YENER KARADENİZ / İSTANBUL
Rapora göre dünya hazır giyim ticaretinde Çin'in hakimiyeti sürse de pazar payı geriliyor. Türkiye açısından asıl risk ise Avrupa pazarında Türkiye ile aynı müşteri kitlesine oynayan Bangladeş, Fas ve Tunus'tan geliyor.
TGSD'nin analizine göre Türkiye, Avrupa Birliği dışı hazır giyim tedarikçileri arasında yüzde 9,1 pay ile üçüncü sırada yer alırken, Çin yüzde 30,9 ve Bangladeş yüzde 19,3 paya sahip. Ancak rapor, Çin ve Bangladeş’in daha çok yüksek hacimli ve düşük maliyetli segmentlerde faaliyet gösterdiğini, Türkiye'nin ise asıl rekabeti Avrupa'ya yakınlık avantajını kullanan Fas ve Tunus ile yaşadığını vurguluyor. Fas ve Tunus'un AB dışı ithalattaki payı henüz yüzde 5 seviyesinde olsa da son yıllarda hızlı büyüme göstermeleri dikkat çekiyor.
Yakın üretim modelini paylaşıyor
Raporda yer alan değerlendirmeye göre Fas ve Tunus, Avrupa markalarına kısa teslim süreleri sunarak Türkiye'nin en önemli rekabet avantajlarından biri olan “yakın üretim” modelini paylaşmaya başladı. Bangladeş ise Avrupa pazarına sağladığı gümrük avantajları ve düşük maliyetli üretim gücüyle temel ürün kategorilerinde Türkiye'nin payını baskılıyor. Bu nedenle sektörün Çin ile fiyat savaşına girmek yerine hız, kalite, izlenebilirlik ve katma değer alanlarında konumlanması gerektiği belirtiliyor.
Avrupa bağımlılığı dezavantaj
Raporun dikkat çektiği bir diğer konu ise Türkiye'nin aşırı Avrupa bağımlılığı... Küresel hazır giyim ticaretinde yaklaşık 600 milyar euro’luk talebin yarısı Avrupa ekseninde bulunurken Türkiye'nin gücü de bu bölgede yoğunlaşıyor. Buna karşılık dünyanın en büyük hazır giyim ithalatçısı konumundaki ABD pazarında Türkiye'nin varlığı oldukça sınırlı kalıyor. ABD'nin 97,9 milyar dolarlık hazır giyim ithalatına karşın Türkiye'nin payı yüzde 1,24 seviyesinde bulunuyor.
TGSD, Türkiye'nin özellikle Almanya, Hollanda ve İspanya gibi yüksek hacimli Avrupa pazarlarında payını artırmaya odaklanması gerektiğini savunuyor. Rapora göre Almanya tek başına 22,7 milyar euro’luk AB dışı hazır giyim ithalatı gerçekleştirirken Hollanda da Avrupa’ya açılan önemli bir dağıtım merkezi konumunda bulunuyor.
İngiltere, yeni fırsat olabilir
İngiltere ise Brexit sonrasında Türkiye için büyütülmesi gereken stratejik pazarlardan biri olarak öne çıkıyor. TGSD'nin analizine göre Brexit sonrasında değişen tedarik zincirleri, İngiltere'yi Türkiye için en önemli büyüme alanlarından biri haline getirdi. İngiltere'nin yıllık hazır giyim ithalatı 24 milyar dolar seviyesinde bulunurken, Türkiye 1,6 milyar dolarlık ihracat ve yüzde 6,7 payla dördüncü sırada yer alıyor. Pazarda Çin 6,4 milyar dolar, Bangladeş 4,8 milyar dolar ve Pakistan 1,7 milyar dolarlık ihracatla Türkiye'nin önünde bulunuyor.
Rapora göre Brexit'in yarattığı lojistik ve tedarik boşlukları, İngiliz markalarını Avrupa Birliği dışındaki güvenilir tedarikçilere yönlendiriyor. Türkiye'nin kısa teslim süresi, esnek üretim yapısı ve coğrafi yakınlığı sayesinde İngiltere'de mevcut payını artırabilecek ülkelerin başında geldiği belirtiliyor.
3 ülke sektör açısından kritik rakip
TGSD'nin raporuna göre Türkiye'nin yakın üretim avantajını paylaşan Fas ve Tunus ile Avrupa Birliği pazarına gümrüksüz erişim sağlayan Bangladeş, sektör açısından daha kritik rakipler konumunda. Fas ve Tunus, Akdeniz'e yakınlıkları sayesinde hızlı teslimat avantajı sunarken, düşük işçilik maliyetleriyle pazar paylarını büyütüyor. Bangladeş ise AB pazarında yüzde 19,3 paya ulaşarak Türkiye'nin iki katından fazla hacme sahip bulunuyor ve gümrüksüz giriş avantajıyla temel ürün gruplarında Türkiye'yi zorlamaya devam ediyor. TGSD, Türkiye'nin bu rekabete fiyat indirerek değil; kumaştan hazır giyime uzanan dikey entegrasyon gücü, sürdürülebilirlik düzenlemelerine uyum ve orta-üst segment üretim kalitesiyle karşılık vermesi gerektiğini vurguluyor.