve terlemenin arttığı dönemlerde, dondurma ve soğuk içecek tüketiminin "akciğer sağlığını riske atmayacak" şekilde yapılması için altın kurallarınız nelerdir? Toplumda doğru bilinen yanlışları yıkmak adına ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Yaz aylarında soğuk içecek ve dondurma tüketmek tek başına akciğer hastalığına yol açmaz. Önemli olan dengeli tüketimdir.
Şu noktalara dikkat edilmesini öneriyoruz:
Çok susamışken veya yoğun egzersiz sonrası aşırı miktarda buzlu içeceği bir anda tüketmek yerine yavaş yavaş içmek daha konforludur.
Günlük sıvı ihtiyacı öncelikle su ile karşılanmalıdır.
Astım veya kronik solunum yolu hastalığı olan kişiler çok soğuk içeceklerin kendilerinde öksürük ya da nefes darlığını tetiklediğini fark ediyorsa daha ılık içecekleri tercih edebilir.
Dondurma güvenilir ve hijyenik koşullarda üretilmiş olmalıdır.
Sigara kullanmamak, düzenli uyku, dengeli beslenme ve el hijyeni; akciğer sağlığını korumada soğuk içeceklerden çok daha belirleyici faktörlerdir.


