Ana içeriğe geç

Beşiktaş'ın aradığı heyecan: Vincenzo Italiano

.

Beşiktaş'ın aradığı heyecan: Vincenzo Italiano
Bengü Türk
16

Beşiktaş'ın teknik direktör arayışında adı geçen Vincenzo Italiano, siyah-beyazlıların son yıllarda kaybettiği heyecanı geri getirebilecek isimlerden biri olabilir. Çünkü Italiano, sadece bir teknik direktör değil; aynı zamanda futbolu bir tutku ve cesaret oyunu olarak gören modern bir futbol adamı.

İtalyan futbolu denildiğinde akıllara genellikle pragmatizm, savunma disiplini ve sonuç odaklı anlayış gelir. Vincenzo Italiano ise bu kalıpların dışına çıkan isimlerden biri. Onun futbol anlayışı topa sahip olmayı, rakibi boğmayı ve oyunu sürekli rakip yarı sahada oynamayı hedefliyor. Kısacası, "hücum en iyi savunmadır" düşüncesini günümüz futbolunda en cesur şekilde uygulayan teknik adamlardan biri.

Kariyerinin ilk dönemlerinde Spezia'da daha çok 4-3-3 sistemiyle çalışan Italiano, Fiorentina ve Bologna yıllarında ise ağırlıklı olarak 4-2-3-1 düzenini tercih etti. Ancak onu özel yapan nokta, belirli bir sisteme saplanıp kalmaması. Gerektiğinde üçlü savunmaya dönebilen, elindeki oyuncu grubuna göre şekil alan bir teknik direktör profili çiziyor.

Saha içindeki organizasyonları ise modern futbolun en dikkat çekici örnekleri arasında gösterilebilir. Geriden oyun kurarken kaleciyi ve bekleri aktif kullanıyor. 3+2 veya 2+1 şeklindeki kurulumlarla rakip baskıyı kırmaya çalışıyor. Beklerin iç koridorlara girmesi, merkezde sayısal üstünlük yaratılması ve kanatlarda yapılan yoğun oyuncu kümelenmeleri onun oyun planının temel taşları arasında yer alıyor.

Ancak Italiano'nun rotasyon anlayışı sadece saha içi dizilişlerle sınırlı değil. Oyuncu kullanımı konusunda da son derece cesur. Fiorentina'da görev yaptığı dönemde çıktığı 141 maçta 141 farklı ilk 11 tercih etmesi bunun en çarpıcı örneği. Bologna'da da benzer bir yaklaşım sergileyerek 107 maçta 107 farklı ilk 11 ile sahaya çıktı. Bu durum bir yandan oyuncu grubunu diri tutarken diğer yandan geniş ve kaliteli kadro ihtiyacını da beraberinde getiriyor.

Savunma anlayışı ise yüksek risk içeriyor. Takımlarının savunma çizgisini oldukça öne çıkarıyor ve adam adama baskı organizasyonlarını sıkça kullanıyor. Defans bloğunu neredeyse orta saha çizgisine kadar taşıyan bu yapı, rakibe nefes aldırmazken arkada büyük boşluklar bırakabiliyor. Bu nedenle Italiano'nun başarılı olabilmesi için özellikle atletizm seviyesi yüksek oyunculara ihtiyaç duyduğu açık.

Beşiktaş açısından bakıldığında bu nokta kritik önem taşıyor. Eğer siyah-beyazlılar İtalyan teknik adamla anlaşırsa, kadro planlamasının da onun futboluna uygun şekilde yapılması gerekiyor. Tempolu, baskı yapabilen, geniş alan savunabilecek ve fiziksel olarak güçlü oyuncular transfer edilmeden bu sistemin tam anlamıyla işlemesi kolay görünmüyor.

Hücum tarafında ise taraftarları heyecanlandıracak birçok detay bulunuyor. Beklerin son çizgi koşuları, iç orta sahaların ceza sahasına yaptığı sürpriz girişler ve sürekli hareket halinde olan hücum organizasyonları Beşiktaş tribünlerinin özlediği görüntüler olabilir. Özellikle Orkun Kökçü gibi skor katkısı verebilen merkez oyuncuların bu yapı içerisinde çok daha belirleyici hale gelmesi sürpriz olmayacaktır.

Elbette Italiano kusursuz bir teknik direktör değil. Kariyerinde kaybettiği finaller hâlâ eleştirilen noktalar arasında yer alıyor. "Winner" karakteri konusunda soru işaretleri taşıyanlar da mevcut. Ancak Bologna ile kazandığı İtalya Kupası, onun önemli bir başarı hikâyesi yazabileceğini de gösterdi.

Bugün Beşiktaş'ın ihtiyacı olan şey yalnızca bir teknik direktör değil; aynı zamanda bir oyun kimliği. Son yıllarda zaman zaman kaybolan coşkunun, agresifliğin ve futbol heyecanının yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Vincenzo Italiano tam da bu noktada doğru adres olabilir.

Şampiyonluk garantisi verir mi? Hayır.

Ancak sabır gösterilir, doğru kadro kurulur ve hocanın futboluna uygun bir yapı oluşturulursa Beşiktaş taraftarı uzun yıllardır özlediği o enerjik, cesur ve seyir zevki yüksek takımı yeniden izleyebilir.

Belki de bugün siyah-beyazlıların en çok ihtiyaç duyduğu şey tam olarak budur: Yeniden heyecan duymak.

Kaynağa Git

İlgili Haberler