Ana içeriğe geç

Burada koyunların sayısı insanlardan fazla! İskandinavya'nın yeşil cenneti Faroe Adaları

Faroe Adaları, yemyeşil fiyortları ve masalsı manzaraları ile öne çıkıyor. Burada koyunların sayısı insanların sayısından daha fazla!

Burada koyunların sayısı insanlardan fazla! İskandinavya'nın yeşil cenneti Faroe Adaları
Aydınlık
16

Yeşili bol, harika manzaralı fiyortları ve koyunları ile meşhur yeşil cennet; Faroe Adaları. Burası İskandinavya'nın en az bilinen yerlerinden birisidir. Kendine ait bir bayrağı bulunsa da Danimarka'ya bağlı özerk bir bölgedir. Faroe ada dilinde koyun demek, burası da koyun adaları anlamına geliyor. Adada yaşayan kişiler İskandinav soyundan geliyor. Burayı yaklaşık 2 hafta boyunca kamp kurarak keşfettim. Gördüğüm manzaralar karşısında nutkum tutuldu. Gezimin bir bölümü aktarıyorum ve Faroe Adaları hakkında öğrendiklerimi sizlerle paylaşıyorum.

İSKANDİNAVYA'NIN YEŞİL CENNETİ FAROE ADALARI

Öncelikle, buraya Kopenhag üzerinden uçak ile ulaşmak en kolay yoldur. Gemiler gidiyor olsa da fiyatları biraz tuzludur. Ben de rotamı Kopenhag'a çevirip, Danimarka üzerinden Faroe Adaları'na uçtum. Uçak bilet fiyatları standarttı, 'low cost' denilebilecek ekonomik havayolu şirketlerinin indirimli bilet fiyatları burada işlemiyor. Kuzey Avrupa'nın diğer ülkelerinden Faroe Adaları'na varılsa da sefer sayıları Danimarka'da daha fazladır. Örneğin, Amsterdam üzerinden direkt uçuş bulmak mümkündür. Paris'ten bile direkt uçuş vardır.

Vagar Havalimanı'na vardığımda çok mutlu hissediyordum. Faroe Adaları'nın başkenti Torshavn olmasına rağmen adaların tek uluslararası havalimanı şehrin dışındaki farklı bir adadadır. Ancak, gitmek isteyenler özelinde; bu sizi ulaşım açısından endişelendirmesin. Burada her yer birbirine yakın sayılır ve adaların önemli çoğunluğunda karayolu bağlantısı, tüneller aracılığıyla sağlanmıştır. Araçların ulaşamadığı adalara ise helikopterler ile varabiliyorsunuz. Helikopter ile toplu ulaşıma dahil olmanın maliyeti ise oranın para biriminin TL karşılığına göre 2 bin liradan başlıyor. Ben binmeyi son günlere sakladım, sonrasında ise hava durumunun belirsizliğinden ötürü binme fırsatı yakalayamadım.

Burada koyunların sayısı insanlardan fazla! İskandinavya'nın yeşil cenneti Faroe Adaları - Resim : 2

Havalimanından indikten sonra etrafıma baktığımda, bizim yaylaların serin havasını aldım adeta. Bununla beraber, manzaranın Gümüşhane yaylalarına benzerliği zihnimi bulunduğum yerden kilometrelerce uzağa, memlekete götürdü. Hafızamda canlanan ağaçsız tepelerden farkı vardı elbet, bizim yaylaların dağları, buranın fiyortları vardı; sonsuz okyanusa açılan eşsiz manzaralarını görmeye başlamanı heyecanı son güne kadar devam etti.

Havalimanda biraz vakit geçirip, yemeğimi yiyip, kalın giysileri giyip yola koyulma peşindeydim. Gel gör ki planladığım gibi olmadı. Havalimanı sanki bir dükkanmışçasına akşam 8 civarında kapandı; havalimanı görevlisi, kapanış saatinin geldiğini söylemişti. Apar topar hazırlandım, aç aç, soğuğa uygun giysilerimi ayarlamadan havalimanından ayrıldım.

Burada koyunların sayısı insanlardan fazla! İskandinavya'nın yeşil cenneti Faroe Adaları - Resim : 3

Buranın İzlanda kadar soğuk olacağını düşündüğüm için buna göre kalın kıyafetler getirmiştim. Ancak öyle olmadı, terliklerimle uzunca yürüdüm, havalimanına yakın bir kasabaya kadar gittim. Kasaba öyle sakindi ki, etrafta neredeyse kimseye rastlamadım, sadece arada bir arabalar geçiyordu. Yürüyüp manzaranın tadını çıkarırken aynı zamanda kamp yapacak bir yer de arıyordum. Faroe Adaları, Norveç gibi değildir; özel mülklerden 250 metre uzakta kamp yapmanız burada yasaktır, Norveç'te serbesttir. Çadırımı kuracak yer bulmak için birinden izin almam gerekiyordu ama kimseyi bulamıyordum. Kasabanın sonuna geldiğimde bir köpek havladı, o esnada evin sahibi meydana çıktı. Onun arazisinde kamp yapmak için izin aldım, onay aldıktan sonra çadırımı kurdum, dinlenmeye koyuldum. Hava da çadırımı kurduktan sonra bozdu ve yağmur başlamıştı.

Burada koyunların sayısı insanlardan fazla! İskandinavya'nın yeşil cenneti Faroe Adaları - Resim : 4

Gece soğuk geçmedi, zaten hava da pek kararmadı yazın kuzeyde olduğum için. Uyandığımda çadırı alıp toparlandım. 10 kiloyu aşan sırt çantam ile etrafı dolaştım. Market bulup yiyecek bir şeyler alarak karnımı doyurdum. Yemeğin ardından kahvemi içip yola koyuldum. Görmek istediğim bir yer paralıydı. Fiyorda ulaşmak için belirli bir miktar (5 bin lira civarında) ücret ödemem gerekiyordu ve bunu rezervasyon ile belirli günlerde yapmak zorundaydım. O gün ise farklı bir gündü, ben de görmeyi sonraya bırakmıştım. Bu esnada yağmur hızlandı ve rüzgar sertleşti ama bu durum kısa sürdü. Rotamı değiştirip Mulafossur Şelalesi'ne doğru yola koyuldum. Otostop ile Gásadalur köyüne vardım. Burada 11 kişi yaşıyordu, şelale ise bu köyde yer alıyordu. Yol boyunca manzaranın güzelliğine hayran kalmıştım. -Fiyortları ve yeşili çok sevdiğim için İskandinavya doğasına bayılıyordum. Bizim yaylaları ve köyleri anımsatan habitatı da cabası; kuzu kulağı, yaban mersini, böğürtlen gibi çok sevdiğim bitkileri bu coğrafyada görüyordum.-

Burada koyunların sayısı insanlardan fazla! İskandinavya'nın yeşil cenneti Faroe Adaları - Resim : 5

Şelalenin manzarası ise beni adeta büyülemişti. Kuzeyin sert rüzgarlarının fiyordun falezlerine çarpıp yönünü şelalenin akışının tersine doğru çevirmesi ve ardından gelen bu çarpışma sonrasındaki şelalenin yukarı akıyormuşçasına bir görsel şölen sunması, beni sanki farklı bir diyarda hissetirdi. Okumaya doyamadığım fantastik edebiyat eserlerinde tasvir edilen diyarları dünya gözüyle görmüş gibiydim.

Mulafossur Şelalesi, yukarı akan şelale-ters akan şelale olarak da biliniyor. Rüzgarın etkisiyle yukarı savrulan şelale suyu, bu isimleri almasındaki etkendir. Ancak beni şaşırtan şeylerden biri ise rüzgarın, bu suları metrelerce öteye taşımasıdır. Rüzgarın, suyu alıp, aktığı noktanın tersine, köye kadar taşıdığını görmüştüm. Neyse ki bu doğal güzelliği görmek için bir ücret ödemek gerekmiyordu. Faroe Adaları'nda çoğu tepe ve fiyordun bir sahibi vardı. Buna pek yabancı değildim; İzlanda'da Seljalandsfoss şelalesinin altında kamp yaptıktan sonra, bu şelalenin bir sahibi olduğunu öğrenmiştim.

Burada koyunların sayısı insanlardan fazla! İskandinavya'nın yeşil cenneti Faroe Adaları - Resim : 6

Şelaleyi gördükten sonra Gásadalur köyünde biraz tur attım ve bir tepeye çıktım, hava oldukça rüzgarlıydı ve rüzgar soğuk esiyordu. Güzel manzaraları gördükten sonra köye geri döndüm. Market yoktu, butik bir kafe vardı ama ben kahvemi hazırlayıp termosa koymuştum bile. O an elma yiyerek çatısı çimli olan şirin evlerin yanından geçtim. Mobil kütüphane gibi bir şey vardı, orada kitapları almak ücretsizdi. Yolun sonu köye çıkıyordu ama bu bölgede göreceğim şey kalmamıştı. Ben de otostopla geldiğim yere geri döndüm. Yoldan geçerken harika bir kasabaya rastladım, daha öncesinden izlemiş olduğum Faroe yapımı bir dönem filminin bu kasabada çekildiğini fark ettim. Buradan döndükten sonra kamp yapacak bir yer aradım, kilisenin ardındaki parkta sakin bir yer buldum ve burada dinlendim.

Burada koyunların sayısı insanlardan fazla! İskandinavya'nın yeşil cenneti Faroe Adaları - Resim : 7

Faroe Adaları'nda kasaba, köy ve şehir dışındaki alanlarda ağaçlara rastlamak imkansız. Ben de bir yerleşim yerine yakın olduğum için, parkın kenarına çadırımı kurmuştum. Etraftaki marketlere göz attım, kampımın yakınındaki benzinliğe uğrayıp sosisli yedim. 'Hotdog' İskandinavyalıların en çok tükettiği 'fast-food' türlerinden biridir. Öyle ki, özellikle benzinliklerde çokça rastlarsınız.

Ertesi gün harika bir manzara görmeyi planlıyordum. Kurmuş olduğum çadıra dönüp uyuyup uyandıktan sonra yiyecek ve içeceklerimi kamp tüpü ile hazırlayıp termosa yerleştirdim. Bu defaki rotam okyanusta asılı duruyormuş izlenimi veren göldü. Burası özel alan sayıldığı için giriş ücretliydi. Alandan içeri girip yürümeye başladım.

Burada koyunların sayısı insanlardan fazla! İskandinavya'nın yeşil cenneti Faroe Adaları - Resim : 8

Sorvagsvatn gölü hakkındaki deneyimlerimi sonraki yazıma ayırdım. Görmüş olduğum 45 ülke içerisinde beni en çok etkileyen yerlerden birini; Faroe Adaları deneyimlerimi detay vermeden aktarmış olmak istemezdim. Yaşadığım tüm anları ayrıntıyla aktarmak için göl manzarasını gördüğüm anı ve sonraki maceralarımı farklı bir günde sunacağım.

Kaynağa Git

İlgili Haberler