Ana içeriğe geç

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP 28 Şubat'ı yaşıyor

Öteleme, yok sayma, linç! Suavi, Zülfü Livaneli, Onur Akın, Sabahat Akkiraz vesaire isimler "Şarkımızı kullanma" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP 28 Şubat'ı yaşıyor
MedyaTava
16

Öteleme, yok sayma, linç!

Suavi, Zülfü Livaneli, Onur Akın, Sabahat Akkiraz vesaire isimler "Şarkımızı kullanma" dedi.

Bu postmodern bir siyasal ırkçılıktır. Toplumun bir kesimini ayırmak insan haklarına aykırıdır.

Yıllarca “hümanizm” ayaklarına yatanlar aslında bu kavramı sadece tepe tepe kullandıklarını göstermiş oldular.

Barış’tan söz edenler daha dünkü yol ve dava arkadaşlarıyla “savaş” halindeler.

Allah bunların fikirsel şerlerinden memleketi korusun.

Dün Merve Kavakçı kürsüde konuşamıyordu. Bakın bugün de Kemal Kılıçdaroğlu konuşamıyor. 1999’da Sayın Merve Kavakçı’yı TBMM’ye sokmayanlar 2026’da Kemal Kılıçdaroğlu’nu meclise sokmuyor.

Keser ve sap mı dersiniz, devran mı dersiniz? Bilemem.

Dün sakal bırakanlar fakülte kapılarından çevriliyordu, bugün Kemal Bey TBMM kapısından "sözde kendi partilileri tarafından" çevriliyor.

"Tamam da kanka, ne âlaka?" diyenler olabilir.

Alakası şu: Her iki durumda da linç var, yok sayma var, öteleme var, ayrımcılık var.

Alakası şu: Her iki durumda birileri kendini daha üstün görüyor, daha eşit görüyor, başkasını engellemeyi kendinde hak görüyor, kurumları kendine miras kalmış zannediyor.

TBMM'nin Dikmen Kapısı’nda gazeteci arkadaşlarımıza "Dışarı, dışarı" diye bağıran Özgür Özel destekçileri vardı.

Türkiye'nin Meclis’ini kendi tapulu mülkünüz mü sandınız?

İşte aynı zihniyet Merve Kavakçı’ya da “Dışarı” diye bağırıyordu. Hâlâ meclisin Sayın Kavakçı’ya en azından bir özür ve ahde vefâ borcu olduğunu düşünüyorum.

Faşizm sadece “hedef değiştirmiş” görünüyor.

Siz kimsiniz de insanları "herkese ait ortak bir mekandan" atmaya kalkıyorsunuz.

İşte 28 Şubat'ın yasakçıları böyle idiler.

Herkese ait ortak binalardan, kamu binalarından insanları "dışarı" çıkarıyor, beğenmediklerini içeri bile almıyorlardı.

Kemal Kılıçdaroğlu şu anda mağdurdur.

Özgür Özel ise bu hikayeyi sanki kendi serencâmı gibi "algılatmaya" kalkmaktadır.

İşin garibi Özel’in kendisi bile mağdurdur, çünkü bir türlü “özgür” olamamıştır.

Mahkeme kararına göre delege alıp sattıkları söylenen kişiler şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu'nun mağduriyetini mi çalmaya çalışıyorlar?

Hülâsa; iyi ki ülkenin başında Recep Tayyip Erdoğan gibi dirayetli, sözünün eri, milletin adamı var.

Aksi takdirde daha gözünün önünü göremeyen, cezaevlerinden talimatlar alan kişiler yüzünden Ukrayna-Rusya, ABD/İsrail-İran savaşlarından birine bizi dahil ederlerdi. En çok kaybeden de Allah göstermesin yine biz olurduk.

SON SÖZ: CHP ülkenin ana muhalefetidir. Ekonomiler bozuk parasız, siyaset ise muhalefetsiz olmaz. Bir an önce toparlanmalarını diliyorum. Birbirlerine karşı “strateji” üretmek yerine Terörsüz Türkiye’ye katkı vermelerini diliyorum.

Kaynağa Git

İlgili Haberler