Küresel piyasalardaki değişimler, teknolojik yenilikler ve jeopolitik gelişmeler, ABD dolarının uzun vadeli görünümünü sarsıyor. Deutsche Bank tarafından yayımlanan araştırma notunda, özellikle yabancı devletlerin ve resmi kurumların ABD borçlarına yönelik talebindeki zayıflamaya dikkat çekildi.
Rapora göre, artan jeopolitik gerilimler nedeniyle yabancı ülkelerin ABD Hazine tahvilleri ve diğer dolar cinsinden borçlanma araçlarına yaptığı resmi alımlar geriliyor.
DOLARIN KIRILGANLIĞI ARTACAK
Deutsche Bank, dolar cinsinden borçlanma araçlarının resmi alımları ile ABD’ye yönelik özel sermaye girişleri arasındaki farkın rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Bu durumun, doların geleneksel rezerv talebine dayanan yapısında önemli bir değişime işaret ettiği kaydedildi.
Raporda, doların merkez bankaları ve kamu kurumlarının uzun vadeli rezerv tercihlerinden ziyade, piyasalardaki risk algısına göre hızla yön değiştirebilen özel sermaye hareketlerine giderek daha fazla bağımlı hale geldiği vurgulandı. Bu dönüşümün, doların küresel dalgalanmalara karşı kırılganlığını artırabileceği değerlendirildi.
ABD VE ASYA’DA ZIT EĞİLİMLER
Araştırmada, ABD ve Asya’da sermaye hareketlerinin geleceğini etkileyebilecek zıt yönlü eğilimlerin ortaya çıktığına da dikkat çekildi.
ABD’nin gündeminde, Amerikan finansal varlıklarına yatırım yapmanın önündeki engelleri azaltabilecek blok zinciri teknolojileri ve varlıkların dijital ortamda tokenleştirilmesi yer alıyor. Bu teknolojilerin, ABD piyasalarına özel sermaye girişlerini kolaylaştırabileceği ifade ediliyor.
Asya’da ise dolar merkezli finansal sisteme erişimi artırmaya yönelik teknolojik gelişmelerden çok, Çin’in kendi para birimi yuanın uluslararası kullanımını genişletme çalışmaları öne çıkıyor. Deutsche Bank, yuanın uluslararasılaşmasının birçok Batı piyasasında yeterince dikkate alınmayan önemli bir eğilim olduğunu belirtti.
‘ÇİN’İN BÖLGESEL ROLÜ ARTABİLİR’
Raporda, dünyanın değerleme açısından en ucuz para birimlerinin önemli bir bölümünün Asya’da bulunduğu aktarıldı. Deutsche Bank’ın değerleme modellerinde en düşük değerli görünen 10 para biriminden altısının, büyük sanayi ekonomilerinin de yer aldığı Asya bölgesine ait olduğu bildirildi.
Analizde, Avrupa kaynaklı jeopolitik baskıların artmasıyla birlikte Çin’in bölgesel döviz piyasalarında önemli bir rol oynamaya devam edeceği kaydedildi Pekin yönetiminin yuan ile ticareti ve finansal işlemleri yaygınlaştırma girişimlerinin, Asya’daki döviz dengelerini ve küresel sermaye akışlarını yeniden şekillendirebileceği belirtildi.
Deutsche Bank, söz konusu yapısal değişimlerin yatırımcılar açısından yeni bir döneme işaret ettiğini vurgulayarak, doların faiz oranları ve büyüme görünümü gibi geleneksel belirleyicilerinin yanında, devletlerin rezerv tercihleri ile gelişen küresel sermaye akışlarının da daha yakından izlenmesi gerektiğine işaret etti.