EVSİD tarafından açıklanan verilere göre, ürün grupları bazında en yüksek daralma cam ve plastik ürünlerde yaşandı. İlk altı ayda elektrikli küçük ev ve mutfak eşyaları ihracatı yüzde 2,4, metal mutfak eşyaları ihracatı yüzde 7,2, plastik ev ve mutfak eşyaları ihracatı yüzde 11,4, cam sofra ve mutfak eşyaları ihracatı yüzde 17, seramik ve porselen mutfak eşyaları ihracatı ise yüzde 2,8 geriledi.
Avrupa ana pazar olmayı sürdürüyor
Sektörün en büyük ihracat pazarı, 142 milyon dolarlık ihracatla İngiltere olmaya devam etti. İngiltere'ye yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 arttı.
İlk 10 ihracat pazarı Mısır ve Fas dışında Avrupa ülkelerinden oluşurken, bu pazarların toplam ihracattaki payı geçen yılki yüzde 45 seviyesinden yüzde 50'ye yükseldi. Sektörün toplam ihracatı yüzde 7,1 gerilerken, ilk 10 pazardaki düşüşün yalnızca yüzde 0,3 seviyesinde kalması, ana pazarlardaki talebin güçlü seyrini koruduğunu gösterdi.
Ürün grupları bazında değerlendirildiğinde ise elektrikli küçük ev ve mutfak eşyalarında İngiltere, metal mutfak eşyalarında Mısır, plastik ev ve mutfak eşyalarında Ürdün, cam sofra ve mutfak eşyalarında İspanya, seramik ve porselen mutfak eşyalarında ise Fransa en büyük ihracat pazarları olarak öne çıktı.
Yakın pazarlara yoğunlaşma sürüyor
Ocak-Haziran döneminde sektör ihracatının yüzde 92'si, Türkiye'ye 0-2.400 kilometre mesafedeki yakın ve orta mesafeli ülkelere gerçekleştirildi. Uzak ve çok uzak pazarlara yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payı ise yüzde 8 seviyesinde kaldı. Veriler, özellikle uzak pazarlardaki daralmanın yakın coğrafyalara kıyasla daha belirgin olduğunu ortaya koydu.
Özger: Avrupa’da daha fazla pay alma potansiyeline sahibiz
İlk yarı sonuçlarını değerlendiren EVSİD Başkanı Talha Özger, küresel ticarette yaşanan zorlu koşullara rağmen sektörün ana pazarlardaki güçlü konumunu korumasının önemli olduğunu belirtti.
Özger, şöyle konuştu:
"Yılın ilk altı ayında ihracatımızda miktar ve değer bazında gerileme yaşanmasına rağmen kilogram başına ihracat değerimizi artırmayı başardık. Bu tablo, sektörümüzün katma değerli üretim gücünü koruduğunu ve rekabetçiliğini sürdürdüğünü gösteriyor. Özellikle ilk 10 ihracat pazarımızdaki daralmanın yalnızca yüzde 0,3 seviyesinde kalması, ana pazarlarımızdaki güçlü konumumuzun korunduğunu ortaya koyuyor."
Avrupa'nın sektör açısından stratejik önemine dikkat çeken Özger, Türk firmalarının bu pazarda daha yüksek pay alma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.
Özger, "Bugün ihracatımızın yarısı ilk 10 pazardan gelirken, bu pazarların büyük bölümünü Avrupa ülkeleri oluşturuyor. Avrupa'nın kendi içinde üretim ve tedarik zincirlerini güçlendirdiği bu dönemde, Türk üreticileri için önemli fırsatlar bulunuyor. Ancak rakip ülkelerin aldığı paylarla kıyaslandığında, Avrupa'daki varlığımız hâlâ arzu ettiğimiz seviyede değil. Önümüzdeki dönemde Avrupa pazarını daha doğru analiz ederek pazarda derinleşmeye odaklanmalı, markalaşmayı güçlendirmeli ve katma değerli ürün ihracatımızı artırmalıyız." dedi.
Kur ve maliyet dengesinin ihracatçılar açısından kritik önem taşıdığına da değinen Özger, sözlerini şöyle tamamladı:
"Küresel rekabetin her geçen gün arttığı bir dönemde, sürdürülebilir ihracat için firmalarımızın öngörülebilir bir maliyet yapısına ve rekabetçi bir iş ortamına ihtiyacı bulunuyor.
EVSİD olarak üyelerimizin yeni pazarlara açılmasını desteklemeye, mevcut pazarlarda derinleşmesini sağlayacak projeler geliştirmeye ve sektörümüzün dünya ticaretindeki payını artırmaya yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz."