Son yıllarda sosyal medyada her gün yeni bir anti-aging (yaşlanma karşıtı) uygulaması, cihazı ya da "gençleşme vaadi" öne çıkıyor. Daha genç görünme isteğiyle estetik işlemlere yönelim artarken, uzmanlar bu trendlerin her birey için uygun olmayabileceğini vurguluyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Elif Afacan Yıldırım, yaşlanmanın doğal bir süreç olduğunu belirtti. Yıldırım, " Cilt yaşlanması yalnızca kırışıklık değil; kolajen kaybı, elastikiyet azalması, leke artışı ve hacim kaybıyla birlikte çok boyutlu bir süreçtir. Sosyal medyada öne çıkan "mucize işlem" algısı çoğu zaman gerçeği yansıtmıyor. Dermatoloji uzmanının görevi, popüler olanı değil, uygun olanı seçmek; hızlı vaatler yerine güvenli, bilimsel ve kişiye özel çözümler sunmak" şeklinde konuştu.
SIK TERCİH EDİLEN 3 TEDAVİ
Uzmanı Dr. Elif Afacan Yıldırım, yaşlanma karşıtı hastanelerde veya güzellik merkezlerinde yapılan tedavilere değinerek, açıklamalarda bulundu.
1- SIVI YÜZ GERME
"Biyostimülanlar dolgu değildir, hacim vermez. Temel amaç cildin kendi kolajen üretimini artırmaktır. Bu uygulama özellikle yüz ovalinde gevşeme, hafif sarkma ve cilt kalitesinde azalma yaşayan kişilerde tercih ediliyor."
2- ALTIN İĞNE
"Bir diğer sık tercih edilen yöntem olan altın iğne (Fraksiyonel Radyofrekans) uygulamasıdır. Amaç kolajen üretimini artırmak, cilt sıkılığını desteklemek ve gözenek görünümünü azaltmaktır. Özellikle akne izleri, ince kırışıklıklar ve cilt elastikiyet kaybında etkili."
3- SOMON DNA
Son dönemde "gençlik aşısı" olarak da anılan somon DNA (Polinükleotidler) uygulaması, ani lifting etkisi oluşturmaz; cilt kalitesini artıran destekleyici tedavilerdir. Özellikle mat, ince yapılı ve nem kaybı olan ciltlerde tercih ediliyor. Amaç; nem, parlaklık ve doku yenilenmesini desteklemektir."