Yıllarca belirti vermeden ilerleyebilen hepatit, siroz ve karaciğer kanserine yol açabiliyor. Uzmanlar, aşı, testleri ve güvenli sağlık uygulamalarının hastalığa karşı en güçlü kalkan olduğunu söylüyor.
ZİYNETİ KOCABIYIK'IN HABERİ - Dünya genelinde 300 milyondan fazla kişinin Hepatit B ve C virüsüyle enfekte olduğu tahmin ediliyor. Uzmanlara göre günümüzde hepatit virüsleri en sık enfekte kanla temas ve hepatit B'de anneden bebeğe doğum sırasında bulaşıyor. Güvenli sağlık uygulamaları, aşı ve hijyen önlemleri ise hastalıktan korunmada en etkili yöntemler arasında yer alıyor.
Karaciğerde iltihaplanmaya neden olan viral hepatitler, erken tanı ve tedavi edilmediğinde siroz ile karaciğer kanseri gibi hayati risk oluşturan hastalıklara yol açabildiğini söyleyen Medipol Sağlık Grubu’ndan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, Hepatit B’ye karşı aşılanmanın en etkili korunma yöntemi olduğunu, Hepatit C’nin ise günümüzde etkili tedaviler sayesinde tamamen iyileştirilebildiğini belirtti.
KARACİĞER HASTALIKLARINA YOL AÇABİLİYOR
Doç. Dr. Diktaş, “Tedavi edilmeyen viral hepatitler zamanla siroz ve karaciğer kanseri gibi hayati risk taşıyan hastalıklara neden olabiliyor. Ancak günümüzde hem korunma hem de tedavi açısından önemli avantajlara sahibiz. Hepatit B aşıyla önlenebilirken, Hepatit C etkili ilaçlarla tamamen tedavi edilebiliyor” dedi.
AŞILAMA VE TARAMA TESTLERİ HAYAT KURTARIYOR
Türkiye’de yenidoğan döneminde uygulanan Hepatit B aşısının hastalığın görülme sıklığını önemli ölçüde azalttığını belirten Doç. Dr. Diktaş, bağışıklamanın toplum sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Doç. Dr. Diktaş, “Viral hepatitlerin kontrol altına alınabilmesi için tarama testlerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Hepatit B’ye karşı bağışıklığı olmayan kişilerin aşılanması, Hepatit C enfeksiyonu tespit edilen hastaların ise zaman kaybetmeden tedavi edilmesi hem hastalığın ilerlemesini hem de bulaşın önlenmesini sağlıyor” diye konuştu.
Hepatit B ve Hepatit C’nin benzer bulaş yollarına sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Diktaş, özellikle hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Diktaş, “Kan ve kan ürünleri günümüzde düzenli olarak tarandığı için bulaş riski önemli ölçüde azalmış durumda. Ancak anneden bebeğe geçiş, korunmasız cinsel temas ve hijyen kurallarına uyulmayan manikür, pedikür, dövme veya kulak delme gibi işlemler hâlâ önemli bulaş yolları arasında yer alıyor. Bu nedenle güvenilir merkezlerin tercih edilmesi ve korunma önlemlerinin ihmal edilmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Diktaş, bulaş yollarını şöyle sıraladı:
HEPATİT B (HBV):
• Anneden bebeğe doğum sırasında bulaşma (dikey bulaş) özellikle yüksek endemisiteye sahip ülkelerde en önemli bulaşma yoludur.
• Korunmasız cinsel ilişki.
• Enfekte kan veya vücut sıvılarıyla temas (ortak enjektör kullanımı, steril olmayan tıbbi veya kozmetik işlemler).
HEPATİT C (HCV):
• En sık bulaşma yolu enfekte kanla temastır.
• Günümüzde özellikle damar içi uyuşturucu kullanımında ortak enjektör paylaşımı, dünya genelinde hepatit C'nin en yaygın bulaşma nedenidir.
• Daha nadiren steril olmayan tıbbi uygulamalar, kan ürünleri (eski dönemlerde), dövme ve piercing sırasında steril olmayan ekipmanlar.
HEPATİT A VE E:
• Kirli su ve gıdalar yoluyla, yani dışkı-ağız (fekal-oral) yolla bulaşır.