Ana içeriğe geç

Daha fazla gündüz daha fazla tarım: Dev uzay aynaları dünyadaki yeşil enerjiyi arttırabilir mi?

Gökbilimciler, yörüngede ayna taşıyan 50 bin uydudan oluşması planlanan bir dizilimin teleskoplara ciddi şekilde zarar vereceğinden derin endişe duyuyor

Daha fazla gündüz daha fazla tarım: Dev uzay aynaları dünyadaki yeşil enerjiyi arttırabilir mi?
Gazete Oksijen
16

Geceleri gündüze çevirmeye yönelik plan gerçek olmaya bir adım daha yaklaştı. Geçtiğimiz hafta ABD'li yetkililer, Güneş ışınlarını Dünya'nın gölgede kalan kısımlarına yansıtacak dev bir aynanın uzaya fırlatılacağı görevi onayladı. Görevin arkasındaki girişim şirketi, 2035 yılına kadar yörüngeye 50 bin ayna yerleştirerek belirli noktalarda "tam öğle vakti" aydınlığı sağlamayı hedefliyor.

California Hawthorne’daki Reflect Orbital, “istendiği anda istendiği kadar temiz enerji" oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor. Şirket, oluşturacakları yapay "gündüz" alanlarının tarımsal verimliliği artırabileceğini, doğal afet yardım çalışmalarına destek olabileceğini ve güneş panellerinin geceleri de elektrik üretmesini sağlayabileceklerini ifade ediyor.

Ancak birçok gökbilimci, yörüngedeki aynalardan gelecek ışınların hassas teleskop ekipmanlarına karışarak olumsuz etkileyeceklerinden ve ışık kirliliğini arttıracaklarından endişe ediyor. Washington DC'deki Amerikan Astronomi Derneği (American Astronomical Society) Politika Direktör Yardımcısı Roohi Dalal, “50.000 yapay uyduyla bu durum muhtemelen yer tabanlı astronominin ya da en temel seviyede optik astronominin sonu anlamına gelir" diyor.

Şirket sözcüsü, bu iddianın “teknolojilerine dair bir kavrayış eksikliğine işaret ettiğini" ve Reflect Orbital'ın, teknolojisinin gökbilimcilerin çalışmalarına engel olmamasını sağlamak adına gerekli önlemleri aldığını belirtiyor. Sözcü, şirketin bilim insanlarıyla görüşmeler yaptığını ve yapmaya devam edeceğini söyleyerek şu ifadeleri kullanıyor: "Astronomi topluluğundan gelen geri bildirimler, uzay aracımızın tasarımını ve operasyonel planlarımızı halihazırda önemli ölçüde şekillendirdi."

İşte Reflect Orbital'ın yapmayı hedefledikleri ile bilim insanları ve mühendislerin bu konudaki düşünceleri:

Bu teknoloji nasıl çalışıyor ve bu test görevinin amacı ne?

9 Temmuz'da ABD Federal İletişim Komisyonu'ndan (FCC) onay alan Reflect Orbital, ilk uydusu olan Eärendil-1’i bu yılın ilerleyen dönemlerinde Dünya yüzeyinden 625 kilometre yükseklikteki bir yörüngeye fırlatmayı planlıyor. Oradan mini buzdolabı büyüklüğündeki uzay aracı, tenis kortu büyüklüğünde fakat insan saçından 28 kat daha ince bir ayna açacak. Ayna, Güneş ışığını birden fazla test konumuna yönlendirecek şekilde açılandırılacak ve Reflect Orbital ekibi açılma ve hedefleme mekanizmalarını değerlendirecek. İlk ayna, Dünya yüzeyinde yaklaşık olarak 24 kilometrekarelik bir alanı aydınlatacak. Işık, isteğe bağlı olarak kapatılabilecek.

Reflect Orbital'ın kurucu ortağı ve CEO’su Ben Nowack, "Bu ilk uydu bir deneme alanı olacak; ve biz hiç kuşkusuz insanların istemediği yerlere ışık tutmadan dünyada nasıl fayda yaratabileceğimizi gösterme şansı yakalayacağız" ifadelerini kullandı. Ekibinin yüzlerce ayna prototipi geliştirdiğini belirten Nowack, şirketin daha fazla test görevi başlatmayı planladığını ve bağımsız araştırmacılardan bu cihazların etkilerini incelemelerini talep ettiğini söyledi.

Bu teknoloji ne tür zorluklarla karşı karşıya?

Nowack, “Tüm görev inanılmaz derecede riskli ve bu riski kabul ediyoruz. Bu durumla doğrudan yüzleşmeye hazırız" diyor.

Her uyduda olduğu gibi, donanım veya yazılımdaki tek bir küçük hata bile aynanın hatalı açılmasıyla sonuçlanabilir. California, Menlo Park merkezli uzay aracı ve enkaz takip şirketi LeoLabs’in kıdemli teknik uzmanı olan Darren McKnight, "Sizi gafil avlayan genelde basit şeylerdir" diyor.

McKnight, ayna açıldıktan sonra Reflect Orbital'ın Dünya yörüngesindeki diğer uzay araçlarından kaynaklanan enkazların etkilerini dikkatle izlemesi gerekeceğini belirtiyor. Uydunun yörüngede konumlanacağı rakımda milimetre ve santimetre boyutundaki yapay enkaz parçaları oldukça yaygın ve uyduya çarpabilir; son derece hassas ayna yüzeyine gelecek tekrarlı darbeler aynanın verimliliğini düşürebilir. Dahası, bu rakımda uzay araçlarının yüzeylerini aşındıran ve aynaya zarar verebilecek son derece reaktif bir madde olan atomik oksijen yoğunluğu oldukça yüksek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler