Ana içeriğe geç

Hürmüz’ün kapatılması, ABD-İran savaşında başa dönüş

Hürmüz’ün kapatılması, ABD-İran savaşında başa dönüş
Ekonomim.com
16

Ortadoğu’daki savaş hangi senaryo ile sonuçlanacak bilmiyoruz. Ama risklerin arttığı bir senaryo ile karşı karşıyayız. Jeopolitik risklere karşı küresel yatırımcılar genelde dolar ve altına yönelerek, havacılık hisselerini satarak, enerji-petrokimya temasını alarak cevap veriyor.

Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığı haberinin yarattığı tedirginlik ile haftaya başlıyoruz. ABD saldırılarına karşı dayanma gücünü ispat eden İran, yaklaşan ara seçimlere de güvenerek ABD’ye rest çekti. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ile ABD-İran savaşı başlangıç dönemine geri dönüldü.

Enerji piyasası Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmalara son dönemde sınırlı negatif tepki verdi. Ara seçim öncesi Başkan Trump’ın anlaşma yapmak zorunda kalacağına inanan oyuncular iki ülke arasında tırmanan gerginliği geçici bir risk olarak okumayı tercih etti.

Bu kez farklı olur mu? İran’ın rest çekmesine ABD el yükselterek cevap verir mi? Başkan Trump’ın “ülkenin altyapısını, tuzlu su arıtma tesislerini vururuz” tehdidi gerçeğe dönüşür mü? Bu soruların analitik cevabı yok.

İki tarafın da kendini galip ilan edeceği anlaşma ihtimali azaldı

Başkan Trump, Hürmüz Boğazı’na ABD donanmasını getirerek kendisini köşeye sıkıştırdı. İran lehine olan bir anlaşma ile bölgeden ayrılırsa ara seçimi kaybedecek. Düşük tempo ile seçime kadar devam edecek bir savaş senaryosunda seçimi gene kaybedecek.

Başkan Trump’ın, seçimi kazanmak için İran’a karşı mutlak zafer iddia edeceği bir anlaşmaya veya gerçek bir zafere ihtiyacı var. Son gelişmeler Kadeş benzeri bir anlaşma ile iki tarafın da kendini galip ilan edeceği bir anlaşma ihtimalini azalttı. Başkan Trump seçimi kazanmak için İran’ın enerji dışındaki altyapısını vuran yıkıcı bir saldırı başlatmak zorunda kalabilir.

Bu saldırının sonucu ne olur öngörmek zor. Savaşın iyisi olmaz. Ama piyasalar için kısa vadede daha az kötü senaryo ABD’nin mutlak ve çabuk bir zafer ile bölgeden ayrılması. Bu senaryoda, enerji altyapısında kalıcı bir hasar oluşmazsa petrol fiyatları hızla geriler. Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde elini güçlendirecek bu sonuç, ABD ile ilişkilerin iyileştiği bir dönemde, Türkiye için olumlu olur.

Kötü senaryo, yıkıcı savaşın bir zafere dönüşmeden devam etmesi. Enerji altyapısının muhtemelen zarar göreceği bu senaryoda petrol fiyatları yeniden 80 dolar 100 dolar aralığına yükselir. Ekonomi yavaşlarken, enflasyonun yükseldiği bu dönemde stagflasyon korkuları tırmanırken, hisse senedi, tahvil, enerji-gübre-petrokimya dışı emtia değer kaybeder.

Cumhuriyetçilerin ara seçimi kaybedeceği, Başkan Trump’ın topal ördeğe dönüşeceği bu senaryonun kazananı İran Devrim Muhafızları olur. ABD ülkelerin rejimini değiştirerek dünyayı yönetme sevdasına yeni çılgın başkanını bulana kadar ara verir. Tek kutuplu dünyadan bölgesel güçlerin olduğu çok kutuplu bir dünyaya evriliriz.

Ortadoğu’daki savaş hangi senaryo ile sonuçlanacak bilmiyoruz. Ama risklerin arttığı bir senaryo ile karşı karşıyayız. Jeopolitik risklere karşı küresel yatırımcılar genelde dolar ve altına yönelerek, havacılık hisselerini satarak, enerji-petrokimya temasını alarak cevap veriyor.

Yatırımcıların, hisse portföylerinde ayarlama yapmasında fayda var

Türkiye piyasalarında jeopolitik risk dönemlerinde dövize yönelme sınırlı oluyor. Sıkı para politikası liradan kaçışı, dolara yönelmeyi sınırlarken, kısa-orta vadeli tahvillere satış getiriyor. Borsa İstanbul’da jeopolitik risk dönemlerine banka, banka sahibi holding ve havacılık hisseleri sert değer kaybediyor, rafineri, petrokimya ve savunma hisseleri değer kazanıyor.

Ortadoğu’da savaş hangi senaryoya evrilecek bilmiyoruz. Ancak yatırımcıların hisse portföylerinde küçük adımlarla da olsa ayarlama yapmasında fayda var. Hissede uzun pozisyon taşımak isteyen ama riskini sınırlamak isteyen yatırımcılar kötü senaryoya karşı portföylerinde banka, havacılık hisselerinin ağırlığını azaltıp, petrokimya, rafineri, savunma hisselerinin ağırlığını artırabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler