Ana içeriğe geç

1 milyon yıllık 'zaman kapsülü' açıldı: Kayıp ekosistem ortaya çıktı

Yeni Zelanda’nın Kuzey Adası’ndaki Waitomo yakınlarında bulunan bir mağarada, yaklaşık 1 milyon yıl önce yaşamış kuş ve kurbağa türlerine ait fosiller keşfedildi.

1 milyon yıllık 'zaman kapsülü' açıldı: Kayıp ekosistem ortaya çıktı
Nefes Gazetesi
16

Yeni Zelanda’nın Kuzey Adası’nda, Waitomo yakınlarındaki bir mağarada yapılan fosil keşfi, bilim insanlarına uzun süre önce yok olmuş bir ekosisteme dair önemli bilgiler sundu.

Avustralya ve Yeni Zelandalı araştırmacılar, yaklaşık 1 milyon yıl önce yaşamış eski kuş ve kurbağalara ait kalıntılar ortaya çıkardı. Fosiller arasında Yeni Zelanda’nın simge türlerinden kakapo ile akraba olduğu belirlenen, daha önce bilinmeyen bir papağan türü de bulunuyor.

Keşif, bilim insanlarının Yeni Zelanda tarihinde bu döneme ait karasal omurgalı fosillerinden oluşan büyük bir koleksiyona ilk kez ulaşması açısından önem taşıyor.

MAĞARADA 12 KUŞ VE 4 KURBAĞA TÜRÜNE AİT FOSİL BULUNDU

Mağarada korunan fosillerin 12 kuş türü ve 4 kurbağa türüne ait olduğu belirlendi.

Araştırma, insanların adalara ulaşmasından yüz binlerce yıl önce var olan bir dünyaya nadir bir bakış sunuyor.

Alcheringa: An Australasian Journal of Palaeontology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, Yeni Zelanda’daki yaban hayatı, insan yerleşiminden çok önce büyük değişimler geçirmeye başlamıştı.

Araştırmacılar, güçlü volkanik patlamalar ve hızlı iklim değişimlerinin habitatları tekrar tekrar şekillendirdiğini, bazı türlerin yok olmasına neden olduğunu ve yeni türlerin evrimleşmesi için alan açtığını belirtiyor.

BUGÜNKÜNDEN FARKLI BİR KUŞ TOPLULUĞU

Çalışmanın başyazarı Flinders Üniversitesi’nden Doç. Dr. Trevor Worthy, fosillerin günümüz Yeni Zelanda’sında görülenden farklı bir kuş topluluğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Worthy, “Bu, Yeni Zelanda için yeni tanımlanmış bir avifaunadır; insanlar bir milyon yıl sonra geldiğinde karşılaştıkları kuş topluluğunun yerini alan bir topluluk” değerlendirmesinde bulundu.

Biyolojide “avifauna” terimi, belirli bir yer ve zamanda yaşayan kuş türlerinin tamamını ifade ediyor.

Worthy, keşfin eski ormanların, sonraki 1 milyon yıl içinde hayatta kalamayan çeşitli kuş türlerine ev sahipliği yaptığını gösterdiğini belirtti.

TÜRLERİN ÜÇTE BİRİ İLE YARISI YOK OLDU

Araştırmada Flinders Üniversitesi ve Canterbury Müzesi’nden paleontologların yanı sıra Auckland Üniversitesi’nden Joel Baker ve Victoria University of Wellington’dan Simon Barker gibi volkanologlar da yer aldı.

Araştırmacılara göre, insanların Aotearoa Yeni Zelanda’ya ulaşmasından önceki 1 milyon yıl içinde türlerin yaklaşık yüzde 33 ila yüzde 50’si yok oldu.

Canterbury Müzesi Doğa Tarihi Kıdemli Küratörü Dr. Paul Scofield, bu yok oluşların büyük ölçüde hızlı iklim değişimleri ve yıkıcı volkanik patlamalar tarafından yönlendirildiğini söyledi.

FOSİL KAYDINAKİ BÜYÜK BOŞLUK DOLDU

Keşif, Yeni Zelanda’nın fosil kayıtlarındaki en büyük boşluklardan birini doldurmaya yardımcı oldu.

Dr. Scofield, Central Otago’daki St Bathans kazılarında 20 ila 16 milyon yıl öncesine ait yaşam izlerine ulaşıldığını hatırlatarak, yeni bulguların bu dönem ile 1 milyon yıl öncesi arasındaki büyük boşluğa ışık tuttuğunu belirtti.

Scofield, “Bu, Yeni Zelanda’nın eski tarihinde eksik bir bölüm değil, eksik bir ciltti” ifadesini kullandı.

UÇABİLEN BİR AKRABASI OLABİLİR

Keşifte en dikkat çekici bulgulardan biri, Strigops insulaborealis adı verilen yeni tanımlanmış papağan türü oldu.

Bu türün, Yeni Zelanda’nın en bilinen kuşlarından kakaponun eski bir akrabası olduğu belirlendi.

Günümüzde kakapo, dünyanın uçamayan tek papağanı olarak biliniyor. Aynı zamanda en ağır papağanlardan biri olan bu tür, gece yaşamıyla da dikkat çekiyor.

Ancak yeni keşfedilen eski akrabasının günümüz kakaposundan farklı olabileceği değerlendiriliyor. Fosilleşmiş kemiklerin analizi, bu türün modern kakapolara göre daha zayıf bacaklara sahip olduğunu gösterdi.

Günümüzdeki kakapolar güçlü bacaklarına ve tırmanma becerilerine büyük ölçüde bağlı yaşadığı için araştırmacılar, eski türün daha az tırmanmış ve uçma yeteneğini korumuş olabileceğini düşünüyor. Bunun kesinleşmesi için ek araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.

Mağarada, Yeni Zelanda’ya özgü bir başka dikkat çekici kuş olan takahēnin soyu tükenmiş bir atasına ait fosiller de bulundu.

Araştırmacılar ayrıca, Avustralya’daki bronzewing güvercinleriyle yakın akraba olduğu belirlenen soyu tükenmiş bir güvercin türü de tespit etti.

Dr. Scofield, değişen orman ve çalılık habitatlarının kuş popülasyonlarını yeniden şekillendirdiğini belirterek, bunun Kuzey Adası’ndaki kuşların ve diğer canlıların evrimsel çeşitlenmesinde önemli bir etken olduğunu söyledi.

VOLKANİK KÜLLER FOSİLLERİN YAŞINI BELİRLEDİ

Keşfi önemli kılan unsurlardan biri de fosillerin yaşının alışılmadık ölçüde hassas biçimde belirlenebilmesi oldu.

Fosiller, mağara içinde korunmuş iki volkanik kül tabakası arasında bulundu. Kül tabakalarından biri yaklaşık 1,55 milyon yıl önceki bir patlamadan, diğeri ise yaklaşık 1 milyon yıl önceki büyük bir patlamadan kaynaklandı.

Bu doğal jeolojik yapı, fosillerin yaşına ilişkin net sınırlar sağladı.

Araştırmacılar, daha genç patlamanın Kuzey Adası’nın büyük bölümünü metrelerce külle kaplamış olabileceğini belirtiyor. Yağmur ve erozyon bu materyalin büyük kısmını zamanla ortadan kaldırsa da, mağaraların içinde bazı bölümler korunabildi.

Daha eski kül tabakası ise fosil alanının Yeni Zelanda’nın Kuzey Adası’nda bilinen en eski mağara olduğunu gösteriyor.

YENİ ZELANDA’NIN DOĞA TARİHİ YENİDEN DEĞERLENDİRİLİYOR

Doç. Dr. Worthy, fosillerin Yeni Zelanda yaban hayatının evrimini anlamak için kritik bir temel sunduğunu belirtti.

Worthy’ye göre bulgular, Yeni Zelanda’nın doğa tarihi için eksik olan önemli bir başlangıç noktasını ortaya koyuyor.

Bilim insanları uzun yıllar boyunca Yeni Zelanda’daki ekolojik değişimleri ağırlıklı olarak insanların yaklaşık 750 yıl önce adalara ulaşmasının ardından yaşanan süreçler üzerinden değerlendirdi.

Yeni kanıtlar ise güçlü doğal etkenlerin, insanların gelişinden çok önce de adalardaki yaban hayatını yüz binlerce yıl boyunca dönüştürdüğünü gösteriyor.

Worthy, “Bu çalışma, süper volkanlar ve dramatik iklim değişimleri gibi doğal güçlerin, yaban hayatımızın özgün kimliğini 1 milyon yılı aşkın süre önce şekillendirmeye başladığını kanıtlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler