Çarşamba günü ons başına 4 bin doların altına gerileyen altın, ocak ayında ulaştığı tüm zamanların en yüksek seviyesinin yüzde 26'dan fazla altına inmiş oldu. Momentum ve teknik göstergeler, reel getirilerdeki artış ile ABD dolarındaki güçlenmenin altın tutmanın fırsat maliyetini yükseltmesi sebebiyle, kısa vadede fiyatların 3 bin 850 ile 4 bin dolar aralığında seyretme ihtimaline işaret ediyor.
İsviçre merkezl UBS tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda, altın fiyatlarının önümüzdeki 12 ay içerisinde ons başına 5 bin 200 dolara doğru hareket etmesinin beklendiği açıklandı. Mevcut seviyelerin, altına yeterince yatırım yapmamış olanlar için yeni bir pozisyon oluşturma fırsatı sunduğu ifade edildi.
FED'İN FAİZ POLİTİKASI VE ENFLASYONUN ETKİSİ
Piyasaların odaklandığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 3,4’e doğru hızlanması beklenirken, UBS enflasyonun gelecek aylarda ılımlılaşacağını öngörüyor. ABD Merkez Bankasının (Fed) yılın geri kalanında faizleri sabit tutmasının, bir sonraki hamlenin ise 2027’de faiz indirimi şeklinde olmasının beklendiği aktarıldı. Piyasaların faiz artırımı beklentilerini geri çekmesi ve gelecek yıl mali desteğin azalmasıyla ekonomik büyümenin yavaşlaması durumunda külçe altının destek bulabileceği kaydedildi.
DOLARDA ZAYIFLAMA ALANI VE YAPISAL ZORLUKLAR
ABD dolarının kısa vadede destek bulmaya devam edebileceği belirtilse de, dolarda uzun pozisyonlanmanın gerilmiş görünmesinin daha fazla değer kazanma potansiyelini sınırlayabileceği ifade edildi. Büyük mali ve dış açıklar ile yatırımcıların yüksek dolar tahsisleri gibi yapısal zorlukların, risk dengesini zamanla dolar açısından daha az destekleyici hale getirebileceği ve zayıf doların tarihsel olarak altın için güçlü bir destek unsuru olduğu vurgulandı.
Merkez bankalarının güçlü altın talebinin fiyatlar için kritik bir destek unsuru olmaya devam ettiği belirtildi. Mayıs ayına ait öncü verilere göre Polonya'nın 18 ton, Çin'in ise 10 ton altın alımı yaptığı aktarılırken, yıllık bazda toplam merkez bankası alımlarının 750-1000 ton aralığında kalmasının ve piyasa için istikrarlı bir zemin sağlamasının beklendiği ifade edildi.
ALTININ UZUN VADELİ GÖRÜNÜMÜ POZİTİF
Değerlendirmede, altının uzun vadeli yatırım gerekçesinin pozitif kalmaya devam ettiği kaydedildi. Hisse senedi piyasalarındaki stres dönemleri, jeopolitik belirsizlikler, enflasyon sürprizleri ve itibari para birimlerine güvenin azaldığı dönemlerde altının portföy çeşitlendirmesi açısından avantaj sunduğu belirtildi. Reel varlıklara ilgi duyan yatırımcılar için portföylerde orta tek haneli oranlara kadar altın tahsisinin uygun görüldüğü aktarıldı.