300 Spartalı bulamadık yine iyi mi?
Kendi hikâyemizi yazıp anlatmaya çok düşkünümdür. Her gün hevesim biraz daha kırılsa da bir yazarın kendisinin ve “biz” diyerek tanımladığı evrenlerin hikâyesini anlatmaktan daha iyi bir işi olmadığını düşünüyorum. Yaşı şimdi 50’ye dayanmış bizim kuşağın “her şeyi gördüm, içim rahat” dememesi için de pek gerekçesi yok bana sorarsanız. Bu her şeyi görme hali yazmanın namusuyla birleşince sosyolojimizi, değişimimizi, dönüşümümüzü anlatmaktan yana oluyorum her seferinde. Ne ki bunun afiyet kaçırıcı
Yeni Şafak