Ana içeriğe geç

Medipol'den hareketsiz yaşam uyarısı: Kıl dönmesi gençleri daha fazla etkiliyor!

Kuyruk sokumunda ağrı, akıntı ve zaman zaman apseyle kendini gösteren kıl dönmesi, özellikle genç erkeklerde sık görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, son yıllarda obezite ve hareketsiz yaşamın artmasıyla birlikte kıl dönmesi vakalarında da yükseliş yaşandığını belirterek, tedavide kişiye özel yaklaşımın önemine dikkat çekti.

Medipol'den hareketsiz yaşam uyarısı: Kıl dönmesi gençleri daha fazla etkiliyor!
İnternet Haber
16

Özellikle genç yaşlarda görülen ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen kıl dönmesi, son yıllarda artan hareketsizlik ve obeziteyle birlikte daha sık karşımıza çıkıyor. Medipol Koşuyolu Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, kuyruk sokumunda ağrı ve akıntıyla kendini gösteren hastalığın kişiye özel yöntemlerle tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.

AĞRI VE AKINTI EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER

Kıl dönmesinin kuyruk sokumu bölgesinde ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Yılmaz, “Hastalar genellikle ağrı ve akıntı şikâyetiyle başvuruyor. Bazı durumlarda bölgede apse gelişebiliyor. Apse oluştuğunda öncelikle apsenin boşaltılması gerekiyor, cerrahi tedavi ise daha sonra planlanıyor” dedi. Kuyruk sokumunda şişlik, kızarıklık ve otururken artan ağrı gibi belirtilerin de görülebileceğini ifade eden Yılmaz, şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

HER HASTAYA AYNI TEDAVİ UYGULANMIYOR

Kıl dönmesinde çok sayıda tedavi seçeneği bulunduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, bunun tek bir ideal yöntemin olmadığını gösterdiğini söyledi. Tedavinin hastanın yaşı, kilosu, cinsiyeti ve hastalığın yaygınlığına göre planlanması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, “Fenol uygulaması, lazer tedavisi, gümüş nitrat uygulamaları gibi ameliyatsız yöntemler bulunuyor. Bunun yanı sıra açık veya kapalı cerrahi teknikler de uygulanabiliyor. Önemli olan her hasta için en uygun yöntemi seçebilmek” diye konuştu. Son dönemde lazer tedavisinin oldukça popüler hale geldiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, “Toplumda lazere büyük ilgi var ancak her hasta lazer için uygun değildir. Uygun vakalarda başarılı sonuçlar alınabilir fakat cerrahi tedavi halen önemli ve etkili bir seçenek olarak yerini koruyor” ifadelerini kullandı.

EN BÜYÜK RİSK HASTALIĞIN TEKRARLAMASI

Kıl dönmesinde en önemli sorunlardan birinin hastalığın yeniden ortaya çıkması olduğunu vurgulayan Yılmaz, ameliyat sonrası dönemde hastaların kurallara titizlikle uyması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Yılmaz, “Bazı kişiler kıl dönmesini basit bir hastalık olarak görebiliyor ancak tedavi sonrası bakım çok önemli. Özellikle genç hastaların önerilere eksiksiz uyması gerekiyor. Düzenli takip ve doğru bakım sayesinde tekrarlama oranlarını yüzde 5’in altına düşürebiliyoruz” dedi. Tedavi yöntemine göre iyileşme sürecinin değişebileceğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, lazer uygulanan hastaların birkaç gün içinde günlük yaşamlarına dönebildiğini, cerrahi tedavi sonrası ise ortalama 10 günlük bir istirahat süresine ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler