Ana içeriğe geç

Bodrum’un kurtuluş reçetesi: Erişte!

Gümbet, Gündoğan, Bodrum Merkez ve Türkbükü’ne kanalizasyon akıyor. Turgutreis, Kadıkalesi, Cennet Koyu, Aspat aşırı yapılaşmayla, Gümüşlük çapalarla tahrip oluyor. Bodrum ve Ege’yi kurtarmanın yolu, deniz çayırlarını korumaktan geçiyor.

Bodrum’un kurtuluş reçetesi: Erişte!
Fayn
16

Özellikle yaz aylarının en tercih edilen, nüfusu birkaç aylığına yaklaşık bir milyona (normalde 200 bin civarı) çıkan Bodrum’un bir görünen, bir de görünmeyen yüzü var.

Görünen yüzü malum. Plajlar, mekanlar, dağa taşa dikilen -ve bin şükür ki zamanında kat sınırı ve beyaz boyama zorunluluğu getirilen- evler… Görünmeyen yüzüyse çok acı…

Gümbet Atık İstasyonu'ndan sızan arıtılmamış atıksular yüzünden Büyük ve Küçük Resif gibi dalış noktalarında bile görüş düştü. Deniz çayırları, mercanlar üzerinde müsilaj benzeri tortular var. Bodrum merkezde ise belediye binasının altından geçen kanaldan periyodik olarak lağım akıyor.

Gündoğan ve Türkbükü koyu, aşırı yapılaşma ve yetersiz altyapı nedeniyle ağır organik yük altında. Arıtma tesislerinin kapasitesi yetmiyor ve koya verilen atık sular, bölgede kulak iltihabı gibi bakteriyel vakalara yol açıyor.

Geçmişteki yoğun balık çiftliği faaliyetleri yüzünden Salih Adası ve Güvercinlik’te deniz zemini 20 yıllık organik madde birikimiyle kaplı…

Moraliniz bozulduysa üzgünüm, dahası da var. Kirliliği alarm seviyesine gelen Bodrum koy ve kıyılarından sadece birkaç örnek verdik. Bodrum Yarımadası’nda bildiğiniz, gittiğiniz, yüzdüğünüz her koy büyük baskı altında. O kadar ki bu gidişle Bodrum, önümüzdeki 10 yılda turizm gelirlerine elveda diyebilir!

Koylardaki bu büyük baskıyı Project Posidonia- Deniz Çayırları Projesi inceledi. Bodrum’da yürütülen bilimsel araştırmalardan çıkan veri ve önerileri inceledik. Hangi bölgenin ne kadar ve neden kirlendiğini, hatta oksijensiz kalan noktalara ve çözüme baktık.

Deniz çayırı, nam-ı diğer erişte nedir?

Önce deniz çayırı nedir, ne işe yarar, anlayalım: Hani sığ yerlerde bazen yosunla karıştırılan, bazılarını huylandıran, bu nedenle hunharca sökülüp atılan hatta yerine kum dökülen bitkiler var ya, işte onun adı deniz çayırı ya da halk arasındaki deyimiyle erişte (Posidonia Oceanica).

Yosunlar arasında yer almayan, kökleri olan, çiçek açan Akdeniz’e özgü bu bitki, ekosistem için hayati.

Köklerinde yüksek oranda karbon hapseden bu müthiş bitki, deniz tabanına oksijen sağladığı için, iklim değişikliğiyle mücadelede çok kritik bir öneme sahip. Abartmıyoruz, bilim insanlarının mavi karbon ekosistemleri dediği; karbonu uzun süre depolayarak küresel ısınmayı yavaşlatan tropikal bölgelerdeki mangrov ormanları kadar önemli Posidonia…

Kıyı erozyonunu engelleyen deniz çayırları, hem deniz canlıları için bir yuva hem de suyu filtrelediği için berraklığın garantörü.

Kaynağa Git

İlgili Haberler