Trump'ın Versay Sarayı'ndaki akşam yemeğinde imzaladığı mutabakatzaptının kimin zaferi olduğunu zaman gösterecek.
Ancak anlaşmayı, Flork isimli çizgi film karakterine benzetilen imzasıyla onaylayan Mesud Pezeşkiyan, kazananın Tahran olduğuna çok emin. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada gurur hâkimdi:
"Bu metin, onurunu ve bağımsızlığını hiçbir tehdit veya baskı karşısında pazarlık konusu yapmayan bir milletin sesinin yansımasıdır. Bugün tarihe geçenler, ulusal direncin, siyasi akılcılığın ve sorumlu diplomasinin bir sonucudur."
Gerçekten de basına yansıyan maddelere bakıldığında ABD'nin "kazanan taraf" olduğunu hissettiren tek bir başlık yok. İranalan, ABD ise veren tarafta görünüyor.
Tahran, uranyum zenginleştirme programından (seviyesi zaten tartışmalı) taviz verme taahhüdü karşılığında Hürmüz Boğazı kozunu kazanıyor. Artık bu boğazTahran için sadece stratejik değil,aynı zamanda önemli bir gelir kaynağıolacak.
Savaşta yıkılan altyapının yeniden inşası için gereken 300 milyar doları ise Körfez ülkeleri üstleniyor.
En kritik başlık ise yaptırımlar. ABD, yıllardır süren petrol ve petrokimya yaptırımlarını hemen askıya alıyor; dondurulmuş varlıkların (tahmini 25-100 milyar dolar) bir kısmı serbest bırakılıyor. Tahran açısından bu, gerçekten büyük bir başarı.
Peki Trump, ABD hiçbir şey almadan verir mi?
Elbette hayır. Başkan uzun vadeli hedefine yürüyor. Petrol, bankacılık ve ticaret alanlarında sağlanan rahatlamayla İran'a küresel ekonomiye kısmi ve koşulluentegrasyon için önemli bir kapı aralanıyor.
Savaşın ilk günlerinde ABD'ye "Petrolümüzü çıkarın, işleyin" mesajları gönderen Tahran'ın, önümüzdeki dönemde yabancı şirketlere kapılarını ardına kadar açacağını göreceğiz.
Trump da bu anlaşmanın asıl önemini saklamıyor. Doların geleceği, yani Amerikan gücünün temel direği olan petrodolardengesi. İran'ın varlıklarına yönelik kısıtlamaların, küresel yatırımcıların ABD Doları'na ve finansal sisteme olan güvenini zedelediğini açıkça söylüyor.
Venezuela'nın petro-dolar sistemine dâhil edilmesinin ardından İran petrolünün de "aklanması", Trump için ciddi bir kazanım. Bu sonuç, Çin'in petro-yuan hamlelerineağır bir darbe vuracak.
Aslında bütün bunlar aynı zamanda rejimin varoluş gerekçelerini de ortadan kaldırıyor. 46 yıllık iktidar, İran halkına refah getiremeyen baskı politikalarını "kuşatma"ile meşrulaştırıyordu. Kuşatma kalktıkça rejimin de değişmesi kaçınılmaz hâle geliyor.
Öldürülen üst düzey yöneticilerin ardından "Bir rejim gitti, ikinci rejim gitti" diyen Trump, anlaşılan o ki Pezeşkiyan'ın da önemli bir figür olduğu üçüncü rejimde aradığını buldu.
İran küresel sisteme entegre oluyor
Trump'ın Versay Sarayı'ndaki akşam yemeğinde imzaladığı mutabakat zaptının kimin zaferi olduğunu zaman gösterecek. Ancak anlaşmayı, Flork isimli çizgi film karakterine benzetilen imzasıyla onaylayan Mesud Pezeşkiyan, kazananın Tahran olduğuna çok emin. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada gurur hâkimdi: 'Bu metin, onurunu ve bağımsızlığını hiçbir tehdit veya baskı karşısında pazarlık konusu yapmayan bir milletin sesinin yansımasıdır. Bugün tarihe geçenler, ulusal direncin, siyasi...
A Haber
16