Ana içeriğe geç

Pavyonda çalışan anne: Filmlerin vazgeçilmezi şimdi dizide... İspanyolların 'Türk dizisi gibi' eleştirisi... Dünya kupası ne kadar izleniyor

Sina Koloğlu yazdı...

Pavyonda çalışan anne: Filmlerin vazgeçilmezi şimdi dizide... İspanyolların 'Türk dizisi gibi' eleştirisi... Dünya kupası ne kadar izleniyor
Odatv
16

ATV'nin yeni dizisi Altı Üstü İstanbul'daki Fahriye Toprak karakteri aslında, Türk melodramlarının en eski damarlarından birine dayanıyor: Çocuğunu büyütmek için pavyon sahnesine çıkan anne. Yeşilçam filmleri dönüyor ekranda. Ve bu sahneler sık karşımıza çıkıyor. Bizim kuşak, pavyonda şarkı söyleyen "Kötü Kaderin Kadınları"nı izleyerek büyüdü. Fonda Metin Bükey’in "melodram soslu" müziğini unutmamak lazım.

Bu rolü oynamak bir yerde, Yeşilçam’da sınıf atlamak gibiydi. Türkan Şoray, Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit sınavdan geçen isimler. Yeni dönem dizilerimizde de pavyon hali ara sıra kendini gösteriyor. En son Dilber karakteri ile Hazar Ergüçlü’yü izledik.

ŞİMDİ FAHRİYE VAR

Şimdi atv dizisi Altı Üstü İstanbul’da Fahriye var. Öykü Gürman oynuyor. Rolünü şöyle tarif etmiş; “Kızını tek başına büyütmüş, ona hem anne hem baba olmuş güçlü bir kadın. En büyük mutluluğu kızı Melek ve şarkı söylemek. Kızını çalışarak büyütmüş, bununla gurur duyuyor. Tüm hayatını Melek'in mutlu olması ve hiçbir eksiklik yaşamaması üzerine kurmuş. Bu yüzden onu korumak, kollamak ve her zaman yanında olmak istiyor". Aynısının tıpkısı Yeşilçam. Bakalım hangi şarkıları söyleyecek. “Evlerinin Önü Boyalı Direk” olacak mı? Benzer çarpıcı bir örnek daha dizilerimizde bizlerle olmuştu.

BİTMEYEN ŞARKI'NIN FERAYE'Sİ

Televizyonda bu çizginin en belirgin örneklerinden biri, Bergüzar Korel'in canlandırdığı Feraye karakteriydi. Feraye de sahneye çıkan, hayatın sert yüzüyle mücadele eden ve oğluna ulaşmaya çalışan bir anneydi. Dizinin yayınlandığı zaman şöyle yazmışım; “Bergüzer Korel rolünü gayet iyi götürüyor. Bülent İnal biraz ‘jön olalım abi’ havalarında kasıyor. Ama yani fena değil”.

DİZİNİN MÜZİKLERİ FUNDA ARAR'IN EŞİNDEN

"Bitmeyen Şarkı'nın müziklerini Febyo Taşel yapmıştı. Febyo aynı zamanda Funda Arar’ın eşi. Ve Arar’ın tüm albümleri ondan sorulur." Bu notu vermişim yazımda. Bu dizinin müziklerinin bir de albümü çıktı.

YAZLIK DİZİLER; HER DİZİ KENDİ HALİNDEN MEMNUN

HEPSİNİN GÖZÜ DÜNYA KUPASI'NDA

Başarıyı anlatmak için kullandıkları yöntem "Dünya Kupası maçlarını geçtik" oluyor.

“ATV'nin yeni dizisi Altı Üstü İstanbul, ilk bölümüyle Total'de günü ikinci sırada tamamlarken, ikinci haftasında reytingini artırarak yüzde 6,49 reyting ve yüzde 23,29 izlenme payıyla günün en çok izlenen programı oldu. Dizi, aynı gün yayınlanan Dünya Kupası maçlarını da geride bıraktı” diye kendini övmüş mesela…

NELER YAPMIŞ NELER

Daha 17, haberimiz yok da, neler yapmış neler. Kanalın bültenine göre ilk bölümü, üç gün içinde 10,3 milyon görüntülenmeye ulaştı. Dizi, ikinci bölümüyle en kısa sürede 10 milyon izlenmeye ulaşan ilk dizi ünvanını almış. O yetmemiş son yıllarda üçüncü bölümüyle en iyi çıkış yakalayan dizilerden biri olarak kayıtlara geçmiş. Bu bilgiyi neye göre yazmışlar, onu bilemiyoruz tabii. Dördüncü bölümü ise iki günde 14 milyon görüntülenmeyi aşmış. Dünya Kupası'nda oynanan iki maçı geride bırakmış. Dizi şu sıralar yüzde 8’leri zorluyor diyelim.

O DA HALİNDEN MEMNUN

Show TV kendi dizisini şöyle övmüş; "Show TV'nin Muhtemel Aşkı ise ikinci bölümüyle Total, AB ve ABC1 20+ gruplarında günün zirvesine yerleşti. Yapım yalnızca ekran başında değil, sosyal medyada da büyük ilgi gördü; #MuhtemelAşk etiketi saatlerce X gündeminin ilk sırasında kaldı." Yani yaz, diziler için iyi geçiyor.

DÜNYA KUPASININ REYTİNG HALİ

Kısaca söylenebilecek, AB kitlesi Total izleyiciden daha fazla ilgi gösteriyor. Mesela İskoçya - Brezilya maçı ilk on içinde yok total izleyicide. Türkiye - Paraguay maçı total izleyicide yüzde 7’lere zor ulaşıyor. AB’de yüzde 9’ların üstünde. AB’de üç maç gün birincisi olmuş. Peki TRT için durum nasıl? Şimdi daha dişli rakipler birbirleri ile karşılaşacak, muhtemel izlenme oranları artacak. Tabii bir de saat farkı durumu var. Özetle; TRT’yi şimdilik izlenme oranlarında kurtaran bir tablodan bahsedebiliriz. Kulağıma gelen, TRT de reytinglerden memnun. Bir başka ayrıntı daha dikkat çekti. Hiçbir umudu kalmayan Milli Takım’ın son maçı izlenme oranlarında aynı gün oynanan Norveç – Fransa maçının altında kaldı.

VOLEYBOL: KIZLAR BİRAZ, ERKEKLER HİÇ YOK

Milletler Ligi, hem kadınlarda hem erkeklerde devam ediyor. Kadınlar Voleybol Milletler Ligi’nin iki maçı sıralamada yer almış. Total izleyicinin maçlara ilgisi yok. AB’de Türkiye – Almanya karşılaşması 8’inci sıradan girmiş. Türkiye – Çin total izleyicide 8’inci sırada, AB’de dördüncü sırada. Erkeklerin maçları ise ilk on içinde yok. Türkiye – Çin ve Türkiye – ABD maçları muhteşemdi. Ve son bilgi: Bir Arjantin maçı oynadık. Gerilim filmi gibiydi. Olağanüstü bir başarıydı. Erkek voleybol takımı gerçekten dünya standartlarında bir ekip olmuş. Onların maçlarını kaçıranlar çok şey kaybettiler. Bizim millet bakalım ne zaman uyanacak?

'TÜRK DİZİSİ GİBİ' ELEŞTİRİSİ

Bir zamanlar "Brezilya dizileri” başlığı altında Latin dizileri pek revaçtaydı. 80 ve 90’lı yıllarımız neredeyse onlarla geçti. Özel televizyonlar ile birlikte yerli diziler dönemi, kapıları aralamış oldu. Türk dizileri özellikle 2000’lerin ortasında sınırları aştı. Bugün Latin, Balkan, Akdeniz, Orta Doğu bölgelerinde izleniyor. Bizim dizilerin bu derece izlenmesinde özellikle Latin pazarında, bazı nedenlerin olduğu yazıldı. Brezilyalı araştırmacı Gabriela Ferreira'nın "A Turkish Drama in the Land of Telenovelas" başlıklı çalışmasına göre, Brezilya “telenovelaları”, çoğunlukla günlük hayata ve belirli sosyal çevrelere odaklanırken, Türk dizileri daha sinematik görüntüler, tarihi mekânlar ve geniş dış çekimlerle farklılaşıyor özetle. Ama bugün benzer bir eleştiri ile karşılaştığımızı fark ettim, İspanyol El Pais gazetesinde çıkan bir yazıda. Ne diyor? Telecinco kanalında yeni bir dizi başladı; Ella, Maldita Alma (Lanetli Ruhum). Bir rahip, kuzeni ve kuzeninin eşi arasında yaşanan yasak aşk üçgenini konu alıyor.

