Ana içeriğe geç

Diyarbakır’ın birikimleri heba edilmemeli

Diyarbakır’ın birikimleri heba edilmemeli
Ekonomim.com
16

Mikrocoğrafya dinamiklerini anlamadan, mikrocoğrafya ritmini yakalamadan bir şehrin günün koşullarına uygun gelişme yaratması güçtür. Yiwu’da olduğu gibi, pazar-şehir, fabrika-şehir, dünya-şehir, ülke-şehir bağlamı karar süreçlerinde değerlendirilmeli.

Diyarbakır’ın birikimleri heba edilmemeli - Resim : 1

Bir önceki yazıda Diyarbakır’ı değerlendirirken dayanak noktası olarak Çin’de Yiwu uygulamalarını seçtiğimizi paylaştık. Burada anlatılanlardan “anlamlı sonuçlara” ulaşmak isteyenler Yiwu uygulamalarına orijinal metinden ve paylaştığımız özetten bir kez daha bakarak zihinlerinde diri tutmalı, dayanak noktası yaparak saptamalarımızı eleştirel akıldan geçirmeli.

Fiziki sermaye stoku

Diyarbakır’da tekstil ve hazır giyim alanında bir merkez oluşturmak amacıyla, bir dizi destek sağlanarak önemli bir fiziki sermaye stoku yaratıldı. Özel İhtisas OSB yatırımı yapılarak, sektörün uygun ölçekte ve etkili akış yaratabileceği yer tahsisleri yapıldı.

OSB’de inşaatı tamamlanan yapılar, sektörde uygulanan son teknolojilere göre uygun hatlar ve çalışma koşulları dikkate alınarak tasarlandı. Çok yakın zamanlarda yapılmış olan yer tahsisleri ve uygun yapıların kısa zaman sonra işlevsiz kalması yöre insanında ve gelişmeleri yakından izleyen herkeste hayal kırıklığı yarattı. Daha uzun dönemli bir gelecek yaratma motivasyonuyla yörede yatırım yapanların “belirsizlik koşullarında” önlerini göremez hale geldi.

Bir günah keçisi aramak için değil, nerede ve niçin yanlış yaptığımızı anlamak ve aynı yanlışları tekrarlamamak için oluşturulan fiziki sermaye stokunun bugünkü durumunu değerlendirmeli, birikimleri heba etmemeliyiz.

Yatırım motivasyonları

Diyarbakır’da oluşturulan OSB’de kısa zamanda “yatırım ve üretim kültüründeki” kazanımlar önemli. Başlangıçta yörede küçük atölye denemeleri vardı. Teşviklerle fiziki sermaye stoku oluşunca diğer üretim merkezlerinden yöreye gelen yatırımcılar atölyelerin iyi yetişmiş işgücünü transfer etti. Ayrıca, kırsal kesimden gelen birçok insan istihdam edilerek, tarla düzeninden fabrika düzenine geçiş için ciddi eğitimler yapıldı. İnsan-makine, insan-zaman, insan-iş özeni gibi daha bir dizi alanda yöre insanı gelişti: Belli bir işgücü kalitesi düzeyine erişildi.

Yöreye gelen iş insanlarını motive eden üç etken vardı: Birincisi, işgücü maliyetlerinde Diyarbakır bir geçiş bölgesi olarak görüldü. İkincisi, verilen teşvikler fiziki koşulları uygun işyerine sahip olma imkanı yaratıyordu. Üçüncüsü, “hemşehrilik etkisi” dediğimiz duygusal kendini kanıtlamanın yönlendiriciliği de etkili oluyordu. Diyarbakır’daki oluşum, duygusal içeriği kadar rasyonel hesaplamalarla uygun bir geçişe uygun gözüküyordu.

Yatırımlarda sadece arsa ve bina bedellerini değil, işinin asgari koşullarını bilen işgücü yetiştirilmesinin bedellerini de hesaplamak gerekiyor. Fiziki sermaye stoku kadar insan kaynağındaki kazanımlar da dikkate alınmalı.

Merkezi ve yerel yönetim birimleri

Yiwu örneğinde merkezi ve yerel yönetimlerin bir ortak stratejiyi uygulamada işbirliği yaptıkları görülüyor. Diyarbakır’da tekstil ve hazır giyim alanında kendi içinde farklı aşama yaratmak istiyorsak, merkezi ve yerel yönetim birimlerinin işbirliği konusunu enine boyuna değerlendirmeliyiz.

Merkezi yönetim ve yerel yönetim birimlerinin, sektörde yaşanan krizi atlatmada, sektörde çekilme ya da odak değiştirme gibi konularda rehberlik etmeleri gerekiyor. Altyapıların oluşturulması, kiraların düzenlenmesi, anlaşmazlıklarda arabuluculuk, hakemlik gibi alanlarda merkezi yönetim ve yerel yönetim birimlerinin üreticinin işini kolaylaştırıcı adımlar atabilmesi için düzenlemelerde boşlukların doldurulması ilk adım olmamalı. Bu alanda da “iç dinamiklerin güçlendirilmesi” çok önemli.

Mikrocoğrafya dinamikleri

Mikrocoğrafya dinamiklerini anlamadan ve ritmini yakalamadan bir şehrin günün koşullarına uygun gelişme yaratması güçtür. Yiwu’da olduğu gibi, pazar-şehir, fabrika-şehir, dünya-şehir, ülke-şehir bağlamı karar süreçlerinde değerlendirilmeli.

