Ana içeriğe geç

Hayvan-Endüstri Kompleksi, Kapitalizmin görünmez şiddeti

İngiltere'nin köklü felsefe dergilerinden The Philosopher'da yayımlanan "Bearing Witness: On Animal Suffering" başlıklı yazı, kapitalizm, etik ve endüstriyel üretim ilişkisini yeniden gündeme getirdi. İngiliz akademisyen ve düşünür Dr. Rebekah Humphreys, "Animal-Industrial Complex" (Hayvan-Endüstri Kompleksi) kavramı üzerinden hayvanların metalaştırılmasını, kurumsallaşmış şiddeti ve üretim düzeninin görünmez sömürü mekanizmalarını ele aldı.

Hayvan-Endüstri Kompleksi, Kapitalizmin görünmez şiddeti
Haber Global
16

İngiltere merkezli The Philosopher dergisinin "Crossing the Floods" adlı 113. sayısında yayımlanan makalede Humphreys, günümüz kapitalist üretim sisteminde milyarlarca hayvanın yalnızca ekonomik kar amacıyla endüstriyel bir sömürü zincirinin parçasına dönüştürüldüğünü savundu. Filozof, bu yapının yalnızca ekonomik değil aynı zamanda etik ve felsefi bir kriz oluşturduğunu da belirtti. Yazı uzun yıllardır dünyanın gündeminde olan hayvanların haklarına dair tartışmaları da yeniden gündeme getirdi.

ENDÜSTRİYEL SÖMÜRÜ ELEŞTİRİSİ

Yazının merkezinde yer alan "Animal-Industrial Complex" kavramı ilk kez 1989 yılında Barbara Noske tarafından kullanıldı. Humphreys yazısında bu kavramı, hayvanların üretim, tüketim ve kar amacıyla kullanıldığı; şirketler, devlet kurumları ve endüstriyel üretim ağlarından oluşan küresel sistemi ifade etmek için kullandı. Analize göre bu sistem yalnızca fiziksel acıya değil; psikolojik baskıya, stres, yalnızlık ve sürekli korku gibi duygusal yıkımlara da neden oluyor. Humphreys, kapitalist üretim mantığının sınırsız büyüme ve tüketim anlayışının bu yapıyı sürekli yeniden ürettiğini hatırlattı.

AHLAKİ KÖRLÜK VE GÖRÜNMEZ ŞİDDET

Humphreys'in dikkat çektiği en önemli kavramlardan biri ise "ahlaki körlük" oldu.Eleştirel yazıda, Hannah Arendt'in geliştirdiği "kötülüğün sıradanlığı" yaklaşımı günümüz endüstriyel hayvan üretimine uygulandı. Humphreys'e göre günümüzde hayvanlara yönelik büyük ölçekli şiddet çoğu zaman bireysel nefret ya da bilinçli zalimlikten değil; bürokratik rutinler, kurumsal süreçler ve normalleştirilen ekonomik ilişkiler üzerinden devam ediyor. Böylece şiddet görünmez hale gelirken, milyonlarca insan sistemin parçası olmasına rağmen yaşanan acıyla doğrudan yüzleşmiyor.

HAYVANLAR KAR ZİNCİRİNİN PARÇASI

Hayvan hakları çevrelerinde küresel ölçekte ses getiren yazıda, güncel uluslararası veriler de yer aldı. Compassion in World Farming verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 95 milyar hayvan endüstriyel sektörde kullanılıyor. Cruelty Free International ise laboratuvar deneylerinde yılda yaklaşık 192 milyon hayvanın kullanıldığını belirtmekte.Humphreys, bu kitlesel sömürünün şirketlerin pazarlama dili ve kurumsal söylemler aracılığıyla görünmez hale getirildiğini savunurken; hayvanların "stok" ya da "ürün" gibi kavramlarla tanımlanmasının metalaştırma sürecini güçlendirdiğini belirtiyor. Yazı, Avrupa düşünce çevrelerinde son dönemde etik, siyaset felsefesi ve kapitalizm eleştirisinin kesiştiği dikkat çekici uluslararası tartışmalarından biri olarak değerlendiriliyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Kaynağa Git

İlgili Haberler