Gazete, Galiçyalı yazar, şair ve gazeteci Manuel Rivas'ın kısa ve yoğun anlatımlı öyküsünün televizyona uyarlanırken gereksiz yere uzatıldığını yazdı. Eleştiride, dizinin çok sayıda yan hikâye, aşk üçgeni ve yeterince geliştirilmemiş karakterlerle doldurulduğu belirtilerek bunun, "Türk dizilerini anımsatan" bir yapıya dönüştüğü ifade ediliyor. Gereksiz yere uzatılma bize özgü bir durum. Bir başka eleştiri, dizinin kalite çıtasının eski tarz pembe dizi kalıpları içinde olması ile ilgili. Bizim yerlilerde dünden bugüne kendi içinde “kalitesini” yitirdiğini söylemek yanlış olmaz.

SU MOLASI BAHANE, REKLAM PARASI ŞAHANE

Su molası yaz aylarının sıcak Dünya Kupaları'nda olurdu. Kısa sürerdi. Bir içimlik diyelim. Su molaları ilk kez 2014 Brezilya Dünya Kupası'nda aşırı sıcaklara karşı oyuncuları korumak amacıyla uygulanmıştı. O dönemde mola kararı, sıcaklık, nem, güneş ve rüzgâr gibi faktörleri ölçen WBGT endeksine göre veriliyordu.

2026'da işin rengi değişti. Su molası mola olmaktan çıktı, reklam geliri ve taktik molası haline geldi. Yenik giden takımlar için bir maçı soğutma zamanına dönüştü. Yani futbol, bir nevi basketbol maçına döndü, ABD sayesinde diyelim.

FOX PARASINI REKLAMLARDAN ÇIKARDI

ABD basınında yer alan bilgilere göre, turnuvanın ABD yayıncısı olan Fox, su molaları sırasında yayınlanan 30 saniyelik reklamlar için yaklaşık 200 bin dolar talep ediyor. ABD Milli Takımı'nın maçlarında ise bu rakam 750 bin dolara kadar çıkabiliyor.

Turnuvadaki 104 maçın her birinde iki zorunlu su molası bulunması nedeniyle toplam 832 ek reklam alanı oluştu. Reklam satışlarından elde edilecek gelirin 250 milyon doları aşabileceği belirtiliyor. Bu rakam, Fox'un Dünya Kupası yayın hakları için ödediği 485 milyon doların yarısından fazlasına denk geliyor.

HANGİ KANAL NE KADAR

Fransız M6 kanalı mesela 20 saniye reklama 20 milyon TL, uzatma devresine 21,2 milyon Tl fiyat biçmiş. Penaltılar sırasında (23,5 milyon lira). Tabii bu rakamların son ikisi, Fransa buralara gelirse.

Daha hesaplı olan ülkeler var. İrlanda mesela. İrlanda (RTÉ) Final maçında devre arası reklamı: 25 bin € (yaklaşık 1,2 milyon TL), su molası parası 15 bin 625 € (yaklaşık 735 bin TL) .

EN PAHALI PENALTI REKLAM ARASI

Fransa'daki M6'nın final senaryosunda belirlediği 500 bin euroluk penaltı reklamı, Avrupa'da şimdiye kadar açıklanan en yüksek televizyon reklam tarifelerinden biri olarak gösteriliyor.

TRT: AÇIKLAMAZ

Şu ana kadar TRT'nin 2026 Dünya Kupası için maç bazında reklam tarifesi veya sponsorluk ücretleri kamuoyuna açıklanmış değil. TRT turnuva yayın planını duyurdu ancak reklam satış rakamlarını paylaşmadı.

Önceki Dünya Kupası hak anlaşmasının yaklaşık 24 milyon euro değerinde olduğu belirtilirken, 2026 organizasyonunda maç sayısının 64'ten 104'e çıkması yayın hacmini de büyüttü. Uzmanlar, Türkiye'nin Dünya Kupası'nda yer aldığı bir turnuvada reklam ve sponsorluk gelirlerinin TRT açısından yılın en değerli yayın dönemlerinden birini oluşturduğunu belirtiyor.

Biraz daha iddialı bir ekonomik analiz yapılırsa, TRT'nin Dünya Kupası yayınlarından on milyonlarca avroluk reklam ve sponsorluk hacmi yaratmış olabileceği, hatta hak maliyetinin (canlı yayın parası) önemli kısmını karşılamış olmasının muhtemel olduğu söylenebilir.