Mikrocoğrafyanın yarattığı lojistik sorunlar Diyarbakır’da ilk sıralardaki yerini alıyor. Diyarbakır çok hızlı göç alan yerlerimizden biri. Yerel yönetimlerin konut arzını artırarak kira konusunda dengeleyici etki yaratması ciddi biçimde planlanmalı. Ayrıca, işyerlerinin genel anlamda teknik eleman yetiştirilmesinde merkezi-yerel yönetim birimlerinin işbirliği ve diğer toplum kesimlerinin katılımı, faydalı bilginin çoğalmasını da hızlandıracaktır.

Bir başka sorun “risk algısı ve banka sisteminin işleyişinde” mikrocoğrafyanın yarattığı ek maliyetler... Yörede sermaye birikimindeki yetersizlik ve özkaynak yaratma zorlukları, özel borçlanma ve özellikle kriz dönemlerinde işyerleri üzerinde yarattığı baskıyı artırması gibi sorunlar da yerel düzlemde, ülkesel ve küresel ölçekte dengelenmesi gereken sorunlar. Lojistik erişilebilirlik konusu da bölgenin ivedi sorunlarından biri. Ülke ölçeğinde gelişmiş ve gelişmekte olan bölgelerin uzaklığı, İskenderun ve Mersin Limanı’na erişim, hızlı trenle Doğu Akdeniz Havzası ile Güneydoğu bağlantısı üzerinde kafa yorarak ivedi çözümler üretilmesi gereken alanlar.

İşgücü profillerindeki değişme

Diyarbakır’da gelişme yaratmak için işgücü profilinde değişmeler de karar süreçlerinde çok temel değişken. Topraktan gelen, küçük atölyelerde mekanik beceriler kazanan önemli bir gelişme var. Yöre dışından getirilen teknik ve sosyal becerili işgücünün öğrenme eğrilerini hızla olumluya kaydırdığı da günün gerçekliği. İşyeri ihtiyaçlarına göre eğitimlerin kararlılıkla sürdürülmesi “işgücü profilinde” yaratıcı yıkım koşullarına uyumun temel sorunlarından bir başkası.

İş süreçlerinde değişmelerin sürekliliği, işgücü profilinin de sürekli değişmesini gerektiriyor. Bu konuya sistemlerin işleyişi ve rekabet gücü yaratma odağından bakıldığı kadar, mikrocoğrafyanın yarattığı sosyolojiye uygun çözümleri açısından da bakmak gerekiyor.

Destek hizmetler ekosistemi

Mikrocografyanın bir başka boyutu, daha önce Altın Hilal’in şimdi de İstanbul-odaklı gelişmenin yarattığı mekânsal uzaklık konusunun özenle ve önemle ele alınması. Yiwu örneğinde gördüğümüz gibi özel uygulamalar yörenin özelliklerini dikkate alarak gerçekleştirilirse gelişme beklenen hıza erişebilir.

Destek hizmetlerin” yörede yeterince gelişmesi de önemli. Destek hizmet arzında Gaziantep, Adana, Ankara ve İstanbul odaklı bağımlılık da sorgulanan ve çözüm aranan sorunlar.

Bakım-onarım altyapısı, yedek parça arzı, tedarik zincirinde ana sanayi ve yan sanayinin birbirlerini bütünlememesi de sorun alanı. Ayrıca, OSB’lere “özel ulaşım” ile işgücü taşınması bir ek maliyet. Bu sorunun “ kent içi hafif raylı sistemle” çözülmesi gibi bir dizi destek hizmetinin kapsamlı planlanmasına, özenli fikr-i takibe ihtiyacı var.

Finansal araçlar ve erişilebilirlik

Ülkemizin her yerinde olduğu gibi Diyarbakır özelinde de finansal araç yeterliliği ve erişilebilirlik sorunları aşılabilmiş değil.

Bölge riski, banka sistemine erişilebilirlik ve ek maliyetler yüklenmesi önemli yakınma konuları arasında.

Belli bir ülke stratejisine dayalı yerel bir gelişme stratejisi bağlamı da değerlendirilmesi gereken sorun. Diğer sorunlar gibi finansman sorunlarında da Yiwu örneğinde olduğu gibi “dinamik özel çözüm üretimi mekanizmaları” oluşturulması gerekiyor.

Faydalı bilgi üretilmesi ve çoğaltılması

Diyarbakır’da tekstil ve hazır giyim, taş-toprak ürünleri, metal işleme, ambalaj ve kimyasallarda gelişme var. Ekonomik büyümeyi destekleyecek faydalı bilgi düzeyi hakkında net bilgi ihtiyacının farkında olmalıyız. Net bilgiye erişilemezse, etkin koordinasyonla kaynak verimliliği artırılamaz. Ayrıca, bölgenin bugünü ve yarınını düşünerek “odaklanma” da etkin koordinasyon olmaksızın başarılamaz.

Makro iktisadi istikrar bağlamı

Başta hukuk sistemi ve güven sorunu olmak üzere çok değişik makro sorunlar gündemde: Kur politikasının etkisi güncel sıkıntılardan biri. Satın alma gücünün azalması ve iç talebin daralması bir başka sorun. Dış rekabette serbest ve adil piyasa koşullarında rekabette şans eşitliğinin sağlanması, korunması ve sürdürülmesi de önemli. Yerli ve ithal girdi konusunun kısa ve uzun dönemli etkileri ele alınması gereken bir başka konu. İş yasaları ve kontrollü esnek çalışma taleplerine küresel bağlamda bakılması gerekiyor. Vergi düzenlemeleri kadar iç barışın güçlendirilmesi de dile getirilen konular.

Kaynağa Git

İlgili Haberler