Ana içeriğe geç

Powell’dan Warsh’a: Disiplin çağı başlıyor

ABD Merkez Bankası'nın (FED) yeni Başkanı Kevin Warsh'un ilk Açık Piyasa Komitesi toplantısı sonrasında verdiği mesajlar, yalnızca para politikasına ilişkin yeni bir dönemin değil, küresel finans mimarisinde muhtemel bir zihniyet değişiminin de habercisi niteliğinde. Warsh'un tek cümlesi aslında her şeyi özetliyor; 'Beş yıldır enflasyon hedefine ulaşamadık. Bunu düzelteceğiz.' Bu ifade, FED'in son beş yıllık performansına yönelik örtülü bir özeleştiri olduğu kadar, yeni dönemin de manifestosu....

Powell’dan Warsh’a: Disiplin çağı başlıyor
A Haber
16

ABD Merkez Bankası'nın (FED) yeni Başkanı Kevin Warsh'un ilk Açık Piyasa Komitesi toplantısı sonrasında verdiği mesajlar, yalnızca para politikasına ilişkin yeni bir dönemin değil, küreselfinans mimarisinde muhtemel bir zihniyet değişiminin de habercisi niteliğinde. Warsh'un tek cümlesi aslında her şeyi özetliyor; "Beş yıldır enflasyon hedefine ulaşamadık. Bunu düzelteceğiz."
Bu ifade, FED'in son beş yıllık performansına yönelik örtülü bir özeleştiri olduğu kadar, yeni dönemin de manifestosu. Çünkü artık öncelik piyasaları rahatlatmak değil; fiyat istikrarını yeniden tesis etmek. Bir önceki başkan Powell döneminde FED, küresel virüs salgını sonrasındaki olağanüstü şartların da etkisiyle, bir yandan yüksek enflasyonla mücadele ederken, diğer yandan finansal piyasaların istikrarını korumaya çalışan bir çizgi izlemişti.
Warsh ise ilk toplantısından itibaren farklı bir yaklaşım ortaya koyuyor. Mesaj açık; FED'in itibarı, Wall Street'ingünlük beklentilerinden daha değerlidir. Nitekim, uluslararası finans çevrelerinin ilk değerlendirmeleri de bu yönde. Yatırım kuruluşlarının raporları ve uluslararası medya yorumları, Warsh dönemini "daha şahin", "daha disiplinli" ve "iletişimyerine sonuç odaklı" bir merkez bankacılığı anlayışının başlangıcı olarak yorumluyor.
Faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesi, enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesi ve FED bilançosunu küçültme konusundaki kararlılık bu algıyı güçlendirmekte. Aslında dikkat edilmesi gereken nokta da politika faizinden çok, Başkan Warsh'ın FED'in rolünü yenidentanımlamak istiyor olması. Son on beş yılda yatırımcılar, her finansal dalgalanmada merkez bankalarının devreye girerek piyasaları desteklemesine fena alıştı. Bu alışkanlık, zamanla "FED her koşulda piyasayı korur" anlayışını iyice yerleştirmişti.
Warsh ise tam tersini söylüyor; Merkez bankasının görevi borsaları yukarı taşımak değil; fiyat istikrarını sağlamak, para politikasının güvenilirliğini korumak ve enflasyon beklentilerini yeniden çıpalamaktır, diyor.. Bu nedenle FED bilançosunun küçültülmesi de yalnızca teknik bir operasyon değil; piyasalara verilen stratejikbir mesaj konumunda. Açık ve net, likiditenin sınırsız olduğu dönem artık geride kalıyor.
İşte bu nedenle önümüzdeki dönemin en önemli kavramlarından biri "Warshdisiplini" olacak. Wall Street'in de bu yeni gerçeği kabullenmesi gerekecek. Risk alanın riskini daha fazla kendisinin yöneteceği, merkez bankasının ise yalnızca sistemikistikrarı gözeten hakem rolüne döneceği yeni bir dönem başlıyor. FED'in piyasaları sürekli destekleyen bir kurum olmaktan çıkıp piyasaları disiplineeden bir otoriteye dönüşmesi, yalnızca Amerikan ekonomisini değil, küresel sermaye hareketlerini de yeniden şekillendirecek.
Bu değişimin etkileri gelişmekte olan ülkeler açısından da önem taşıyor. Daha yüksek ve daha uzun süre sıkı kalacak küresel finansal koşullar dış finansman maliyetlerini artırabilir. Buna karşılık mali disiplini güçlü, yapısal reformlarını hızlandıran ve yatırım güvenini pekiştiren ekonomilerin olumlu ayrışmaları da mümkün. Türkiye açısından da yeni dönemin şifresi, kısa vadeli sermaye hareketlerinden çok, üretim, ihracat, teknoloji ve doğrudan yatırımları merkeze alan ekonomikdönüşümü kararlılıkla sürdürmek olacak.
Powell'dan Warsh'a geçiş, sadece bir başkan değişikliği olarak görülmemeli. Bu değişim, 2008 küresel krizinden sonra giderek güçlenen "likiditeyle her sorunu çözebiliriz" anlayışının artık sorgulanacağın gösteriyor. Warsh'ın FED'i yalnızca enflasyonu düşürmeye değil; esas para politikasındakaybolan disiplini ve güvenilirliği yeniden inşa etmeye odaklanacak.

Kaynağa Git

İlgili Haberler