Ana içeriğe geç

Yeni araştırma: Güneş fırtınaları hava durumunu değiştiriyor olabilir

Yeni bir bilimsel çalışma, güçlü güneş fırtınalarının yalnızca uzay teknolojilerini değil, Dünya’nın atmosferik süreçlerini de kısa zaman aralıklarında etkileyebileceğini ortaya koydu. Bulgulara göre bu etkiler birkaç saat ile birkaç gün içinde hava sistemlerinde ölçülebilir değişimlere yol açabiliyor.

Yeni araştırma: Güneş fırtınaları hava durumunu değiştiriyor olabilir
Karar
16

Güneş’in zaman zaman uzaya yüksek enerjili parçacıklar ve elektromanyetik radyasyon yaydığı biliniyor. Bu olaylar genellikle kuzey ışıkları gibi görsel etkiler yaratırken, uydu sistemleri, elektrik şebekeleri ve iletişim ağları üzerinde de bozucu etkiler oluşturabiliyor. Ancak bu süreçlerin Dünya’daki hava olaylarına doğrudan etkisi uzun süredir tartışma konusu.

KISA SÜREDE ORTAYA ÇIKAN ATMOSFER DEĞİŞİMLERİ

Independent Türkçe'nin Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmaya dayandırdığı habere göre, tekil güneş fırtınaları bile atmosferde hızlı ve bölgesel değişimlere neden olabiliyor. Araştırmayı yürüten New Hampshire Üniversitesi’nden fizikçi Joachim Raeder, etkinin fırtınanın şiddeti ve bölgesel koşullara bağlı olarak değiştiğini belirtiyor.

67 YILLIK VERİ ANALİZİ DİKKAT ÇEKTİ

Çalışmada yaklaşık 67 yıllık uzay havası ve atmosfer verileri incelendi. Sonuçlar, güneş fırtınalarının oluşumu ile hava düzenlerindeki küçük ama tutarlı sapmalar arasında bağlantı olabileceğini gösterdi. Özellikle bazı bölgelerde yağış miktarında belirgin değişimler tespit edildi.

YAĞIŞ VE KUTUP GİRDABI BAĞLANTISI

Araştırmada, Kuzey Amerika’daki Rocky Dağları ve Kanada’daki Hudson Körfezi çevresinde güçlü güneş fırtınalarının ardından yağış ve kar miktarında düşüş gözlemlendiği bildirildi. Bilim insanları, güneş kaynaklı radyasyonun kutup girdabı üzerinden atmosfer süreçlerini etkileyebileceğini değerlendiriyor.

HAVA MODELLERİ İÇİN YENİ SORU İŞARETLERİ

Çalışma, mevcut hava ve iklim modellerinin güneş aktivitelerinin atmosfer üzerindeki etkilerini yeterince hesaba katmadığını öne sürüyor. Araştırmacılar, gelişmiş uydu gözlemleri ve daha güçlü bilgisayar modelleriyle bu ilişkinin daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler