1965 yılında Hannover'de kurulan Scorpions, 'Rock You Like a Hurricane'den 'Wind of Change'e uzanan ölümsüz marşlarıyla rock tarihinin en köklü ve sarsılmaz gruplarından biri oldu.
Scorpions ile Türkiye'nin ayrı bir bağı var. Stadyum konserlerinin daha yeni yeni başladığı 1993'te hem İzmir'de Alsancak Stadyumu’nda hem de İstanbul'da İnönü Stadyumu'nda unutulmaz iki konser vermişlerdi.
Grup daha sonra birçok defa Türkiye'ye geldi ama bu defa 33 yıl aradan sonra aynı lokasyona, BKM organizasyonuyla 24 Haziran'da Beşiktaş Tüpraş Stadyumu'na geri dönüyorlar.
İşte bu tarihi buluşma öncesinde Scorpions’un kurucusu, vizyoneri ve beste makinesi Rudolf Schenker ile görüşmek için harekete geçiyoruz…
Ve bir bayram günü, Zoom’da karşımda Rudolf Schenker beliriyor. Bana hep Sean Connery’i anımsatan gitarist 77 yaşında olsa da bunu hiç göstermiyor. Kafasında şapkasıyla, boynundaki Scorpions kolyesiyle ve giyimi kuşamıyla gündelik hayatında da sahne imajını sürdürüyor gibi.
Röportajımıza evinden bağlanmış ama ev dediği bir rock’n’roll müzesi gibi görünüyor; arkadaki duvarda bir sürü V şeklinde gitar asılı.
Konu o gitarlara elbette gelecek ama önce 70+ yaşındaki bu ihtiyarların turnelere nasıl devam ettiğini soralım…
Yıllar önce bir veda turnesi planlamıştınız. Fakat turneye de albümlere de devam ediyorsunuz. Görünüşe göre müziğe ve hayranlarınıza verecek daha çok şeyiniz olduğunu fark edip yola devam etme kararı aldınız...
Aslında fark ettiğimiz şey çok başkaydı. 2010'daki veda turnesinde çalarken en ön saflarda inanılmaz sayıda genç insan gördük. Gözlerimize inanamadık. “Bizim eski hayranlarımıza ne oldu, onlar neden en arkadalar?” diye düşündük. Olan şuydu: YouTube tüm dinamikleri değiştirmişti. YouTube, yeni jenerasyona Scorpions konserlerini izleme fırsatı vermişti ve gençler, “Vay canına, bu grubu mutlaka canlı izlemeliyim” diyerek konserlerimize akın etmişti.
İşte veda etmekten vazgeçmemizin asıl sebebi buydu. Rock müziğini zamanında eski nesillere nasıl aktardıysak, şimdi de yepyeni bir gençliğe çalmanın ve bu mirası onlara ulaştırmanın çok daha eğlenceli olacağına karar verdik.
Grubun yaş ortalaması şu an 68 civarında, sen ve Klaus Meine bunun biraz daha üzerindesiniz! Ama sahnede hâlâ inanılmaz hareketlisiniz. Fiziksel olarak bu kadar fit ve enerjik kalabilmenizin özel sırları var mı?
Grubu ilk kurmaya başladığım yıllarda bol bol meditasyon ve yoga yapıyordum. Meditasyon yaptığınızda, “hayatın otoyoluna” çıkarsınız. Şöyle düşün; birçok insan aslında çok yeteneklidir ama kendi küçük zihinsel köylerine, kasabalarına sıkışıp kalmışlardır. Dışarı çıkacak otoyolu bulamazlar. Ben meditasyon sayesinde o otoyola çıktım ve büyük bir ilhamla doldum: Buna göre Scorpions dünyadaki en ünlü 30 rock grubundan biri olacaktı. Hatta o dönem Hamburglu bir gazeteci bana “Amacınız ne?” diye sorduğunda da “Dünyanın en iyi 30 rock grubundan biri olmak" cevabını vermiştim. Şaşırmıştı ama işte beni doğrudan hedefe götüren ve beni hep o günlerdeki gibi genç tutan bu “otoyol” oldu.
“Mihail Gorbaçov bizi Kremlin'e davet etti.”
2016'daki röportajımızda, Scorpions'ın müziği ülkeler ve kültürler arasında bir köprü olarak kullandığını söylemiştin. Hatta tam olarak şu ifadeleri kullanmıştın: "80'lerde Rusya'ya tanklarla değil, gitarlarla gittik." Sence rock müziğin hâlâ dünyaya barış getirme gücü var mı?