Peş peşe yaşanan sıcak hava dalgalarıyla birlikte uzmanlar, kalp ve damar hastalıklarına bağlı risklerin arttığı uyarısını yapıyor. Yüksek sıcaklıklar, vücudun ısı dengesini koruyabilmek için kalbi normalden daha fazla çalışmaya zorlarken; özellikle kronik hastalığı bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Akdeniz Üniversitesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murathan Küçük, sıcak havalarda kalbi korumanın yollarını, risk altındaki grupları ve ihmal edilmemesi gerekenleri anlattı.
SICAKLAR KALBİN YÜKÜNÜ ARTIRIYOR
Sıcak hava kalbimizi nasıl etkiliyor? En büyük risk kimler için söz konusu?
Sıcak havalarda vücudumuz, normal vücut ısısını koruyabilmek için önemli bir çaba harcar. Damarlar genişler, terleme artar ve bu süreçte sıvı ile elektrolit kaybı yaşanır. Kalp ise hem dolaşımı sürdürmek hem de vücudu serin tutabilmek için daha hızlı ve daha güçlü çalışmak zorunda kalır.
Sağlıklı bireyler bu değişikliklere çoğunlukla uyum sağlayabilir. Ancak kalp yetersizliği, koroner arter hastalığı (kalp damar tıkanıklığı), hipertansiyon, ritim bozukluğu olan hastalar, ileri yaştaki bireyler, şeker hastaları ve böbrek yetmezliği olan hastalar bu yükü her zaman tolere edemeyebilir.
Özellikle aşırı sıvı kaybı tansiyon düşüklüğüne, ritim bozukluklarına, kalp yetersizliğinin kötüleşmesine ve bazı hastalarda kalp krizinin tetiklenmesine neden olabilir. Bu nedenle sıcak hava dalgalarını sadece bir konfor sorunu değil, aynı zamanda bir kalp sağlığı sorunu olarak görmek gerekir.
GÖĞÜS AĞRISI VE NEFES DARLIĞI İHMAL EDİLMEMELİ

Sıcak havalarda en sık karşılaşılan kalp kaynaklı şikâyetler nelerdir? Hangi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalı?
Sıcak havalarda en sık gördüğümüz şikâyetler;
- çarpıntı,
- baş dönmesi,
- tansiyon düşüklüğü,
- halsizlik,
- nefes darlığı,
- göğüs ağrısı,
- bayılma veya bayılacak gibi olma hissidir.
Bu belirtilerin önemli bir kısmı sıvı kaybına bağlı gelişebilir. Ancak bazı durumlar acil değerlendirme gerektirir.

Özellikle;
- 20 dakikadan uzun süren veya dinlenmekle geçmeyen göğüs ağrısı,
- istirahatte gelişen nefes darlığı,
- ani bayılma,
- şiddetli çarpıntı veya düzensiz kalp atımı,
- soğuk terleme, bilinç bulanıklığı veya konuşma bozukluğu
gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Kalp hastalarının “Sıcaktan olmuştur.” diyerek bu belirtileri hafife almamaları son derece önemlidir.
KALBİ KORUMANIN YOLU BASİT ÖNLEMLERDEN GEÇİYOR

Kalp hastaları sıcak havalarda ne yapmalı? Beslenme ve günlük aktivite açısından nelere dikkat etmeli?
Kalp hastaları için en önemli önerimiz koruyucu önlemleri önceden almalarıdır.
Öncelikle günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Egzersiz yapılacaksa sabah erken veya akşam serinliğinde tercih edilmelidir.
Sıvı tüketimi çok önemlidir. Ancak burada tek bir kural yoktur. Sağlıklı bireylerde susamayı beklemeden düzenli su tüketimi önerilirken, kalp yetersizliği olan hastaların sıvı alımı doktorlarının önerdiği sınırlar içinde olmalıdır. “Hava çok sıcak, ne kadar çok su içersem o kadar iyi olur” düşüncesi özellikle kalp yetersizliği olan hastalarda doğru değildir.
Beslenmede ağır, yağlı ve aşırı tuzlu öğünlerden kaçınılmalı; sebze, meyve ve hafif yiyecekler tercih edilmelidir. Alkol ve aşırı kafein tüketimi sıvı kaybını artırabileceği için dikkatli olunmalıdır.
En önemli noktalardan biri de ilaç kullanımıdır. Hastalar sıcak havalarda tansiyon veya idrar söktürücü ilaçlarını kendi kendilerine azaltmamalı ya da kesmemelidir. Baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü veya aşırı sıvı kaybı gibi durumlar varsa mutlaka doktorlarına danışarak ilaç düzenlemesi yapılmalıdır.

Son olarak, özellikle ileri yaştaki kalp hastalarının mümkün olduğunca serin ortamlarda bulunmaları, ince ve açık renkli kıyafetler tercih etmeleri ve yakınları tarafından sıcak hava dönemlerinde daha yakından takip edilmeleri faydalı olacaktır.
Sıcak havaları değiştiremeyiz ama alacağımız basit önlemlerle kalbimizi koruyabiliriz. Kalp hastaları için en önemli üç mesaj; ilaçlarını aksatmamak, sıvı dengesini doğru yönetmek ve göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtileri asla ihmal etmemektir. Erken önlem almak, ciddi kalp sorunlarını önlemenin en etkili yoludur.