Dava, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen bursun geri ödenmesi talebiyle açılan bir davadan doğdu. Davaya bakan Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu'nun 10. maddesinin 28. fıkrasındaki bir düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak konuyu AYM'ye taşıdı. AYM, 26 Mart 2026 tarihinde kararını verdi; karar 2 Haziran 2026'da Resmi Gazete'de yayımlandı.
Yapılandırma kapsamında kimler var?
1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun kapsamında yurt dışına gönderilen üç grup bu düzenlemeden yararlanabiliyor. Bunlar; kamuda herhangi bir görevi bulunmayan lisans mezunu öğrenciler, kamu görevini yürütmekte olanlar ve üniversitelerde öğretim elemanı olarak görev yapanlardır. Bu kişilerden mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyenler ya da öğrencilikle ilişiği kesilenler tazminat borcu ödemekle yükümlü tutuluyor.
Yapılandırma nasıl işliyor?
7440 sayılı Kanun'un ilgili fıkrası, 1416 sayılı Kanun kapsamında haklarında borç takibi yapılan ya da yapılması gerekenlere borçlarını yeniden yapılandırma imkanı tanıdı. Düzenlemeye göre yapılandırma başvurusu için Kanun'un yayımını izleyen üçüncü ayın sonuna kadar Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurulması gerekiyordu. Başvuru süresince tahsilat işlemleri durduruldu. Yapılandırılan borç azami beş yıla kadar taksitlendirilebiliyor. Bunun yanı sıra yapılandırma kapsamında düzenlenen yüklenme senedi ile müteselsil kefalet senedi damga vergisi ve noter harcından muaf tutuluyor.
İtirazın konusu neydi?
Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, yapılandırmadan yararlanan borçlunun dava sırasında idarenin vazgeçtiği borç tutarı oranında yargılama giderini karşı taraftan talep edememesini öngören düzenlemeyi sorunlu buldu. Mahkemeye göre bu kural, borçlunun haklı çıkması durumunda bile daha az yargılama giderine hükmedilmesi sonucunu doğurduğundan hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkıyla çelişiyordu.
AYM neden Anayasa'ya aykırı bulmadı?
AYM, yapılandırma başvurusunun borçlunun kendi iradesine bırakıldığını ve başvurmamanın da her zaman mümkün olduğunu vurguladı. Yapılandırma yolunu seçen borçlunun bu tercihin sonuçlarını öngörebileceği ve mahkemeye erişim hakkından feragatin ancak bu tercihle birlikte gerçekleştiği tespiti yapıldı. Ayrıca itiraz konusu düzenlemenin uyuşmazlıkların hızlı ve az giderle sonuçlandırılması şeklinde meşru bir kamu yararı amacı taşıdığı da gerekçeler arasında yer aldı. AYM sonuç olarak kuralın Anayasa'nın 2. ve 36. maddelerine aykırı olmadığına oybirliğiyle karar vererek itirazı reddetti.
657 sayılı Kanun bağlantısı
Karar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ek 34. maddesiyle de doğrudan ilişkili. Söz konusu madde, yurt dışına gönderilen kamu personelinin yurt dışında bulundukları sürenin iki katı kadar mecburi hizmetle yükümlü olduğunu düzenliyor. Mecburi hizmetini tamamlamadan görevden ayrılan kamu görevlileri de bu yapılandırma hükümlerinden yararlanabiliyor.
Kararı görmek için tıklayınız.