Avrupa Birliği’nin üye devletleri, ABD ve Çin karşısında rekabet edebilmek istiyorsa, ulusal bağımsızlığın önüne Birliğin egemenliğini koymalı, dedi Enrico Letta Euronews’e; AB’nin iki rakip ekonomisini “devler” diye nitelendirdi.
Letta’nın sözleri, özellikle Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimi olmak üzere, 2027’de yapılacak ve sonuçları AB’deki siyasi dengeleri derinden etkileyebilecek kritik seçimler öncesinde geldi.
Marine Le Pen’in geçen hafta cumhurbaşkanlığı yarışına girmeye karar vermesi, Brüksel’de Paris’le ilişkilerin kopabileceği endişesini yarattı. Ulusal Birlik Partisi’nin lideri, on yıl önce Fransa’yı Euro Bölgesi’nden çıkarmak için kampanya yürütmüştü.
O günden bu yana söylemini değiştirerek, Avrupa Birliği’ni içeriden yeniden şekillendirme sözü veriyor ve egemen uluslardan oluşan bir blok savunuyor.
Letta, Euronews’in röportaj programı 12 Dakika’ya, içinde bulunduğumuz karmaşık ekonomik ortamda ulusal egemenliğin Avrupa egemenliğinin önüne geçebileceği düşüncesinin “yanlış” olduğunu söyledi.
“Ulusal egemenlik, Amerikalılara ve Çinlilere hediye göndermek gibi,” diye konuştu, bugün IE University’de (Universidad Instituto de Empresa) dekanlık görevini yürüten ve Jacques Delors Enstitüsü’nün başkanı olan eski İtalya başbakanı.
“Bu konuda çok net olmalıyız; çünkü ulusal egemenlik doğru ölçek değil. Amerikalılar ve Çinlilerle rekabet edebilmek için doğru ölçek Avrupa ölçeği,” diyerek, bu yüzden “asıl mücadelenin Avrupa egemenliği için verildiğini” sözlerine ekledi.
Bunun, ulusal kimlikler korunarak da yapılabileceğini belirten Letta, avronun yürürlüğe girmesini, eski ulusal para birimlerinin kaldırılmasını ve bunun yarattığı siyasi tepkiyi örnek gösterdi.
“Kendi ülkem İtalya’da, ama aynı zamanda Fransa’da ve Almanya’da insanların çok kuşkucu olduğunu hatırlıyorum; ulusal para birimini kaybederken kimliklerini de yitireceklerinden korkuyorlardı,” dedi Letta.
“Ama bugün elimizde, büyük bir başarı olan avro var ve avro sayesinde dünyada daha güçlüyüz. En önemli nokta şu: Kimliklerimizi kaybetmedik; avroya rağmen hâlâ İtalyan, Fransız, İspanyol, Alman’ız.”
Eski başbakan, bu nedenle AB’nin enerji, bağlantı ve finansal piyasalar alanında da aynı şeyi yapabileceğini savundu. “Kimliklerimizi yitirmeden daha rekabetçi olabiliriz.”
‘Grönland her şeyi değiştirdi’
Bu kilit alanların bütünleştirilmesi, yani bir enerji birliği kurulması, dijital hizmetlerin entegre edilmesi ve sermaye piyasalarındaki parçalanmışlığın sona erdirilmesi, Letta’nın Pazardandan Çok Daha Fazlası başlıklı 2024 raporunun merkezinde yer alıyordu.
Rapor, Avrupa’yı daha rekabetçi kılmayı amaçlayan AB eylem planına, Tek Avrupa, Tek Pazar yol haritasına ilham verdi; bu plan Salı günü Brüksel’deki Genel İşler Konseyi toplantısında Letta ve bakanlar tarafından ele alındı.
Birlik, küresel ekonomik meydan okumalara son derece yavaş yanıt verdiği için, aralarında Letta’nın da bulunduğu isimler tarafından uzun süredir eleştiriliyor.
Buna karşın Letta, Şubat ayında Belçika’daki Alden Biesen kalesinde yapılan ve AB liderlerinin rekabet gücünü artırma ile tek pazarı derinleştirme yollarını görüştüğü Avrupa Konseyi toplantısından bu yana “bir hızlanma gördüğünü” savundu.
“Ama benim için bu hızlanmanın siyasi nedeni, her şeyi değiştiren Grönland kriziyle bağlantılı,” diye ekledi Letta; Danimarka Krallığı’na bağlı, maden zengini özerk bölge Grönland’ı ele geçirme hevesi taşıyan Başkan Trump’a atıfta bulunarak.
“Bu, Avrupa liderlerinin ‘Artık bu iki raporu ciddiyetle hayata geçirmeli, uygulamalı ve Avrupa tek pazarını güçlendirmeye çalışmalıyız’ demesi için adeta büyük bir itici güç oldu.”
‘AB’ye yatırım vatandaşlara tasarruflarında daha iyi getiri sağlar’
Letta’nın 2024 raporunun temel taleplerinden biri, Avrupa Birliği’nin bugün parçalı halde bulunan finansal piyasalarını Tasarruf ve Yatırım Birliği’ne (SIU) dönüştürerek daha fazla bütünleştirmesi; bu yapı özel sermayeyi harekete geçirmeyi ve Avrupalıların yüksek banka tasarruf oranlarıyla şirketlerin finansman ihtiyacı arasındaki uçurumu kapatmayı hedefliyor.
“Biz tasarrufların ve tasarruf sahiplerinin kıtasıyız. Bu konuda zirvedeyiz ama tasarruflarımızı çok kötü kullanıyoruz,” dedi Letta.
Letta’nın raporuna göre AB’de 33 trilyon avroluk özel tasarruf bulunuyor; ancak Avrupalı hanelerin yaklaşık 300 milyar avroluk birikimi, başta Amerikan ekonomisi olmak üzere, Birlik dışındaki piyasalara yöneliyor.
Letta, “Tasarrufları, Avrupa etiketi taşıyan Tasarruf ve Yatırım hesaplarına yönlendirmek, vatandaşlara bugün aldıklarından daha iyi getiri sağlayacak,” diye açıkladı.
Tasarruflarla “gerçek ekonomideki” yatırımlar arasında bir köprü kurulması gerektiğini söyleyen Letta, örneğin ABD’nin yapay zekâ yarışında önde olmasının nedeninin de bu olduğunu savundu.
“Bu, kamu kaynaklarıyla değil, finansal piyasalarının yapısı sayesinde mümkün olan özel sermaye ve yatırımlarla gerçekleşiyor,” dedi Letta.
“90’lı yıllarda cep telefonlarımızı Amerikalı tüketicilere satardık. Avrupalıların inovasyon ve teknolojide güçlü olduğu o döneme geri dönmeliyiz ve bunun için bu özel yatırımlara ihtiyacımız var.”