ŞEBNEM TURHAN
Altın fiyatları 28 Şubat'ta ABD, İsrail- İran savaşının başlamasından bu yana sert kayıp yaşamaya devam ediyor. Bu durum yurtiçi yerleşiklerin altın mevduatında kayıp yarattı ama altına talep ivme kaybetse de sürüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 28 Şubat’tan bu yana parite etkisinden arındırılmış olarak kıymetli maden mevduatı 2.5 milyar dolar arttı, altın mevduatı büyüklüğü ise 91.7 milyar dolara indi bu 28 Şubat'a göre 18 milyar dolarlık düşüşe işaret ediyor. Yurtiçi yerleşiklerin bu dönemde asıl tercihi ise TL mevduat olmaya devam etti.
Onsta gerileme %21’i aştı
Savaş ve yarattığı belirsizlik altın fiyatlarına negatif etki yaptı. Merkez bankalarının sıkı para politikasını daha uzun süre sürdüreceğine yönelik beklentiler son yıllarda hızlı yükselişiyle dikkat çeken altının ons fiyatında sert düşüşe neden oldu. Savaş öncesi altının ons fiyatı 5 bin 300 dolar seviyesindeyken geçen cuma günü kapanışta 4 bin 119 dolara kadar geriledi. Bu gelişme yüzde 21’in üzerinde bir düşüşe işaret ederken bir türlü yukarı yönlü hareket de gerçekleştiremedi. Aynı dönemde gram altın fiyatları da 7 bin 433 liradan cuma kapanışta 6 bin 220 liraya kadar indi. Gram altın fiyatı da yüzde 17,5 seviyesinde geriledi.

Toplam altın mevduatı geriledi
Fiyatlardaki değişim yurtiçi yerleşiklerin hem altın talebini hem de altın mevduatındaki kazançlarını geriletti. TCMB haftalık para ve banka verilerine göre 27 Şubat ile biten haftada parite etkisinden arındırılmamış olarak yurtiçi yerleşiklerin kıymetli maden mevduatının büyüklüğü 109 milyar 652 milyon dolar seviyesindeydi. Yurtiçi yerleşik gerçek kişilerin kıymetli maden mevduatı 99 milyar 426 milyon dolarken, tüzel kişilerin kıymetli maden mevduatı da 10 milyar 226 milyon dolardı. Savaşla birlikte altın fiyatlarındaki düşüşün de etkisiyle 3 Temmuz ile biten haftada toplam kıymetli maden mevduatı parite etkisi dahil 17 milyar 949 milyon dolar azalarak 91 milyar 702 milyon dolara indi. Bu düşüşün 16 milyar 495,5 milyon doları gerçek kişilerin kıymetli maden mevduatında, 1 miyar 454,2 milyon doları ise tüzel kişilerin kıymetli maden mevduatında gerçekleşti.
Parite etkisi hariç yükseliş var
TCMB haftalık para ve banka verilerine göre parite etkisinden arındırılmış olarak yurtiçi yerleşiklerin kıymetli maden mevduatı aynı dönemde 2 milyar 490 milyon dolar arttı. Bu yükselişin parite etkisinden arındırılmış olarak 2 milyar 18 milyon doları gerçek kişilerin kıymetli maden mevduatında, 471.6 milyon doları da tüzel kişilerin kıymetli maden mevduatında yaşandı. Altın fiyatlarındaki düşüşü bu dönemde bazı haftalarda yurtiçi yerleşikler alım fırsatı olarak değerlendirdi en dikkat çeken yükseliş de parite etkisinden arındırılmış 2.4 milyar doları bulan yükselişle 27 Mart haftasında oldu.
TL mevduat payı %61’in üzerinde
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri 27 Şubat’tan sonra TCMB’nin sıkılaşması ve sıkı para politikasını daha uzun süre devam edeceği beklentilerinin artmasıyla TL mevduata ilgi daha da arttığını gösterdi. BDDK verilerine göre 3 Temmuz ile biten haftada bankacılık sektöründe TL mevduat 18.4 trilyon lira gerçekleşti, bir önceki haftaya göre düşüş yaşansa da toplam mevduat içinde TL mevduatın payı yüzde 61,71 olarak gerçekleşti. 27 Şubat haftasında bu pay yüzde 58,4 idi ve savaş döneminde en düşük seviyeyi de savaşın ilk haftasında 6 Mart ile biten haftada gördü. BDDK verilerine göre 6 Mart haftasında TL mevduatın payı yüzde 58,14'e kadar indi son bir yılın en düşük seviyesini gördü. Bu yüksek TL mevduat faizlerinin ve dövizde sert hareketlere izin verilmemesiyle yükseldi ve 3 Temmuz haftasında en düşük seviyeye göre TL mevduat payındaki artış 3.6 puana vardı.
TL mevduat faiz oranında değişiklik
Bankacılık sektöründü en kısa vadeli mevduat faiz oranı yüzde 40 üzerindeki seyrini sürdürse de haziran ayına göre 0.5 puanlık düşüşler de yaşanmaya başladı. TCMB temmuz ayı Para Politikası Kurulu toplantısı 23 Temmuz’da gerçekleşecek. Beklentiler politika faizinin yüzde 37 seviyesinde korunması yönünde olsa da fonlamanın gecelik borç verme faizi yüzde 40 seviyesinden normalleştirilmesi öngörülüyor. Bu 3 puanlık bir gevşemeye yol açacak ve bu durum bankacılık sektöründe de TL mevduat faiz oranlarında düşüşe neden olacak. Bankacılık sektörü toplantı öncesinde hafif hafif TL mevduat faiz oranlarını gevşetmeye başlamış görünüyor.