Ucuz havayolu şirketlerinin yaygınlaşması ve uzaktan çalışmanın hayatın parçası haline gelmesiyle birlikte, dünyanın dört bir yanını gezenlerin sayısı hızla artıyor.
Ancak bunların arasında çok daha iddialı bir hedefin peşinden koşan, dünyanın bütün ülkelerini ziyaret etmeyi amaçlayan ve bunun için oluşturulmuş özel bir topluluğa katılan gezginler de bulunuyor.
Charles Veley tarafından 2005 yılında kurulan Most Traveled People platformu, kullanıcıların ziyaret ettikleri ülkeleri ve destinasyonları kayıt altına almasına olanak sağlıyor.
Platformda başkentlerden bölgelere, restoranlardan dalış noktalarına kadar uzanan farklı seyahat listeleri yer alırken, dünyanın tüm ülkelerini ziyaret edenler "UN Grandmaster" unvanına başvurabiliyor.
Bu unvanı alabilmek için adayların kapsamlı bir doğrulama sürecinden geçmesi gerekiyor. Başvuru sahiplerinden, Suriye, Kiribati ve Kuzey Kore gibi ziyaret edilmesi en zor 25 ülkenin yanı sıra sistem tarafından rastgele seçilen 25 ülkeye yaptıkları seyahatleri belgelemeleri isteniyor.
Doğrulama sürecinde en güçlü kanıt olarak pasaportlara basılan giriş ve çıkış damgaları kabul ediliyor. Bunun yanı sıra, konum bilgisi içeren ve tanınabilir bir anıt ya da tabelayla çekilmiş fotoğraflar da kanıt olarak sunulabiliyor.
Akıllı telefonların ve dijital fotoğrafçılığın yaygınlaşmasından önce seyahat edenler için alternatif belgeler de değerlendirilebiliyor. Ancak bu durumda adaylar, yaptıkları seyahatlere ilişkin ayrıntılı bir mülakata alınabiliyor. Öte yandan, yalnızca havalimanında aktarma yapmak bir ülkeyi ziyaret etmiş sayılmak için yeterli kabul edilmiyor.
Bugüne kadar 122 kişi "UN Grandmaster" unvanını almaya hak kazandı. Bu gezginlerin büyük bölümü kısa süre önce Portekiz'de düzenlenen buluşmada bir araya geldi.
Euronews Gezi de bu buluşmanın ardından Most Traveled People topluluğunun "UN Grandmaster" üyelerine en sevdikleri destinasyonları sordu. İşte dünyanın en deneyimli gezginlerinin önerileri.
Dünyanın en çok gezenlerine göre Avrupa’da nereye gidilmeli?
Ankete göre Avrupa'nın en sevilen ülkesi açık ara farkla İtalya oldu. Katılımcıların yarısından fazlası, genel sıralamada İtalya'yı ilk sıraya yerleştirdi.
Ülkenin başkenti Roma, en sevilen şehirler listesinde dördüncü sıraya yerleşirken, Floransa ilk 10'a girerek onuncu oldu.
İtalya, yalnızca Avrupa'nın değil, dünyanın en iyi mutfağına sahip ülkesi seçildi. Napoli ise gastronomi tutkunlarının gözdesi şehirler arasında öne çıktı.
Katılımcılardan biri, İtalya'yı neden zirveye koyduğunu şu sözlerle anlattı: "İtalya, her bölgesinde belirgin biçimde farklılaşan olağanüstü bir kültüre ve mutfağa sahip. Büyük şehirlerin ötesinde keşfedilecek sayısız yer var. Her bölgenin kendine özgü şarabı, peyniri, makarnası ve çok daha fazlası bulunuyor."
Genel sıralamada İtalya'yı Fransa, İspanya, Portekiz ve Yunanistan izledi.
Turistik rotaların dışına çıkmak isteyen gezginlerin gözdesi ise Arnavutluk oldu. Ülke, Avrupa'nın en az değer gören destinasyonu seçilirken, Romanya ikinci sırada yer aldı.
Balkan ülkeleri bu kategoride genel olarak dikkat çekti. Bosna Hersek, Bulgaristan ve Karadağ da Avrupa'nın en az değer gören ülkeleri arasında gösterildi.
Benzer tablo şehir sıralamasında da ortaya çıktı. Belgrad ve Saraybosna sıkça anılan destinasyonlar olurken, Avrupa'nın en az değer gören şehri Slovenya'nın başkenti Ljubljana seçildi.
Başka nerelere seyahat edilmeli?
Son yıllarda sosyal medyada Japonya'nın yükselişi dikkat çekse de, dünyanın en deneyimli gezginlerinin favori ülkesi İran oldu. Japonya ise listede ikinci sırada kaldı.
Katılımcılardan biri, İran'ın çoğu zaman yalnızca siyasi gelişmeler üzerinden değerlendirildiğini belirterek, "Bu nedenle ülkenin olağanüstü uygarlığı büyük ölçüde dünyanın gözünden kaçıyor" dedi.
Aynı katılımcı, "Onlarca yıllık manşetlerin ardında, yeryüzünün en eski kesintisiz kültürlerinden birine sahip; şairlerin, filozofların, imparatorlukların, bahçelerin, camilerin, çarşıların ve bir gezginin deneyimleyebileceği en sıcak misafirperverliklerden bazılarının bulunduğu bir ülke var" ifadelerini kullandı.
İran'da seyahat etmenin binlerce yıllık tarih boyunca yolculuk yapmak anlamına geldiğini söyleyen katılımcı, Akhamenid İmparatorluğu'nun ve Persepolis'in görkeminden İsfahan'ın camileri ile köprülerine, İpek Yolu üzerindeki çöl kervansaraylarından Fars mutfağına, müziğine ve aile yaşamına kadar uzanan zengin kültürel mirasa dikkat çekti.
Favori ülkeler sıralamasında İran'ı Japonya, İtalya, Çin ve Brezilya izledi.
İran, aynı zamanda dünyanın en az değer gören ülkesi seçildi. Bu kategoride Yemen, São Tomé ve Principe ile Papua Yeni Gine de üst sıralarda yer aldı.
Euronews Gezi'nin en deneyimli gezginlere yönelttiği bir diğer soru ise favori UNESCO Dünya Mirası alanları oldu. Angkor Wat, Petra ve Çin Seddi gibi dünyaca ünlü destinasyonların yanı sıra, daha az bilinen miras alanları da öne çıktı.
Etiyopya'daki kayaya oyulmuş Lalibela Kiliseleri ilk beşe girerken, Mikronezya'daki antik taş şehir ve tapınak kompleksi Nan Madol ilk 10 arasında gösterildi.
"Hayattayken mutlaka görülmesi gereken yerler" sorusuna verilen yanıtlarda ise Venezuela'daki Canaima Ulusal Parkı, Bolivya'daki Salar de Uyuni ve Antarktika en sık önerilen destinasyonlar arasında yer aldı. Katılımcılar, dünyanın en yüksek kesintisiz şelalesine ev sahipliği yapan Canaima'yı, yağışlı mevsimde dev bir aynaya dönüşen Salar de Uyuni'yi ve benzersiz doğal yapısıyla Antarktika'yı mutlaka görülmesi gereken yerler arasında gösterdi.