Ana içeriğe geç

UV maskeler ve serin kravatlar: Avrupa dışında sıcakla mücadele

Avrupa’dan çok uzaktaki diğer kıtalarda yer alan ülkeler, kavurucu sıcaklarla başa çıkmak için uzun zamandır yöntemler geliştiriyor. İşte kimileri sıra dışı, kimileri ilham veren bazı örnekler.

UV maskeler ve serin kravatlar: Avrupa dışında sıcakla mücadele
Euronews Türkçe
16

Başka ülkeler, başka adetler: Örneğin Almanya'da aşırı sıcaklarda kravatı gevşetmek ya da tamamen çıkarmak olağanken, Japonya'da kravat hiç düşünülmeden serinletici bir bez gibi kullanılıyor: içine küçük soğutucu pedler ya da özel jel dolgular yerleştirilmiş serinletici kravatlar şeklinde. Bazılarının enseye gelen iç yüzünde aynı zamanda teri emen havlu kumaş bulunuyor.

Yazı atlatma konusunda Japonya genel olarak son derece yaratıcı kabul ediliyor. Bu yöntemlerin çoğu Avrupalılara ilk bakışta tuhaf gelse de aslında basit fizyolojik prensiplere dayanıyor: Bilimsel açıdan özellikle ense, bilekler, koltuk altı ve kasık bölgesini soğutmak etkili, çünkü buralardan geçen büyük damarlar cilde çok yakın. Bu nedenle Japonların serinleme hileleri, bize ilk anda biraz garip görünse de, sanılandan daha fazla işe yarayabiliyor.

Bu yüzden Japonya'da boynu serin tutan buz halkaları da son derece popüler. Ense bölgesi soğutulduğunda, vücudun genel sıcaklık algısı da düşebiliyor. Yazlık kıyafetlerin tamamlayıcısı olarak sık sık, boyna renk uyumlu bir havlu dolanıyor; bu havlu arada bir ıslatılarak serinlik sağlanıyor.

Tenugui adı verilen, küçük, ince, geleneksel pamuklu bezler de yaygın bir serinleme yöntemi. Bu bezler hafifçe ıslatılıp gömlek yakasının, takım elbiselerin ya da şapkaların altında fark edilmeden taşınıyor.

Aşırı ısınmaya karşı koruma: Avrupa'nın aerobik çağına damga vuran bir kült objesi

1980'lerde, özellikle aerobik furyası sırasında, Avrupa'da birer klasik sayılıyorlardı: Baş bantları (o dönem sık sık neon renklerde) ve onlara uygun havlu bileklikler. Japonlar içinse bunlar, bileklerdeki nabız noktalarını serinletmek için ara ara ıslatılan, gündelik hayatın vazgeçilmez yardımcıları.

El tipi vantilatörler ya da yelpazeler de elbette günlük hayatın parçası; boyunda ya da bilekte taşınan aksesuarlar olarak kullanılıyorlar. Bu yalnızca Japonya'da değil, Çin'de de böyle.

Çin'de son yıllarda güneşten korunmak için farklı türde yüz maskeleri de yaygınlaştı. Bunların en bilinenlerinden biri, yalnızca göz, burun ve ağzı açıkta bırakan esnek kumaştan bir başlık olan “Facekini”.

Bu başlığın nasıl durduğunu, yukarıdaki kapak fotoğrafında Römerberg'de, Frankfurt am Main'de fotoğraf çeken Çinli bir turisti görerek anlamak mümkün. Aslen Qingdao gibi kıyı bölgelerinde geliştirilen bu başlık, başlangıçta özellikle denize girenler tarafından, yüzme sırasında deriyi güçlü UV ışınlarından korumak için kullanılıyordu. Sarı Deniz kıyısında yer alan milyonluk kent, Şanghay ile Pekin arasında yaklaşık yarı yolda bulunuyor ve dünyaya ihraç edilen “Tsingtao birası” ile de tanınıyor.

Çin'de “Facekini” modası

Zaman içinde Çin'de yüz maskeleri konsepti de evrildi. Bugün gündelik hayata uygun, hafif UV korumalı maskeler yaygın; bunlar “Ice Silk” gibi nefes alabilen işlevsel kumaşlardan üretiliyor. Modern versiyonlar ince, esnek ve çoğu UPF 50+ gibi yüksek UV koruma faktörlerine sahip. Sadece plajda değil, günlük hayatta da sık sık takılıyorlar.

Bu maskeler yalnızca iklim koşullarına pragmatik bir uyum anlamına gelmiyor; aynı zamanda cilt bakımı ve estetikle ilgili kültürel anlayışları da yansıtıyor.

Doğal malzemelerden yapılmış, çok geniş siperlikli şapkalar, özellikle kadınlar tarafından sıkça tercih ediliyor; altına konan ince bir örtü de ara ara ıslatılıyor ve böylece güneş çarpmasına karşı koruma sağlaması hedefleniyor.

Dikkat çekici bir nokta: Çin'de sıcak havalarda çoğu zaman soğuk içecekler yerine ılık ya da sıcak içecekler tercih ediliyor. Bunun arkasında, aşırı soğuğun bedenin iç dengesini bozabileceğini söyleyen Geleneksel Çin Tıbbı (GÇT) anlayışı yatıyor. Ayrıca çok soğuk içeceklerin mideyi zorladığı ve vücudun ardından sıcaklık dengesini sağlamak için ekstra enerji harcamak zorunda kaldığı düşünülüyor; sıcak içecekler ise daha nazik kabul ediliyor ve doğal terlemeyi destekleyerek buharlaşma yoluyla serinlemeyi kolaylaştırdığına inanılıyor.

Avrupa dışındaki birçok ülke üç temel prensibe dayanıyor: 1. Su ve hava hareketiyle sağlanan buharlaşma yoluyla soğutma, 2. gölge ve mimari çözümler ile 3. toprak ya da taştan kalın duvarların sağladığı ısıl kütle.

ABD'nin güneybatısındaki Navajo ve Pueblo topluluklarının geleneksel teknikleri, küçük pencereli kerpiç ve taş yapılardan, gölge sağlayan saçaklardan ve verandalardan oluşuyor.

Almanya gibi ülkelerdeki modern konutlar öncelikle ısı yalıtımı ve enerji verimliliğine odaklanırken, Pueblo geleneğinden gelen yapılar yüksek ısı depolama kapasiteleri sayesinde iç mekânda nispeten sabit sıcaklıklar sağlıyor; yazın görece serin, kışın ise daha uzun süre sıcak kalıyorlar.

Daha güneyde Meksikalılar genellikle çok hafif ve bol pamuklu kıyafetler giyiyor. Evler de çoğu zaman, iç sıcaklığı dengeleyen kalın kerpiç (adobe) duvarlardan yapılıyor. Birçok evde, doğal “serin adalar” işlevi gören ve sıcaklığı hissedilir biçimde düşüren avlular bulunuyor. Elbette günün en sıcak saatlerine denk gelen öğle uykusu, yani siesta da gündelik yaşamın ayrılmaz parçası.

Mısır'da pencerelere asılan ıslak bezler

Mısır'da kullanılan geleneksel rüzgâr kuleleri (malqaf), dışarıdaki daha serin havayı evlerin içine yönlendiriyor; iç avlulardaki havuzlar ve bitkiler de buharlaşma yoluyla mikroiklimin sıcaklığını düşürüyor. Temel ilke şu: Islak bir bez pencerenin önüne ya da çerçevenin içine asıldığında, kumaştaki su buharlaşıyor. Su buharlaşırken enerjiye ihtiyaç duyuyor ve bu enerjiyi çevreden, ısı formunda alıyor. Böylece ıslak bezin yanından geçen hava soğuyor.

Hindistan'ın birçok bölgesinde de yine basit fizik kurallarına dayanan geleneksel serinleme yöntemleri kullanılıyor. Bunların merkezinde, sırlanmamış toprak testilerde suyun buharlaşma yoluyla doğal biçimde soğutulduğu “mitti” soğutma sistemi yer alıyor. Buna ek olarak pek çok kişi, vücut ısısını daha iyi dengelemek için ıslak pamuklu bezler ya da çok hafif pamuklu kıyafetler kullanıyor. Evlerde de buharlaşmadan özellikle yararlanılıyor; ıslak jüt hasırlar ya da perdeler, ortam havasını belirgin şekilde serinletiyor.

Yoğurt, ayran ya da demirhindi bazlı içecekler de çok seviliyor; bunlar sadece sıvı kaybını telafi etmiyor, aynı zamanda elektrolitlerin de yerine konmasına yardımcı oluyor.

Genel olarak, geleneksel olarak sıcak olan birçok ülkede çorba ya da kavun gibi hafif ve su oranı yüksek yiyecekler tercih ediliyor.

Sonuç olarak, Avrupa ülkeleri ile diğer kıtalardaki ülkeler arasındaki fark, “daha iyi” ya da “daha kötü” yöntemlerden ziyade, daha çok alışık olunan iklim, yapı tarzı, günlük pratikler ve tarihsel gelişimden kaynaklanıyor.

Avrupa dışındaki bölgelerde çoğu zaman pasif, mimari ve kültürel olarak yerleşik serinleme stratejileri öne çıkarken, Avrupa'da daha çok teknik ve kısa vadeli çözümler ön plana çıkıyor. Asya ülkeleri ise kısmen, binaları değil bizzat insan bedenini hedef alan, gündelik hayata gömülü küçük ölçekli teknolojik çözümlere doğru bir yönelim içinde.

Kaynağa Git

İlgili Haberler