İREM CEYLİN DEMİRCAN / MUĞLA
Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, enerji sektöründe arz güvenliğinin sürdürülebilirlikten bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, şirketin üretimden çevre yatırımlarına, dijitalleşmeden yenilenebilir enerji projelerine kadar tüm çalışmalarını bu anlayışla yürüttüğünü söyledi. Işık, güneş enerjisi santrali yatırımını hayata geçirmeyi hedeflediklerini, rehabilitasyon ve döngüsel ekonomi projeleriyle çevresel performansı güçlendirirken, enerji arz güvenliğine kesintisiz katkı sunmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Güney Ege Bölgesi'nin elektrik tüketiminin yüzde 65'ini karşılıyor
Yeniköy Kemerköy Enerji'nin Muğla'nın Milas ilçesinde faaliyet gösteren, Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri ile entegre linyit maden sahalarını işleten ve Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde stratejik rol üstlenen şirketlerden biri olduğunu belirten Işık, "Toplam 1.119 MW kurulu gücümüzle Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 2,2'sini, Güney Ege Bölgesi'nin elektrik tüketiminin ise yaklaşık yüzde 65'ini karşılıyoruz. Yaklaşık 3 bin 100 kişiye doğrudan istihdam sağlıyor; oluşturduğumuz ekonomik ekosistemle yaklaşık 100 bin kişinin yaşamına dokunuyor ve yıllık 5 milyar liralık ticaret hacmi oluşturuyoruz. Yerli linyit kaynaklarından gerçekleştirdiğimiz üretimle yılda yaklaşık 1,4 milyar metreküp doğal gaz ithalatının önüne geçerek 600 milyon dolarlık kaynağın yurt içinde kalmasını sağlıyoruz. Enerji arz güvenliğini sürdürülebilirlik ve bölgesel kalkınmayla birlikte ele alıyor, 'Hüsamlar Yeniden', 'Küllerinden Doğ', 'Yaşam Kat' ve 'Bizim Köylerimiz' projeleriyle çevresel ve sosyal alanda uzun vadeli değer üretmeyi hedefliyoruz” dedi.
2026 yılının ilk yarısına enerji sektörünün küresel ölçekte yoğun belirsizliklerle başladığını belirten Işık, "Yılın ilk yarısında yaşanan jeopolitik gelişmeler ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, enerji arz güvenliğinin yalnızca ülkelerin değil şirketlerin de en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ettiğini gösterdi. Enerjiye kesintisiz erişimin ekonomik büyüme ve toplumsal yaşam açısından kritik önem taşıdığı bu dönemde odağımızı üretim sürekliliğini korumaya, operasyonel verimliliği artırmaya ve geleceğe yönelik yatırımlarımızı planlamaya yönelttik. Enerji sektöründeki dönüşümün yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarıyla sınırlı olmadığına inanıyor, mevcut üretim altyapısının verimli, güvenli ve çevresel sorumluluk anlayışıyla işletilmesini de bu dönüşümün önemli bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu.
400 milyon Euroluk modernizasyon ve çevre yatırımı gerçekleştirdi
Enerji sektörünün uzun vadeli planlama gerektirdiğini belirten Işık, “Son yıllarda santrallerimizde 400 milyon euroluk modernizasyon ve çevre yatırımı gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde ise mevcut üretim gücümüzü korurken enerji dönüşümüne uyum sağlayacak yatırımlara odaklanacağız. Yerli linyit kaynaklarından gerçekleştirdiğimiz baz yük üretimini yenilenebilir enerji yatırımlarıyla destekleyerek daha dengeli ve daha esnek bir üretim yapısı oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.
Sürdürülebilirliği şirketin tüm karar alma süreçlerinin merkezine yerleştirdiklerini belirten Işık, "Teknoloji yatırımlarından çevre yönetimine, insan kaynağından sosyal etki projelerine kadar tüm çalışmalarımızı bu anlayışla yürütüyoruz. 'Hüsamlar Yeniden' projesi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 800 futbol sahası büyüklüğündeki 576 hektarlık alanı doğaya yeniden kazandırırken, 250 bini aşkın fidan ve bitkiyi toprakla buluşturduk” dedi.
Enerji sektörünün en önemli ihtiyaçlarının öngörülebilirlik ve uzun vadeli planlama olduğunu belirten Işık, “Enerji dönüşümünü konuşurken arz güvenliğini göz ardı etmememiz gerekiyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması kadar elektrik sisteminin ihtiyaç duyduğu baz yük üretiminin korunması ve mevcut üretim altyapısının sürdürülebilir şekilde yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Madencilik faaliyetlerinde rezerve ulaşmak için kamulaştırmadan altyapı deplase çalışmaları, arkeolojik çalışmalardan zeytin ağaçlarının bilimsel yöntemlerle taşınmasına kadar uzun yıllar süren teknik hazırlık süreçleri yürütülüyor. Bu nedenle acele kamulaştırma, üretimin hemen başlayacağı anlamına değil, uzun hazırlık sürecinin zamanında başlatılmasına imkan sağlayan önemli bir planlama aracına işaret ediyor” şeklinde konuştu.
"Önceliğimiz yüksek verimlilik"
2027 hedeflerini geleceğin enerji sistemini dikkate alarak şekillendirdiklerini belirten Işık, "Öncelikli hedefimiz, ülkemimizin enerji arz güvenliğine katkı sağlayan üretimimizi yüksek verimlilikle sürdürmek. Bunun yanında hibrit üretim modelimizi güçlendirecek yenilenebilir enerji yatırımlarını hayata geçirmek, dijitalleşme ve enerji verimliliği uygulamalarını geliştirmek temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Sürdürülebilirlik alanında rehabilitasyon çalışmalarımızı genişletmeye, karbon yutak alanlarını artırmaya, döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırmaya ve çevresel performansımızı sürekli iyileştirmeye devam edeceğiz. Uzun vadeli hedefimiz ise enerji arz güvenliği ile sürdürülebilirliği birlikte yöneten örnek bir üretim modeli ortaya koymak" dedi.