Kolon kanseri tıp dünyasında uzun yıllar boyunca 60 yaş ve üzeri bireylerde görülen bir "ileri yaş hastalığı" olarak kabul edilirken, son yıllarda ortaya çıkan bilimsel veriler bu algıyı kökten değiştiriyor. Erken başlangıçlı kolorektal kanser vakalarının dünya genelinde yükselişe geçtiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mesut Gül, 30’lu ve 40’lı yaşlardaki hasta sayısındaki belirgin artışın tıp dünyasının en önemli gündem maddelerinden biri haline geldiğini söyledi.
Yaşın genç olmasının hastalığın göz ardı edilmesine yol açmaması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Gül, erken tanının ve farkındalığın kritik rolüne işaret etti.
"GENÇ YAŞTA ŞİKÂYETLERİN İHMAL EDİLMESİ TANIYI GECİKTİRİYOR"
Süreklilik arz eden bağırsak alışkanlığı değişikliklerinin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Mesut Gül, gözden kaçırılmaması gereken belirtileri şu şekilde sıraladı:
Geçmeyen kabızlık veya ishal durumları,
Dışkıda kan görülmesi ve sebebi açıklanamayan kansızlık (anemi),
Sürekli hale gelen karın ağrısı, şişkinlik ve istemsiz kilo kaybı.
Genç bireylerde görülen bu şikâyetlerin sıklıkla hemoroid ya da geçici beslenme bozukluklarına bağlandığını belirten Gül, "Bu belirtilerin genç yaşta görülmesi nedeniyle ihmal edilmesi, maalesef tanının gecikmesine ve hastalığın evre atlamasına yol açabiliyor" uyarısında bulundu.
NEDENİ TEK BİR FAKTÖRE BAĞLANAMIYOR
Erken yaşta görülen kolon kanseri vakalarındaki tırmanışın tek bir nedene indirgenemeyeceğini kaydeden Doç. Dr. Gül; işlenmiş gıda tüketimi, obezite, sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı, bağırsak mikrobiyotasındaki bozulmalar ve genetik yatkınlık gibi çok sayıda faktörün bu süreçte bir arada rol oynadığını ifade etti.
Kolon kanserinin büyük oranda poliplerden geliştiğini hatırlatan uzman isim, kolonoskopinin sadece bir teşhis aracı değil, aynı zamanda kanserleşme potansiyeli taşıyan poliplerin işlem sırasında çıkarılmasıyla önleyici bir tedavi yöntemi olduğunu belirtti. Ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerin risk durumlarına göre çok daha erken yaşlarda tarama programlarına dahil olmaları gerektiği vurgulandı.
SAĞLIKLI YAŞAM ALIŞKANLIKLARI RİSKİ AZALTIYOR
Hastalığı tamamen önlemek mümkün olmasa da risk faktörlerinin azaltılabileceğini belirten Doç. Dr. Mesut Gül, koruyucu önlemleri şöyle sıraladı:
"Düzenli fiziksel aktivite yapmak, ideal kiloyu korumak, lif bakımından zengin gıdalar ile sebze ve meyve tüketimini artırmak, işlenmiş et ürünlerini sınırlamak, sigara ve aşırı alkol kullanımından kaçınmak kolon sağlığını korumaya yardımcı olur. En önemlisi ise vücudun verdiği sinyalleri ciddiye almak ve şikâyetler devam ediyorsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaktır."