NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ilk gününde düzenlenen Savunma Sanayii Forumu, savunma sanayisinin önde gelen şirketleri ile NATO üyesi ve ortak ülkelerin temsilcilerini bir araya getirdi. Forumda yapılan konuşmalar, NATO’nun yalnızca savunma harcamalarını artırmayı değil, üretim kapasitesini büyütmeyi, ortak üretimi yaygınlaştırmayı ve ittifakın sanayi altyapısını yeniden şekillendirmeyi hedeflediğini ortaya koydu.
Foruma damga vuran NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin sözleri oldu. Rutte, konuşmasının önemli bölümünü Rusya, Çin, Kuzey Kore ve İran’a ayırdı. Bu ülkelerin giderek daha yakın iş birliği içinde hareket ettiğini söyleyen Rutte, NATO’nun buna karşı kapsamlı bir sanayi dönüşümüne gitmesi gerektiğini söyledi.
AA’NIN VERMEDİĞİ SÖZLER
Rutte, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Rusya ulusal bütçesinin yaklaşık yarısını savaş mekanizmasına ayırıyor. Çin silahlı kuvvetlerini modernize etmeye ve nükleer kabiliyetlerini genişletmeye devam ediyor. Kuzey Kore nükleer programını genişletiyor ve Rusya’ya tedarik sağlamayı sürdürüyor. İran’ın nükleer kabiliyetine yönelik son saldırılara rağmen dikkatli olmaya devam etmeliyiz. Çünkü bu ülkeler giderek daha birlikte çalışmaya başladılar. Bu hepimizi endişelendirmeli. Bu zorluklarla mücadele edebilmek için Transatlantik savunma dönüşümüne, devrimine ihtiyacımız var.”
Rutte’nin Rusya, Çin, Kuzey Kore ve İran’ı aynı çerçevede değerlendirdiği bu bölüm, Anadolu Ajansı’nın servis ettiği haberlerde yer almadı. AA’nın söz konusu ifadeleri yayımlamaması dikkat çekti.
‘DAHA FAZLASINI, DAHA HIZLI, DAHA BİRLİKTE’
Rutte, NATO ülkelerine üretim kapasitesini hızla artırmaları çağrısında bulundu. Uzun vadeli siparişlerin artırılmasını, bürokrasinin azaltılmasını, sınır ötesi düzenlemelerin kolaylaştırılmasını ve savunma sanayisinin güvenilir enerji, tedarik zinciri ile nitelikli iş gücüyle desteklenmesini isteyen Rutte, “Artık zaman lüksümüz kalmadı. Kabiliyetlere bugünden ihtiyacımız var. Daha fazlasını, daha hızlı, daha birlikte yapmamız gerekiyor.” dedi.
Rutte, hiçbir ülkenin tek başına gerekli üretim kapasitesini oluşturamayacağını belirterek NATO’nun ortak üretim anlayışını daha ileri taşıyacağını söyledi. Ukrayna’nın savaş alanındaki tecrübelerinden yararlanacaklarını ifade eden Rutte, Avrupa Birliği ve Pasifik ülkeleriyle sanayi işbirliğinin de genişletileceğini dile getirdi.
ZELENSKİY: UKRAYNA NATO’YU GÜÇLENDİRİR

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise savaşın modern karakterinin tamamen değiştiğini belirterek Ukrayna’nın insansız hava araçları konusunda önemli bir tecrübe kazandığını söyledi. Rus ordusuna her ay on binlerce kayıp verdirdiklerini savunan Zelenskiy, Rus saldırı dronlarına karşı önleme oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığını ifade etti.
Zelenskiy, Ukrayna’nın sahip olduğu savunma kabiliyetlerinin NATO’nun kolektif savunmasının parçası olması gerektiğini belirterek, “Bu seviyede savunma kabiliyetine sahip bir ülke ve halkın NATO dışında yaşamasının doğru olduğuna gerçekten inanıyor musunuz? Bu yeteneklere zaten sahipsek, bunların ittifakın kolektif savunmasının bir parçası olması mantıklı olur. Bu hepimizi daha güçlü kılar.” dedi. Konuşmasının sonunda savaşın Ukrayna tarafından başlatılmadığını savunan Zelenskiy, Rusya’nın stratejik derinlik avantajını büyük ölçüde ortadan kaldırdıklarını ileri sürdü.
‘TEKSAS’TAN ANKARA’YA’ İFADESİ ANLAMLI’
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ise forumda yaptığı konuşmada savunma sanayisinde üretim kapasitesinin artırılmasının yeni dönemin en önemli başlığı olduğunu söyledi. Güler, NATO Genel Sekreteri Rutte’nin sık sık kullandığı ifadeye atıfta bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Hepimizin üretim kapasitelerimizi hızla ve birbiriyle uyum içinde genişletmemiz gerektiği tespitine katılıyorum. Bu bağlamda, Sayın Rutte’nin sıklıkla kullandığı ‘Teksas’tan Ankara’ya’ ifadesi son derece anlamlıdır.”
Türkiye’nin savunma sanayisinde önemli mesafe katettiğini belirten Güler, Türkiye’nin bugün savunma ihracatında dünyada 11’inci sırada bulunduğunu, kısa sürede ilk 10 ülke arasına girmeyi hedeflediğini söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki yerlilik oranının yüzde 80’i aştığını ifade eden Güler, savunma ve havacılık ihracatının son bir yılda 11 milyar doları geçtiğini, ihracatın yarısından fazlasının NATO müttefikleri ile AB ülkelerine yapıldığını kaydetti.
Güler ayrıca müttefik ülkeler arasındaki savunma sanayii kısıtlamalarının kaldırılması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin Avrupa’daki savunma ve güvenlik girişimlerine tam katılımının önemli olduğunu söyledi.