AKLIMA TAKILANLAR

TV’DE YAYINLANAN FİLMLER GAZETEDE NASIL YER ALIR

Bir zamanlar gazetelerin en önemli sayfalarından biri TV sayfasıydı. Mesela Milliyet’te “Milliyet Ekran” iki sayfa olduğu günleri bizzat yaşadım. Hem köşe yazarak, hem sayfada çalışarak. Sonra şef olduk. Okuduğum bir haber bu açıdan beni eski günlere götürdü. TV sayfalarının olduğu ve televizyon yayıncılığının sadece dizilerden ibaret olmadığı yıllar. Filmler, belgeseller, talk show’lar vs. sadece kuru kuru verilmez, detaylara inilir ve özel haber yapılarak okura servis edilirdi. Mesela her günün filmleri bizzat gazetelerin film eleştirmenleri tarafından yazıldığı günler. Daha önce çalıştığım Cumhuriyet'te TV sayfasında (Ki sevgili Uygar Eremektar yönetiminde tarihinde ilk kez bir TVV sayfası yapmıştık) filmleri kısa kısa ve keyifli ayrıntılarında usta kalem Atilla Dorsay yazardı. Milliyet'te ise yılların sinema yazarı Erman Şener ağbimiz bize gönderirdi. Oralardan bugünlere geldik. Milliyet’te sayfası yok. Diğerlerinde, adet yerini bulsun durumu.

İtalya Corrierer della Sera gazetesinin TV sayfası, kaç defa ekrana geldiği sayılamayacak filmlerden 1984 yapımı "Indiana Jones: Kamçılı Adam" filmini masaya yatırmış. Film İtalia 1 kanalında yayınlanmış. Hani konuyu verip geçiştirmek yerine filmin ayrıntılarına girmiş.

BELİ SAKATLANMIŞTI

Harrison Ford'un çekimler sırasında geçirdiği ciddi bel sakatlığı ve ameliyatı, bazı aksiyon sahnelerinde dublör kullanılması, Steven Spielberg'in yıllar sonra bu yapımı "serinin en karanlık Indiana Jones filmi" olarak nitelemesi… Yine 28 milyona çekilen filmin, 333 milyon dolar hasılat elde ettiği bilgisi de yer almış gazetenin yorum haberinde. Şimdi böyle bir yazı okurun ilgisini çekmez mi? İsterse film yüz kere gösterilsin hiç önemli değil. Diyeceksiniz gazete mi okunuyor? O ayrı hikaye tabii.

PARTİYİ KURACAKSIN!

Tartışma programlarında “Özel nasıl bir parti istiyor?”, “Özel ile yeni partiye katılacak vekil sayısı“, “Özel’in oy potansiyeli" başlıklar. İlla yeni parti kurulsun!

GÜNDÜZ AİLE DRAMI, GECE YARIŞMA

Gündüz Esra Erol ile kadın programı canlı. Güzel ülkemin güzel insanlarından bir film şeridi sunuyor Esra Erol. Akşamında bant çekim "Var Mısın Yok Musun?" yarışması. Ne tesadüf Müge Anlı "GüvenBana"yı yapmıştı. Esra 24 bölüm bant çekti. Bu çekimleri gündüz kuşağı programı devam ederken yaptı. Yani beş gün canlı yayın, ardından cuma, cumartesi ve pazar günleri bu yarışmanın bant çekimi. Yaklaşık altı hafta böyle bir yorucu çalışma temposu sürdürdü.

ELEKTRİKLİ SÜPÜRGEYİ VE KAHVE MAKİNESİNİ SEVDİK

Meksika'da her 10 evde 1 elektrikli süpürge varken Türkiye’de bu sayı her evde 2. Seviyoruz küçük eletrikli ev aletlerini. Türkiye Avrupa'nın İkinci en büyük Küçük Ev Aletleri Pazarı. ABD merkezli teknoloji şirketi SharkNinja'nın Türkiye Genel Müdürü Galip Bağcı CNBC–E' de Şafak Tükle’nin programında söyledi. Bir ayrıntı daha var. Espresso bazlı kahve makinelerinin satışında Türkiye dünyanın ilk beş ülkesi arasında. Mesela bizim oturduğumuz Karşıyaka Girne caddesi üzerinde 10 – 15 kahve içilen yer var. Biz evde Türk kahvesi içmeye devam ediyoruz.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler