Almanya'nın önde gelen gazetelerinden FAZ, Türk savunma sanayisinin küresel yükselişini ele aldı.
Türkiye, son yıllarda yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği savunma sanayisi hamleleriyle dünya basınında geniş yer bulmaya devam ediyor. Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'nin yankıları sürerken, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesinden dikkat çeken bir Türkiye analizi geldi.
Gazetenin deneyimli muhabiri Andreas Mihm, Türk savunma sanayisinin ulaştığı devasa boyutu kaleme alırken, Türkiye'nin ambargolara karşı ortaya koyduğu iradeyi övdü.
"BİZ TARTIŞIRKEN BAYRAKTAR SAVAŞ ALANINDAYDI"
Almanya'nın savunma politikalarındaki hantallığını Türkiye ile kıyaslayan Mihm, şunları yazdı:
"Almanya, İHA'larının silahlı olup olmamasını tartıştığı dönemde, Türk Bayraktar İHA'ları Libya, Karabağ ve Ukrayna savaş alanlarında aktif olarak uçuyordu. Bugün Baykar'ın ihracat yıldızı drone'ları aralarında birçok NATO ülkesinin de bulunduğu 40'tan fazla ülkede uçuyor. Türk ürünleri dünya çapında rağbet görüyor."
"HER ŞEY BOYKOTLA BAŞLADI"
Türk savunma sanayisindeki dönüşümün yaklaşık yarım asır önce başladığını kaydeden Andreas Mihm, sektörün gelişimine dair şunları sıraladı:
"Türk savunma sanayisinin başarıları, 50 yıl önce Batılı devletlerin Türkiye'yi silah ambargolarıyla istedikleri siyasi yola çekmeye çalışmasıyla başladı. Ancak Ankara için boyun eğmek ya da taviz vermek söz konusu olamazdı. Geriye kalan tek yol, savunma politikasında tam özerkliğe giden bağımsızlık yoluydu."
Eskiden birkaç düzine işletmeden oluşan sektörün bugün 3 bin 500 şirket ve 100 binin üzerinde çalışanıyla dev bir ekonomik aktör haline geldiğini yazan FAZ, sanayide yüzde 80'in üzerinde bir yerelleşme oranına ulaşıldığını hatırlattı:
"Yüzde 100 bağımsızlık hedefi belki birkaç sene daha sürecektir, ancak Türk mühendisleri çok hızlı öğrendiklerini kanıtladılar"
Ankara’daki NATO Zirvesi’nin adeta bir silah pazarı gibi başladığını aktaran Alman muhabir, zirvenin her devlet ve hükümet başkanına konuk hediyesi olarak verilen yerli üretim Sarsılmaz SR 38 tabancasıyla sona erdiğini yazdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyaya önemli mesaj verdiğini belirten Mihm, "Türkiye sadece ittifakın önemli bir jeopolitik köşe taşı ve asker sağlayan bir ülke değil, aynı zamanda herkesin güvenebileceği dev bir savunma sanayi merkezi" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin politikasını protesto etmek amacıyla uzun yıllar boyunca silah satışını zorlaştıran Almanya'nın bile artık daha esnek davrandığını hatırlatan yazar, Berlin'in geçen yıl onayladığı 40 adet Eurofighter savaş uçağı satışını örnek gösterdi. 742 milyon avroluk bu onayın 1999'dan bu yana Ankara'ya yapılan en yüksek tutarlı askeri satış olduğunu belirten Mihm,"Buna Realpolitik denir." dedi.