Ana içeriğe geç

Antik mezarlıkta çarpıcı keşif

Güney Afrika'daki Rising Star Mağarası'nda bulunan 20'den fazla Homo naledi bireyinin diş mine proteinlerini inceleyen araştırmacılar, hiçbir örnekte erkeklere özgü biyobelirteç tespit edemedi. Bulgular, mağaranın yalnızca dişilere ayrılmış bir gömü alanı olabileceğini ya da türde nadir görülen genetik bir özelliğe işaret edebileceğini gösteriyor.

Antik mezarlıkta çarpıcı keşif
Nefes Gazetesi
16

Güney Afrika'daki Rising Star Cave mağara sisteminde bulunan Homo naledi fosillerinden elde edilen yeni bulgular, insan evrimine ilişkin önemli soruları yeniden gündeme taşıdı.

Cell dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, en az 20 bireye ait 23 dişten elde edilen mine proteinlerini analiz etti. Çalışmada erkeklerde Y kromozomu tarafından üretilen amelogenin-Y adlı protein belirteci hiçbir örnekte tespit edilmedi.

Araştırmacılar, başlangıçta daha büyük kafatası ve iri yapısı nedeniyle erkek olduğu düşünülen ve "Neo" adı verilen bireyde de erkek belirtecine rastlamadı.

Araştırmada antik DNA'nın sıcak iklimlerde hızla bozulması nedeniyle genetik analiz yerine diş minesindeki proteinler kullanıldı. Bilim insanları, diş minesine uygulanan asitle aşındırma yöntemiyle milyonlarca yıl boyunca korunabilen protein parçacıklarını elde ederek bunları laboratuvarda inceledi.

Analiz edilen 20 bireyden 19'u yüzde 95'in üzerinde olasılıkla dişi olarak sınıflandırıldı. Kalan birey de dişi olasılığıyla uyumlu sonuç verdi ancak güven düzeyi daha düşük kaldı.

Araştırmanın başyazarı Palesa Madupe, bu bulgunun türde erkek ve dişiler arasında belirgin fiziksel farklılıkların neden görülmediğini açıklayabileceğini belirtti.

İKİ OLASILIK

Araştırmacılar sonuçların iki farklı şekilde yorumlanabileceğini ifade ediyor.

İlk olasılığa göre Rising Star Mağarası yalnızca dişilerin gömüldüğü özel bir alan olarak kullanılmış olabilir. Eğer bu doğruysa, küçük beyinli bir insan türünün cinsiyete göre düzenlenmiş bilinçli gömü uygulamaları gerçekleştirdiğine dair şimdiye kadarki en güçlü kanıtlardan biri elde edilmiş olacak.

İkinci olasılık ise Homo naledi popülasyonunda erkeklere özgü amelogenin-Y geninin mutasyona uğramış ya da tamamen silinmiş olması. Böyle bir durumda erkek bireyler bulunuyor olsa bile diş mine proteinlerinde erkek belirteci tespit edilemeyebilir.

Araştırmacılar, mevcut bulguların tek başına bu iki senaryodan hangisinin doğru olduğunu kanıtlamadığını, daha fazla çalışma gerektiğini vurguladı.

Homo naledi yaklaşık 335 bin ila 241 bin yıl önce yaşamış, küçük beyin hacmine karşın modern insana benzeyen el ve alt uzuv özellikleri taşıyan soyu tükenmiş bir insan türü olarak kabul ediliyor.

Bilim insanlarına göre antik protein analizindeki ilerlemeler, yalnızca bu türün biyolojisini değil, aynı zamanda sosyal yaşamı ve ölülerini nasıl değerlendirdiğine ilişkin davranışlarını da anlamaya yardımcı olabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler